19.09.2020, 06:24

Korona günlükleri 12

Plakası sıfır dokuz

Bugün varız yarın yokuz

Ye inciri hele bir sus

Aydın'a has havası var

Kısa kes Aydın havası olsun diyorlar, o sözün dorusu ne havası ne abası o sözün doğrusu.

Mustafa Kemal Atatürk 25 Ağustos 1935 yılında Nazilli basma fabrikasını yaptırmaya karar verir. İlk iş arsası tahsis edilir ve girişine inşaatı takip için paşa kendine bir ev yaptırır.

Tamamı Türk işçilerden oluşan fabrika binası, ardından işçilerin kalabilecekleri konutlar, sonra fabrika, konutlar arası ulaşımı sağlayacak tren, trenin adı şimendifer hayır buradaki adı Gıdı Gıdı tren küçük ve iri yapıla olmadığı için halk arasında adı gıdı gıdı olarak söylenir.

Nazilli Basma Fabrikası denince akla Okulu, Kreşi, spor sahaları futbol basketbol voleybol, tenis masası ve müzik odası ARGE (tohum ve kumaş için) kurulur.

Sinema, Tiyatro, Bale, Dans yabancı dil kursları yemekhane ve bu ortak alanlarda Türk sanat eserleri anlaşılır tonda müzik yayınları sağlık merkezi inşa ettirir.

Hani kısa kes Aydın havası olsun diyoruz ya, işte o sözün doğrusu Nazilli basma Fabrikasında çalışan işçilere yılda bir kez tapon bedava mal dağıtılır.

Nazilliler terziye gittiğinde alt takımın boyu ne olsun der, Aydın Efeleri gibi diz üstü yaptırsalar baldırı gözükecek Nazilli gibi uzun yaptırsa hacet gidermeye çömeldiğinde paça yere değecek ne Aydınlının gibi diz üstü ne Nazilinin gibi uzun olmasın ikisinin arası olsun, lafı doğrusu bu olduğu bilinmektedir.

Mustafa Kemal bu fabrikanın inşaatını % 100 Türk işçilerine yaptırır makinalarını ve makinalarını kuracak mühendislerini Rusya’dan getirtir işçilik ve fabrikanın makine bedellerini mühendislerin maaşlarını narenciye karşılığı öderler.

Nazili Fabrikası Basma, Pazen, Patiska, Poplin, Amerikan bezi üretir en kaliteli ürünü halk arasında adı yandım alamadım komşum aldı ben alamadım koyarlar.

Aydın deyince efeleri gelir akla onlar zeybek oynarlar harmandalı da oynarlar, harmandalı sekiz figür sekiz oyuncu ile oynanır nedeni cennetin sekiz kapısı vardır. Karadenizli öğle bende düşüne düşüne oynasam bende güzel oynarım der, onlar oyunlarını da işlerini de düşüne düşüne yaparlar yapmasalardı büyük şehirlere göç eden illerimizden olurlardı.

Aydın iline ziyarete giden biri manava oradan bana yiyecek bir şey ver der manavda ona incir verir, adamın çok hoşuna gider bir yıl sonra aynı manava gider, arkadaş geçen sene sen bana çok güzel yiyecek vermiştin ben yine ondan isterim deyince manav, arkadaş ben sana bir yıl önce ne verdiğimi nerden bileyim, onu bana tarif eder misin deyince alıcı dışı deri gibi içi darı gibiydi deyince satıcı ona patlıcan verir.

Alıcı patlıcanı ısırınca satıcıya, arkadaş sen bunun boyunu uzatmış tadını da kaçırmışsın, yetkililere sesleniyorum, boyunu uzatmadan tadını kaçırmadan her ne yapacaksınız yapın ne havamızı ne müziğimizi kesmeyin.

Yunanlı İzmir’e çıkınca, Aydın da bir kahvede gençler arkadaşlar Yunanlı İzmir e çıkmış ortalığı yakıp yıkıyorlar talan ediyorlar kahvenin köşesinde bir yaşlı olayları sessizce dinlerken oradakilerden biri kadına kıza da saldırıyorlar deyince ihtiyar benden herkese kahve yap. Dede sen ne diyorsun çocuklar şimdi Yunan yandı oraya dokunmayacaklardı.

Kurtuluş savaşına baş koyanlar ant içerim yemin ederim demezler vallah billah diye ant içerlermiş.

