Kemal Kılıçdaroğlu CHP'de bir kez daha genel başkan!

CHP 37’nci Olağan Kurultayı Bilkent Odeon Gösteri ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. CHP'nin mevcut genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık için yeterli imzayı toplayabilen tek aday oldu. Aday adaylıklarını açıklayan Aytuğ Atıcı, İlhan Cihaner ve Tolga Yarman ise yeterli imzaya ulaşamadı

Manşet Haber 26.07.2020, 07:17 Burak ZİHNİ
Kemal Kılıçdaroğlu CHP'de bir kez daha genel başkan!

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in yanı sıra, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da parti başkanı sıfatıyla kutlama mesajı gönderdi. Bugün de devam edecek CHP kurultayında, parti yönetiminde belirleyici olan Merkezi Yönetim Kurulu'nun aralarından seçileceği Parti Meclisi belirlenecek. Kurultayda aday adaylarından İlhan Cihaner'in CHP yönetimine getirdiği eleştiriler dikkati çekti. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından parti yöneticileriyle birlikte salonu terk etmesini 'ciddiyetsizlik' olarak değerlendiren Cihaner, "Sözde tüzüğümüze göre demokrasimizin geleceği tartışılacaktı. Buradan bir karar çıkacaktı biz de geleceğimizi kuracaktık. Neredeler? Bu ciddiyetsizlikle nasıl iktidara gideceğiz. Bu bir tiyatro!" dedi.

İstiklal Marşı'yla başladı
"İktidar" sloganıyla gerçekleştirilen kurultay alanına "Hedef İktidar" pankartı asıldı. Ayrıca, "Özgür toplum için iktidar", "Milli irade için iktidar", "Özgürlük, barış ve demokrasi için iktidar" gibi pankartlar alanı süslediği görüldü. Tören salonunda eski genel başkanların mesajları ekrandan gösterildi. Tören Kılıçdaroğlu'nun salondakileri saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı söylemeye davetiyle başladı. Kılıçdaroğlu, başkanlık divanını yönetmek için Özlem Çerçioğlu'nu önerdi. Çerçioğlu'nun divan yönetimi oy çokluğuyla kabul edildi. Ardından kürsüye çıkan CHP lideri, 5 sorun, 13 çözüm önerisi barındıran '2. yüzyıl çağrı beyannamesi'nin detaylarını paylaştı. "Şunu hiç kimse unutmasın; önümüzdeki ilk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız. Firavunların iktidarını yıkıp halkın iktidarını kuracağız" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasında 'demokrasi' ve 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem' vurgusu yaptı.

Yaklaşık 1 saat konuştu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konuşması için yaklaşık bir saat kürsüde kaldı. Kılıçdaroğlu, kurultayın TBMM’nin açılışının 100. yılında yapıldığına dikkati çekerek, “Bu kurultay, bizi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına, 2023’e taşıyacak olan kurultaydır. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma kararlılığımızı gösterdiğimiz kurultaydır” dedi. Milyonların ve tüm dünyanın aklı ve yüreğinin kurultayda olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “100 yıl önce Atatürk nasıl bütün mazlum ülkelere örnek olduysa, bizim de dünyaya örnek olmamız gerekiyor” diyerek, hazırlanan manifestoya verdiği önemi işaret etti.

