Erdoğan adaleti öldürdü!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 2. Olağan Kurultayı'nda konuştu. Akşener, "Akşener, "Bir ülkede adalet yoksa, bereket olmaz. İş insanı, sanayici, yatırım yapmaz, yapamaz. Yabancı yatırımcı gelmez, gelemez. Kalkınmanın önüne bariyerler örülür. İşsiz sayısı artar. Emeklinin, işçinin, memurun maaşı kuşa döner. Gençler hayal kuramaz, umudunu yitirir" dedi

Manşet Haber 20.09.2020, 19:41 Burak ZİHNİ
Erdoğan adaleti öldürdü!

İYİ Parti 2. Olağan Kurultayı Ankara Altınpark’ta gerçekleşti. Genel Başkan Meral Akşener'in tek aday olarak çıktığı kurultay, pandemi koşulları nedeniyle açık havada ve seyircisiz yapılıyor. Seçim öncesi kürsüye çıkan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Her türlü engele, her türlü tuzağa, her türlü iftiraya rağmen biz hâlâ buradayız! Ve dimdik ayaktayız. Neden hâlâ buradayız biliyor musunuz? Çünkü arkamızda dağ gibi duran milletimiz var. Bundan 3 yıl önce, İYİ Parti'yi bu aziz millet kurdu. İYİ Parti'yi, çocuğunun okul derdine düşmüş anneler, borç batağında kaybolan babalar kurdu. İYİ Parti'yi, Traktörüne mazot, toprağına tohum alamayan çiftçiler, siftah edemeyen esnaf kardeşlerim kurdu. İYİ Parti'yi, eve ekmek götüremeyen emekliler, geçinemeyen asgari ücretliler kurdu. İYİ Parti'yi, AK Partili dayısı olmadığı için mülakattan elenenler, üniversite mezunu işsizler kurdu" dedi.


İYİ Parti'yi kim kurdu?

"İYİ Parti'yi, son bir umutla; memleketten ümidini kesmiş, hayalleri çalınan gençler kurdu" diyen Akşener, "İYİ Parti'yi hayatın her alanında horlanan, şiddet gören, öldürülen kadınlar, oyun çağında gelin edilen, tacize, tecavüze uğrayan çocuklarımız kurdu. İYİ Parti'yi, iki yumruk arasına sıkıştırılan, bu vatanın has evladı Kürt'ler kurdu, Zaza'lar kurdu. İYİ Parti'yi, “Ali” dedi, “Hızır” dedi diye, Atatürk'ü sevdi diye din düşmanı ilan edilenler kurdu. İYİ Parti'yi, “Mustafa Kemal de benim, Fatih de benim, Osmanlı da benim, Cumhuriyet de benim” diyenler; kutuplaşmadan, iteklenmekten bıkan ‘mahallesizler’ kurdu" ifadelerini kullandı.


50 milyar dolar heba oldu

Türkiye'nin iyi yönetilmediğini dile getiren Akşener, "AK Parti iktidarı, memleketin en önemli meselelerinde gösterdiği beceriksizliklere, her gün bir yenisini ekliyor. Türkiye'yi II. Dünya Savaşından koruyan, Kore'de Türk'ün kudretini dünyaya gösteren, Akdeniz'in ortasında, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kurduran, Kardak'a bayrağımızı diktiren, teröristbaşını Suriye'den çıkartıp, kapı kapı gezdiren, Türk dış politikası terk edildi. “Şam'da Cuma namazı kılacağız” diyerek, Türkiye'yi soktukları yolun sonunda, 5 milyon sığınmacı ülkemize yerleşti. Üstüne, milletimizin alın teriyle birikmiş, 50 milyar dolarımız heba oldu. Ve fatura kabarmaya devam ediyor" diye konuştu.


Adalet herkese lazım olur

Bir ülkenin varlığının o ülkenin adaletine emanet olduğunu söyleyen Akşener, "Bir ülkede adalet yoksa, bereket olmaz. İş insanı, sanayici, yatırım yapmaz, yapamaz. Yabancı yatırımcı gelmez, gelemez. Kalkınmanın önüne bariyerler örülür. İşsiz sayısı artar. Emeklinin, işçinin, memurun maaşı kuşa döner. Gençler hayal kuramaz, umudunu yitirir. Sayın Erdoğan bunların hepsi oldu, milletimiz bunları tüm çıplaklığıyla yaşıyor. Bunların hepsi oldu, çünkü sen adaleti öldürdün. Hukukun, adamına göre işlediği, soruşturmaların, twitter tabelasına göre yürütüldüğü bir ülke yarattın. Ama unutma gün gelir, bir gün adalet herkese lazım olur" açıklamasını yaptı.