Aydın halkı Türkmenlerden ve Yörüklerden oluşmakta kendilerine has giyimleri şiveleri olaylara bakış açıları yemekleri misafir ağırlamaları gelenek ve görenekleri yörük yürüyene denir onlar yürüyen göçebe yaşayanları da vardır ama yürütenlerden değillerdir.

Andımızı yazan üç dönem Aydın vekilliği yapan Mustafa Kemal Atatürk olmadan Mustafa Kemal i ve arkadaşlarını masadan kaldıran ( Makam almak için yalakalık gerekmiyor)sonunda Milli Eğitim Bakanı olan DR. Reşit Galip 1932 yılında Bakan iken Konya Almanca Edebiyat öğretmeni bir baloda bir şiir okur şiirin sonu, koca teres bu İsmet hala kodese girmeyecek mi.

1933 Cumhuriyetin 10 yılı genel af çıkar bu öğretmende Bakana gider görev istiyorum. Bakan Reşit Galip gider Mustafa Kemal'e paşam size şiirle hakaret eden öğretmen genel aftan yararlandı hapisten çıktı görev istiyor.

Mustafa Kemal sakıncası var mı yok paşam neden bana soruyorsun paşam size hakaret etmişti de, sen beni o kadar egoist mi sandın o çocuğu takip edeceğim derhal görev veriniz, o çocuk kurşun ata ata biter, dağlar benim meskenim diyen 1907 Gümülcine’de doğan 1948 Üsküp Sazara köyünde Ali Ertekin tarafından katledilen Sabahattin ALİ.

İşte bu Milli Eğitim Bakanı o dönemde liselere arkeolojiyi ders olarak koyan Dr. Reşit Galip , bugün bu ders liselerde okutuluyor da ben mi bilmiyorum tarih yaşamın arka odasıdır arkayı görme ihtiyacımız olmasaydı arabalara arkayı görmek için 3 ayna koyar mıydık.

Ali Adnan Ertekin Menderes 1889 Yılında Aydında doğar, babasını erken yaşta kaybeder.

Hacı Ali Paşa dedesinden Çakırbeyli çiftliği miras kalır, küçük yaşta ağalıkla tanışır zor iştir, ağalık varlıkla olmaz vermekle olunur.

T.C. Başbakanlığı yapan Ali Adnan Ertekin Menderes istiklal madalyası alır

İyi bir eğitim alır Hukuk Fakültesi mezunudur, Karşıyaka spor kulübünde futbol oynar.

Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılarak dört arkadaş parti kurarlar, İsmet Paşaya bunlar parti kurmuşlar bir yolunu bulup tıkayalım içeri derler. İsmet Paşa, geç kaldık varsınlar kursunlar onlara yalnız ben katlanabilirim.

Parti kurulur 1950 iktidar olurlar atılımları halk tarafından hoş karşılanır ancak İsmet paşa 2 eserimle övünürüm biri çok partili siyaset diğeri Köy Enstitüleri der.

Köy ağası olan Adnan Menderes Van Vekili Kıyas Kartal Eskişehir vekili Emin Sazak toprak reformu gündeme gelince nokta koyarlar. Kıyas Kartala arkadaşları bunlar komünist olmak istiyorlar deyince onlar komünistliği nereden bilecekler ben onlara öğretirim.

Van’da 100 kadar köyü olan ağa Köy Enstitülerine karşı çıkar nedeni ona bağlı iki köye, köy enstitüsü bitirmiş iki öğretmen tayin olur o zamana kadar işleri aşları evlenmeleri hep ağaya danışılırken ona danışmazlar.

Neden karşı çıkıyorsun dediklerinde yaşarken ağalığımın elimden gitmesine gönlüm razı olmaz der.

Eskişehir’de Emin Sazak Van da Kıyas Kartal Aydın'da Adnan Menderes ağalıkları ellerinden gitmesin diye toprak reformuna karşı çıkarlar, Cumhuriyetin kalkınma modeli olan okulları kapatırlar.

Adnan Menderes Fatih Rüştü Zorlu Hasan Polatkan idam edilirler bugün olsa bu suçtan dolayı idam edilmezlerdi diye düşünüyorum.

Ülkemizde Kurtuluş savaşında öne çıkan kadınlarımız Onbaşı Halide Edip Adıvar, Erzurumlu Nene Hatun, Kazanlı Satı Kadın, İnebolulu Şerife Bacı Bakırköylü Deli Raziye eşin Çanakkale de şehit düşen iki kızı ile dul kalan Aydınlı Çete Ayşe ruhları şad olsun.

Yorumlar (0)