03.04.2021, 12:50

Korona öncesi ve sonrası Hollanda

Evet dostlar, korona öncesi ne kadar güzel bir hayatımız varmış demek bu gün için, hiçte abes kaçmaz. Bunu şimdi dahada iyi anladım diyebilirim. Düşünsenize, koronadan önce birisiyle karşılaştığımızda tokalaşarak, eğer yakınınız ise öperek veya sarılarak samimiyetimizi ve sevgimizi gösterebiliyorduk. Virüs kaparım veya benden birisine virüs bulaşır endişesi olmadan, aile ziyaretlerinin kıymetini, fonksiyonu ve önemini bu günlerde fark etmek çok acı verici. Genel olarak zaten birşeyi kayıp edince kiymetini daha iyi anlarız ya, işte bu durum tamda öyle, bir korona geldi, sosyal, psikolojik olarak dengemizi alt üst etti. Sosyal mesafeyi koruyacağım diyerekten abartılı bir şekilde geniş bir manvera yaparak insanların bir birinden kaçmlarına şahit olduk, insanların bir birine vebalı birisine rastlamış gibi bakmalarına şahit olduk. Oysa korona öncesi kişisel temas ne kadarda önemliymiş. Üzüntünü sevincini göstermende en güzel araç, ve davranış biçimiymiş. Korona öncesi özellikle yurtdışında yaşayıp vatana hasret duyan, uzaktaki ailesini özleyen, veya ülkenin en güzel tatil beldelerine güneş ve deniz için ayları, günleri, saatleri sayanlar için tam bir kabus oldu. Ülkeler arası pandemi kuralları ve kısıtlamalar nedeniyle yurtdışı seyahatleri engeli, büyük bir sorun olmakla kalmıyor, psikolojik olarakta insanlarda bir travma yaratıyor. Gelelim gençler ve yaşlılara, bu iki grup sosyal isole olmaktan en fazla etkilenen kesim olmuşlardır. Gençler eğitimlerinden uzak kalarak, tamamen demotive bir vaziyetteler. Sonrasında online eğitimle devam etselerde, bu yöntem çoğusuna pekte yatkın gelmiyor. Sonucu ise hüsran, notlar düşük, zevk ve şevk kırılmış vaziyette, bunalımdan dolayı ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Hollandada bu gibi gençler kendilerini kısıtlayan devlete karşı protestolar, eylemler gerçekleştirerek seslerini ve memnuniyetsizliklerini deklare etmeye çalıştılar. Bunun sonucu ise yine vandalizm ve maddi yargılanmalar! Çünkü eylemler pekte sessiz sakin geçmedi. Bundan en fazlada mağazalar ve dükkanlar nasibini aldı. Maddi hasarın yanı sıra yağmalamara sahne oldu.

Sakın gençlerin bu eylemlerini onaylıyorum sanmayın. Bunu şölye yanıtlamak istiyorum.

Hollandada demokrasi var, ve bunun getirdiği sesini duyurma hakkı, protesto ve eylemlere musade edilir. Ne kadar güzel değilmi? Herkesin korkmadan çekinmeden memnuniyetsizliğini yüksek bir sesle haykıra bilmesi elzemdir. Buraya kadar hiç bir sıkıntı yok! Ne varki Hollandada sanki bu eylemler gençlerin şımarıklıktan yaptığı bir eylem biçimi gibi gözüktü. Kanımcada öyle, eylencelerinin kısıtlanması, onların bu eylemlerini gerekleştirmelerini gerektirmiyor. Refah düzeyi oldukça yüksek nüfüs sayısı az olan bu ülkede neden pandemi süresince bulaşma riski hâlâ yüksek ve hâlâ bir türlü düşürülemiyor? Bu grubun sorumsuzluğu ve bunlardan feyz alan belirli kesimlerin duyarsızlığı rakamların artışını tetiklemekte. Oysa bir kesim varki pandemi süresince tüm uyarılara uyan ve kendisini kısıtlayan ve hâlâ istikrarını bozmayan, fakat bu sürecin cezasını çekenlerdir adeta.

Yaşlılara gelecek olursak, zaten kısıtlı sosyal olanakları olan bu grup tamamen sosyal isoleye maruz kalmaları içler acısı bir durum haline geldi. Bir defa ailece bir araya gelmek mümkün değil, çocuklarına sarılamamak, torunlarını fiziki olarak sevememek onların kabusu haline dönüştü. Çoğu insanlar, ebeveynlerini artık camdan selamlayarak yoluna devam etmek durumunda kaldı. Tabiki bu kuralları hiçe sayanlar olmadımı, elbette oldu. Büyük ihtimallede, bu grup insan sayesinde ikinci yılında hâlâ koronada iyileşme gözetlenemiyor. Umarım dünya genelinde aşı sayesinde korona ile baş ederizde bu lanet bir an önce illet olmaktan çıkar.

Tabiki bunun birde sonrası var. Benim hayalim ise şöyle, bir an önce sevdiklerimi ziyaret etmek, onlarla hoş vakit geçirmek, onlara sarılıp ne kadar özlediğimi söylemek istiyorum. Tatile gitmek istiyorum, yine eskisi gibi. Kafelerin açılmasıyla bir terasta oturum kahve keyifi yapmak istiyorum. Mağazalar açıldığında, almasamda rahatça dolaşıp gelmek istiyorum.

Peki bunların hepsi mümkünmü acaba? Neden olmasın, hepimiz eğer daha duyarlı davranıp, kurallara uyarsak, egomuzu bir kenara bırakıpta toplumu, geleceğimizi düşünürsek bence pesimist olmamızı gerektiren hiç bir neden yok. Sevginin, saygının önemi bu günlerde dahada fark edilmişken, lütfen herkes bu sıkıntıları bertaraf etmek için biraz daha dişini sıksınki, bir an önce feraha kavuşalım. Bahar geldi, çiçekler, böcekler, hayvanlar, aslında tüm canlılar için bir başlangıç olan bu mevsim, umarım bu sürecinde değişmesinde bizlere yenilikler getirir. Herkese sağlıklı, mutlu umutlu gelecek dileklerimle…..

Yorumlar (0)