Son değil yeni başlangıç
"Kurultay, alçakgönüllü bir uygarlığın inşasına çağrı kurultayıdır. İşsizliğin, yoksulluğun, adaletsizliğin, liyakatsizliğin, kayırmacılığın, umutsuzluğun nasıl ortadan kaldırılacağını açıklayan bir kurultaydır" diyen Kılıçdaroğlu, Maltepe’deki konuşmasını anımsatarak, “Maltepe’de, son değil yeni başlangıçtır demiştim. Önümüzdeki duvarı yıkacağız demiştim. 31 Mart yerel seçimlerinde duvarın arkasına geçtik. O duvarı şimdi, dostlarımızla birlikte ve milletimizin ferasetiyle parça parça yıkacağız" diye konuştu. Bunun için ikinci yüzyıla çağrı beyannamesini hazırladıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin elini kolunu 5 sorunun bağladığını vurgulayarak, "Demokrasi: Yasama, yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. Demokrasi kağıt üzerinde kalan bir sözcük haline gelmiştir. Saray, ne diyorsa yargı onu yapıyor. Egemen güçler ne diyorsa saray da onu yapıyor. Saray, talimat veriyor, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş içeride kalacak diyor, yargı gereğini yapıyor. Cezaevlerinde onlarca gazeteci var. Saray da egemen güçlerin sözünü dinliyor. Trump, saraya talimat verdi Rahip Brunson derhal serbest kaldı. 20 Temmuz sivil darbe sürecini yaşıyoruz. TBMM’nin yetkileri kısıtlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Sağır sultan da duysun!
İkinci sorun olarak ekonomiyi gösteren Kılıçdaroğlu, "Türkiye’yi bu duruma getirenleri sorgulamak zorundasınız. Ekonomik bağımsızlığımız tehlike altındadır. Mısır’daki sağır sultan da duysun. 1923-2002 tam 79 yılda 57 hükümet kuruldu. Bu süre içerisinde 714 milyar dolar kaynak kullanıldı. Osmanlı’nın borcu ödendi, fabrikalar yapıldı. 2003-2020, 18 yılda harcanan para, yani bu AKP iktidarında harcadığı para, 2 trilyon 400 milyar dolar. Baraj mı yaptılar, PETKİM mi yaptılar. Bu rakamlara havaalanı, şehir hastanesi dahil değil. Onların bedelini torunlar ödeyecek. Bunlar için para yok elinde. Bütün fabrikaları sattılar. Parayı ne yaptıklarını kimse bilmiyor. Topraklarımızı, vatan toprağını sattılar. Sorması lazım vatandaşın, bu parayı harcadın da bu işsizlik, bu sefalet ne. Lale Devri’ni yaşayanlarla vatandaşların hayatı farklıdır. Ayrıca borç batağındayız. Osmanlı’nın son döneminde nasıl Duyun-i Umumiye kurulduysa, 12 Eylül 2019’da Borçlar Genel Müdürlüğü kuruldu. Ayrıca Londra’daki bir avuç tefeciye 83 milyonu çalışır hale getirdiler. Dün, bir günde ödenen faiz 48 milyar 703 milyon dolar. Bugün akşama kadar da 48 milyon 703 milyon dolar ödenecek. 178 milyar 154 milyon dolar faiz ödediler bugüne kadar" açıklamasında bulundu.

İttifak vurgusu yaptı
Kılıçdaroğlu Siyasi bağımsızlık ve dış politika, eğitim ile toplumsal barışı diğer sorunlar olarak sıraladı. Kılıçdaroğlu, bu sorun başlıklarını, kuryelerle, özgürlüğünden ödün vermeyen gençler, apartman görevlileri her gün şiddete uğrayan kadınlarla çözeceklerini belirtti. CHP lideri, daha sonra yeniden “dostlarımızla çözeceğiz” ifadesini kullanarak, “Bu sorunları Millet ittifakını oluşturan dostlarımızla çözeceğiz. Önümüzdeki ilk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız. Firavunların iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuracağız. Her firavunun bir Musası, her Davut’un bir İbrahim’i vardır. Kibir ve öfkeyle bakmayacağız. İkinci yüzyıla çağrı beyannamesini bunun için hazırladık” vurgusu yaptı.

Yeni anayasa yapılacak
13 başlıktan oluşan manifestosunu açıklayan Kılıçdaroğlu, birinci hedeflerinin yeni anayasa yapmak olduğunu söyledi. "Yeni anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçeceğiz" diyen Kılıçdaroğlu, "Güçlü demokratik parlamenter sistem için geniş toplumsal mutabakat sağlanacak. Darbe hukukundan arınmış, yeni bir anayasa yapılacak. Bugüne kadar anayasalar hep vesayetçi kurumların baskısıyla oldu. En son OHAL koşullarında yapıldı. Biz bütün tarafların katılımıyla, darbe hukukundan arınmış bir anayasa yapacağız. Cumhurbaşkanının tarafsız olması sağlanacak, partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son vereceğiz. Kuvvetler ayrılığı olacak. Vesayete son vereceğiz. Düşünceyi ifade, örgütlenme, basın özgürlüğü koşulsuz güvence altına alınacak. Hukukun üstünlüğünden vazgeçen devlet organize suç örgütü haline dönüşür. Bir kişinin baskısıyla, bir devlet yönetilmez" dedi.

