12.04.2021, 06:59

Lebaleb kongrelerini CHP yapsaydı var ya!

Çok kötü günler yaşıyoruz. Pandemi döneminde dünyayı sarsan, tehdit eden ve susturan kovit-19 virüsünü dikkate alınmaması nedeniyle Avrupa birincisi olduk. Dünya sıralamasında ilklerde adımız geçiyor. İlginçtir acaba bu derecelerimizle gurur duyanlar var mıdır?

Önceleri basite alındı. Hatta ilk vaka görülünce açıklanıp açıklanmamasında tereddüt edildi. Sonrasında, ne yapılıp yapılmayacağı tartışıldı. Her kafadan bir ses çıktı ve o sesler hala çıkmasına devam ediyor. Halk tabiri ile ağzı olan konuşuyor. Birinin söylediğini diğeri inkar edip başka bir şey söylüyor.

Tedbirler alınmaya başlandı ama, bu acımasız virüsle mücadele nasıl mücadele edilecek?

Elbette ilk fırsatta aşı gündeme geliyor. Çin' den mi, Almanya’dan mı,yok Rusya'dan mı derken bölük pörçük temin edilen aşılarla yeterli olmasa da aşılama programı başladı.

Arkasından Hıfzıssıhha ve Refik Saydam Enstitülerinin kapatılması gündeme geldi. Daha önce dünyayı sarsan bazı virüsler için çare olan bu iki enstitü maalesef bu iktidar tarafından kapatılmamış olsaydı, büyük bir ihtimalle şu zamana kadar halkımız aşılanmış ve dünyaya aşı satar durumda olurduk fikrini savunanlar bilim kuruluşları ve konuyla ilgili uzmanların fikirleri çoğunlukta. Bu tartışmaların süreceği de ihtimal dahilinde ama çaresi yok. Temennimiz aşı üzerinde çalışan Üniversitelerimizin başarıya ulaşmasıdır.

Önlemler

Aşı bulunmadı bari önlem alalım diğer devletler neler yapıyor” denilerek bazı yasaklar getirildi. Maske takma zorunluluğu getirildi ve devletin dağıtılacağı duyuruldu.

Beceremediler.

Arkasından, “Eczanelere verelim oradan vatandaş alsın” dediler yine olmadı. Başaramadılar. Sonra, “Satalım” dediler oda tam olarak olmadı. Sonunda serbest piyasaya başvurup, “Buyurun usulüne uygun olarak üretin ve satın” denildi. Özel sektör bunu başardı. İlk günlerde tanesi 5 liradan ve karaborsada satılan maskeleri bu gün 50 Krş. Almayanları neredeyse dövüyorlar.

Tedbir amaçlı alınan yasaklarda büyük aksaklıklar başladı. Hatta olaya partizanlık ve parti kayırmacılığı girdi. Halkımız duyarsız kaldı. Ya bilgilendirilmedi ya da kendine güvenip, “Bize bir şey olmaz” zihniyeti ile bir yıl içinde verilen resmi rakamlara göre 40 bin civarında vatandaşımızı toprağa verdik. Buna rağmen halkımız hala duyarsız. Yasaklı günlerde sokak ve meydanlara bakıyorsunuz bir çok gayesiz insan geziyor oturuyor ve bunların çoğu da maskesiz. Bu durumda da virüs önlenemiyor ve yayılmaya rekor kırarak devam ediyor.

Yasaklar geliyor halkımız canı pahasına eğlence ve kumar alemine dalıyor. Ülkeyi yönetenler pervasızca gövde gösterisi için toplantı ve kongrelerini hem de lebalep olarak devam etti ve bundan da her fırsatta gurur duyduklarını övünçle açıkladılar.

 Bu nedenle öncelikle Karadeniz Bölgesi kırmızıya döndü. Sonrasında iktidar partisi ve küçük ortağı Ankara da kurultay yaptı. Şimdi basit bir hesapla her ilden gövde gösterisi yapmak üzere 5 otobüs dolusu yani en az 250 delege ve partili lebaleb yapılan kurultaya katıldığı gerçeğinden hareketle en az 20 bin kişi Ankara’da buluştu.

Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan salona girmeden önce en az 20 bin kişinin bulunduğu meydandakilere hafif kar yağışı altında coşkular ve alkışlar arasında konuşma yaptı ve ”Kar yağışı bu virüsü yok eder, Yine Ankara’yı lebaleb doldurdunuz. Sizlerle gurur duyuyorum var olan sağ olun” dedi.

Salonda büyük bir coşkuyla karşılanan Erdoğan her ilin özelliğine göre düzenlenmiş şiirimsi bir şekilde oraya gelenleri ve gelmeyenleri selamlayıp, lebalep salonu dolduran partilileri ile gurur duyduğunu yine açıkladı.

İşte bu leblebiciler illerinden getirdikleri virüsü salonda dağıttı. Dağıtmayanlar dağıtılanlardan payını aldı ve kurultay dağıldıktan bir hafta sonra ülkemizin tümü kırmızıyı dönüştü.

Parti yönetimi bu kurultayda virüse yakalanan milletvekili, il ve ilçe yöneticileri, belediye başkanları ve meclis üyelerini ve parti delegelerinden binlerce sayıda virüse yakalananların durumlarını açıklamalarını yasakladılar.

O gün bu gündür virüs acımasızca gelişiyor ve canlarımızı almayı sürdürüyor.Halkımız çaresizlik içerisinde ne yapacağını bilmemekle birlikte bu durumu umursamayanların hala var olmaları ise ayrı bir sorun olarak orta yerde duruyor.

Esnafın hepsi perişan. Yasaklar sürüp gidiyor. Şimdilerde teravih namazının evde kılınma kararı alınmasından sonra tam kapanmayı ve bu beladan kurtulmayı öneriyor.

En önemlisi bu lebalep toplantıları Cumhuriyet Halk Partisi yapmış ve virüsün yayılmasının sebebi olarak gösterilmiş olsaydı ne olur diye düşünüldüğünde, çoğunuzun bu virüsü yaydığı için Devlet Bahçeli'nin CHP’nin kapatılmasını isterdi diye düşündüğünüzü algılar gibiyim.

(Türküm, Doğruyum, Çalışkanım ve ne mutlu Türküm diyene…)

Yorumlar (0)