04.03.2021, 06:50

Le ba leb batıyor gibiydik...  

2001 krizinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in önüne "işime yaramıyor artık sayın başbakanım" diyerek yazar kasasını fırlatan Ahmet Çakmak bu eylemi Dolar’ın 600 liradan 1.100 liraya yükselmesi sonrası yaşadığı ekonomik sıkıntı sebebiyle yaptığını söylemişti.

Oysaki bugün çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıyaydık ama Rahmetli Ecevit hükümetini dövizdeki “kuruş” artış sebebiyle eleştiren o da yetmedi ülkeyi batırdılar çığırtkanlığı yapanların bugün o aynı dolar ve euro’yu iki katına çıkarma başarısı gösteren Akp Hükümetini alkışlıyor ve savunuyor olması çok ilginçti.

Asıl bir diğer ilginç olan şeyde Covit 19 tedbirleri kapsamında aylardır kapalı olan işletmelerden bir tanesinin bile yazar kasa fırlatmıyor olmasıydı.

Ki fırlatamazlardı da!

Çünkü Ahmet Çakmak yazar kasa eylemi Rahmetli Bülent Ecevit’e karşı yapmıştı. Yani o aynı eylem bugün Saraya karşı yapılıyor olsaydı kişinin kaderi ya Soma’da tekmelenen madenci ile aynı olurdu yada adına terörist denilirdi.

Kısacası yalanı doğruymuş gibi anlatma kabiliyetine sahip mükemmel bir siyaset ve o siyasete inanan milyonlarca insan vardı bu ülkede.

Sorgulamak yoktu!

Aynen 2014 yılından beri havada milli uçağı göremeyip sorgulayamadığı gibi. Hal böyle oluncada o havaya bakıp uçak görmeyi hayal eden toplumdan yeryüzü gerçeklerini yani Pandemi gerekçesi ile aylardır kapalı olan 700 bine yakın kahvehane esnafınının, çiftçinin, sanayicinin, emeklinin, daha mezun olmadan borçlandırılan öğrencinin, evine her ay 5 kilo et girdiği iddia edilen asgari ücretlinin, açlık sınırında yaşam mücadelesi veren 20 milyona yakın insanın, üniversitelere atanan Liyakatsiz Rektör ve Dekanlarla yok edilmeye çalışılan eğitim sistemini, çöpten yiyecek toplayan insanları veya yırtık ayakkabısı su geçirmesin diye ayağına poşet giyen çocukları görmesini beklemek hata olurdu.

Ve bu ülkede Covit 19 tedbirleri kapsamında cenaze ve düğün, nişan, sünnet düğünlerine kişi sınırlaması getiren iktidarın “ele verir talkımı kendi yutar salkımı” misali kendi koyduğu “maske, mesafe, hijyen“ kuralını kendisinin takmayıp kalabalık cenazelerde boy gösteriyor ve lebaleb dolu olan kongrelerle övünüyor olması utanç vericiydi.

Sonuç olarak bu ülkede kısıtlanan özgürlükler, çalınan yaşam hakları ve yasaklar sadece fakirler için vardı. Yani siyasetin sevdiği fakir halk Covit 19’unda gözdesi oluvermişti.

Yorumlar (0)