Kürt sorunu çözülecek

Toplumsal barış adı altında Kürt sorununa değinen Kılıçdaroğlu, "Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm toplumsal sorunlar, demokrasi temelinde ve TBMM öncülüğünde çözülecek. Türkiye’nin tam bağımsızlığı ve demokrasisi güçlendirilecek. Kürt sorununu egemen güçlerin manivela olarak kullanmasına asla izin vermeyeceğiz. Kadın erkek fırsat eşitliği sağlanacak. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi öncelikli devlet politikası haline getirilecek. Tüm terör örgütleriyle, yeraltı örgütleriyle mücadele, ödün verilmeksizin çözülecek. Yeraltı örgütleri güçlerini, Meclis’teki kimi yerlerden

Siyasi ahlak yasası çıkacak
Açıkladığı manifestoda liyakat sistemi, seçim yasası, siyasi ahlak yasası, kamu ihale kanunu, ve Sayıştay hakkındaki görüşlerini açıklayan Kılıçdaroğlu, "Güçlü bir Stratejik Planlama Teşkilatı kurulacak. Eğitim sistemi tüm bileşenlerin ortak çabasıyla yeniden yapılandırılacak. Gelecek nesiller için yaşanabilir dünya teslim etmek için ekosistem kurulacak. Aile destekleme sigortası olacak, asgari gelir desteği sağlanacak. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Hiçbir baba çocuğuna pantolon alamadığı için intihar etmemesi lazım. 18 yıldır yapamadı, bir yılda yapacağız. Yeni merkez-yerel dengesi oluşturulacak: Yerel yönetimlerin gelirleri arttırılacak, kayyum uygulamalarına son verilecek, seçimle gelen başkanlar ancak seçimle gidecekler. Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı kurulacak. İran, Irak, Suriye ve Türkiye kurucu ortak olacak" diyerek sözlerini tamamladı. Kılıçdaroğlu, konuşmasını tamamladıktan sonra, beyannameyi, salondaki delegelerin oylarına sundu. Oybirliğiyle kabul edilen beyanname ayakta alkışlandı.

BU BİR TİYATRO!
CHP Parti Meclisi üyesi ve Genel Başkan aday adayı İlhan Cihaner açıklamalarda bulundu. Cihaner, Genel Başkan ve yöneticilerin salondan ayrılmasıyla delegenin de ayrılmasını eleştirerek, "Şuradaki ciddiyetsizlik bile her şeyi gösteriyor. Genel Başkan gitmeseydi parti yöneticileri gitmeseydi bu salondan hiç kimse gitmezdi. Buradan selfie çekerek gittiler. Sözde tüzüğümüze göre demokrasimizin geleceği tartışılacaktı. Buradan bir karar çıkacaktı biz de geleceğimizi kuracaktık. Neredeler? Bu ciddiyetsizlikle nasıl iktidara gideceğiz. Bu bir tiyatro! En küçük ilçede bile divan başkanlığı üyesi için en güçsüz adaya bilgi verirdi" tepkisini gösterdi.

Sorunlarda payınız var
"Genellikle ben bağırarak konuşmam. Ben anlaşmadan yanayım. Burayı böyle görünce sinirlendim kusura bakmayın" diyen Cihaner, "Genel başkanın saydığı maddeler içerisindeki, ekonomiyi 'Yeni oluşacak demokrasi ittifakıyla düzelteceğiz' dedi. Şu andaki ekonomiyi batıran Ali Babacan ile mi yapacağız bunu arkadaşlar? Bir başlık da dış politikaydı. Stratejik derinliğin sorumlusu kim? Davutoğlu, yeni ittifak ortağımız. Babacan, yeni ittifak ortağımız. Genel başkan 13 madde saydı. Peki biz bunu nasıl gerçekleştireceğiz? AYM'ye giderek, tweet atarak, Meclis'te kapak yaparak. Hangi politikasına engel olabildik AKP'nin? Beni asıl öfkelendiren şu oldu. Ben sızlanmam, yakınmam, ben mücadele ederim. Tek başına kalsam bile mücadele ederim. Bu imza toplamasında beni en çok rahatsız eden, sizlerin üzerinizdeki baskı. Siz imzayı kime verdiniz? Ekmeleddin'e verdiniz, dokunulmazlıklara verdiniz, savaş tezkeresine verdik. Bu politikaların sorunlarında sizin de payınız var" ifadelerini kullandı.