Sen yine oralı değilsin

Konuşmasını, "Sayın Erdoğan ülkeyi içine soktuğun durumu beğeniyor musun? Milletimize reva gördüğün bu tablodan memnun musun?" şeklinde sürdüren Akşener, "Bütün bu tabloya baktığımızda, dönüp gençlerimize ne diyeceğiz? “Bugünü kaybettik, bari yarını kurtaralım” diyorum. Sen yine oralı değilsin. Beceriksiz damadının aklıyla, şakşakçı saray danışmalarının lafıyla, iş görmeye çalışıyorsun. Söyler misin sayın Erdoğan, gençlere ne diyelim? Atatürk, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyerek Türk gençliğine özgüven ve umut verdi. Peki sen gençlerimize ne verdin Sayın Erdoğan? İşsizlik verdin. Umutsuzluk verdin. Bunalım verdin. Sordular gençlere: Türkiye dışında yaşamak ister misin? Yüzde 62'si ne dedi biliyor musun? “Evet” dedi. Hem de geri dönmemecesine. İşte gençlerimize verdiğin armağan. İçinde nefes alamadıkları, ait hissedemedikleri bir Türkiye. Sen gençlerimize kocaman bir hapishane verdin Sayın Erdoğan" ifadelerini kullandı.


UCUBE SİSTEM DEĞİŞECEK

"Buradan ilan ediyorum ki Türk dış politikası, milli çıkarlarımızın gerektirdiği bir karaktere bürünecek" diyen Akşener konuşmasını şöyle sürdürdü; "Liderler arasındaki dostluk ilişkilerinin önemini biliyoruz. Ancak, ülkeler arasındaki ilişkinin, liderleri aşan, devletler arası bir ilişki olduğunu da biliyoruz. Bu yüzden, parlamenter sistemin ilk adımlarından biri, diplomaside işi ehline, yani liyakat sahibi diplomatlarımıza vermek olacak. Kişisel ilişkilerin kaprisleriyle değil, devlet aklıyla hareket edeceğiz. Önceliğimiz her zaman, Türk devleti ve Türk Milleti'nin menfaatleri olacak. Sisi'yle, Esad'la, onunla bununla şahsi kavgalar yerine Türkiye'nin çıkarlarının kavgasını vereceğiz. “İngiltere, Almanya, Fransa ve şahsım olarak toplantı yaptık” cümlesi hayatımızdan çıkıp gidecek. O masadaki dördüncü taraf, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak. Bu bize itibar, itibarla birlikte güven, güvenle birlikte yatırım getirecek. Bir başka ülkenin başkanı, Türk Devleti'nin başındaki kişiden bahsederken, “O beni dinler” diyemeyecek. Bilecek ki, karşısında, “Bu işten Türkiye'nin kazancı ne olacak?” diye soran bir irade olacak. Bu ucube sistem değiştiğinde Türkiye'nin komşularıyla ticareti yeniden büyüyecek. Ekonomik coğrafyamızdaki potansiyeli hayata geçirdiğimizde, Türkiye kazanacak, Türkiye'nin kazandığı yerde herkes kazanacak. Geçim derdindeki vatandaşın üzerine çay atmayacağız, attırmayacağız. Siyasette de, ticarette de rekabet olacak. Ama kimsenin hakkı, kimseye yedirilmeyecek. KPSS'den yüksek puan alan gençlerimizi, mülakatta eleyen kayırmacılığa asla müsaade etmeyeceğiz. Gençler, arkalarında onlara engel olan değil, önlerindeki engelleri kaldıran, dağ gibi bir devletin varlığını hissedecek."


MHP VE HDP HARİÇ PARTİLERE MESAJ

Genel Başkan Meral Akşener'in tek aday olarak girdiği kurultayda parti yönetimi için de seçim yapıldı. Akşener'in kurultayın yapıldığı Altınpark'taki alana gelmesi ve delegeleri selamlamasının ardından Divan Başkanlığı oluşturuldu. Kurultay, Divan Başkanlığı'na seçilen Kalkınma Politikaları Başkan İsmail Tatlıoğlu ve Genel Sekreter Uğur Poyraz'ın konuşmasının ardından çalışmalarına başladı. Daha sonra gündem gereği saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı ve şehitler için Fatiha Suresi okundu. Alanda basına ayrılan bölümde dev ekran kurulurken, platforma Atatürk ve Meral Akşener posterleri ile Türk bayrakları asıldı. Kurultayın sloganı "Millet bizi çağırıyor" olarak belirlenirken, alanın farklı yerlerine "EYT'lilerin hakları için", "Yaşama ve canlıya saygı için", "Kadına şiddetin artık son bulması için" gibi yazılar asıldı. Kurultay alanında delege ve diğer katılımcılar sosyal mesafeye uygun şekilde ayrılmış yerlere oturdu. Alanda maskesiz dolaşılmaması gerektiği uyarısında bulunulurken, sosyal mesafe kuralı da görevliler tarafından gözetiliyor. Alanın her yerinde dezenfektan bulunuyor. Alanda ilk kez , "Millet bizi çağırıyor- Emir baş göz üstüne- Bugünler geçecek inan- Yemin bayrak üstüne..." sözlerinin yer aldığı kurultay şarkısı çalındı. Salgın tedbirleri kapsamında 1379 delegenin oy kullanabilmesi için 40 sandık, 150 kabin kuruldu. MHP ve HDP dışındaki partilere mektup yazılarak salgın tedbirleri kapsamında kurultay daveti gönderilemediği ifade edildi.

Yorumlar (0)