Başkanlar tehdit etti!
Birçok arkadaşının ofisine gelirken yoldan çevrildiğini dile getiren Cihaner, "Burada vereceğiniz kararla bu gidişatın daha derinleşmesine mi karar vereceksiniz, yoksa sahiden potansiyelimizi kullanarak iktidara mı karar vereceksiniz? Hepinizden imza alındı. 100'ün üzerinde imzayla son iki güne girdik. Ve birçok arkadaşımız bizim ofise gelirken yoldan çevrildi. Belediye başkanlarının, o arkadaşlarımızı aşıyla işiyle tehdit edildiğini gördük. O genel başkan yardımcılarını da biliyorum. Hepsinden hesap soracağız. Bir yoldaşını nasıl işiyle, aşıyla tehdit edersin sen? Bu alçaklıktır" diye konuştu.

Birazcık cesaretli olun!
"Şu an genel başkan 80 imzayla önerilecek. Sizin imzalarınız ne oldu arkadaşlar? Türkiye tarihinde ilk kez bir il kurultayda temsilsiz kalıyor. Niye Mardin'e temsilci yapılmadı?" diye soran Cihaner, "Özet olarak tek bir şeye ihtiyacımız var; cesaret, cesaret, cesaret. Burada da azıcık cesaret gösterirseniz gerçekten iktidarı elde edecek bir dinamizmi yakalayabiliriz. Aksi takdirde AYM kapılarında olmuş bitmiş işlerin mücadelesini veren merkez sağa oturmuş bir yapıya dönecektir. Bir köşe yazarı dedi ki, 'CHP PM'sine belirlenecek üyeler Ali Babacan ile uyumlu çalışmaya göre belirlenecek'. Onun için orada da çok çok dikkatli olun lütfen. Partiyi yağmacı bir çizgiye getirilmek isteniyor. Çıkışımız soldadır, sosyal demokrasidedir" dedi.

TOP ÇEVİRMENİN BİR ANLAMI YOK!
CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını koyan Tolga Yarman da "Bütün doğruları ya da yalnızca doğruları da söylemedi. Biz birbirimizi severiz birbirimize saygımız da vardır. Bugün karşı karşıya kaldığımız tehditten kurtulmak istiyorsak çözümü çok kolaydır. Sarayda oturan diplomasız oturuyor mu? Sarayda oturan sarayda oturmaya Anayasal olarak hak sahibi midir? Değildir. İnşallah yanılıyorumdur. Orta sahada top çevirmenin lüzumu yok. Neden 2015 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında diploması olmayan bir cumhurbaşkanının diploması olmadığının üstüne gitmediniz? madem o zaman gitmediniz, Anayasal bir suç işlenmiştir, buna geçit verdiniz neden? Türkiye'nin bugün bir tehdit altında olduğunu bugün söylüyorsunuz ama bugün siz de tehdit altındasınız. 2017'de rejim sahte oylarla değişti. Bunun üzerine gitmediniz. YSK'ye itirazda bulunmadınız. YSK'nın kararının hukuksuz olduğunun üstüne gitmediniz. Rejimin değişimi bir dış dayatmaydı ve biz de çanak tuttuk" dedi.

İNCE'Yİ ARKAYA ATTILAR!
44 sandık ve bu sandıklara bağlı 132 kabin hazırlandı. Her kabinde 10 kişi yer aldı. Oturma düzeni de sosyal mesafeye göre yapıldı. Alanda 4 bin koltuk vardı. 1356 delege ile önceki dönem genel başkanlarının hangi koltuklara oturacağı tek tek belirlenerek minderlere isimler yazıldı. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce de kongreye katıldı. İnce'ye arka sıralardan yer ayrılması dikkat çekti. İnce Yalova delegeleriyle birlikte oturdu. Kongrenin Divan Başkanlığı'nı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yaptı.

Yorumlar (0)