08.04.2022, 05:47

Mansur Yavaş Ekrem hızlı

Mansur Yavaş'ın adaylığı Erdoğan'a yarar...

Artık genel seçim için son dönemece girildi. Eni konu bir yıl içerisinde adaylar belirlenecek.

Er meydanı kurulacak. Kazanan belli olacak. Bu süreçde çok aday adayının adını duyacağız.

Her ne kadar daha Cumhur İttifakı adayı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi ağzından 'ben adayım' duymasak da büyük bir ihtimal bir adayımız belli. Millet İttifakı ise bir taraftan altı siyasi parti genel başkanları ile birlikte ikinci toplantısını yaparak çalışmalar sürdürürken diğer taraftan da içten içe kimin cumhurbaşkanı adayı olacağını tartışmaya başladı.

*

Millet İttifakı'nın CHP'den sonra en büyük bileşeni olan İYİ Parti'den olaylı bir şekilde ayrılarak Zafer Partisi'ni kuran Ümit Özdağ birden bire parti olarak cumhurbaşkanı adaylarının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu açıkladı.

*

Şimdi olası Millet ittifakı adaylarlarına bir göz atalım.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen yıla kadar aday adayları arasında ismi geçmiyordu.

Zira, Kılıçdaroğlu 2018 seçimlerinden beri partili cumhurbaşkanına karşı olduğundan kaynaklı kendisinin asla cumhurbaşkanı adayı olmayacağını söylüyordu.

Ne var ki Kılıçdaroğlu'nun yakın ekibi bir başkası aday olacağına ve Muharrem İnce vakası yaşayacağımıza genel başkanımız aday olmalı düşüncesini geliştirdi.

2021 başından itibaren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na cumhurbaşkanı adaylığını söyletmeye ve dillendirmeye başladılar

Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Kılıçdaroğlu adı da anketlerde boy göstermeye başladı.

*

Örneğin geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında kimi aday görmek istiyorsunuz anketleri yapıldığında ortalama şu sonuçlar çıkardı.


ekrem imamoğlu mansur yavaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 40 – 45.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yüzde 35 - 40.

Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş yüzde 25 – 30.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu yüzde 15 – 20.

İyi Parti Lideri Akşener yüzde 15 – 20.

Selahattin Demirtaş yüzde 15 – 20.

*

Bu yıl anketlere bir göz atalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 35-40.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yüzde 35 - 40.

Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş yüzde 35 -40.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu yüzde 35-40.

Aslında aynen böyle.

Her dört kişi de 35-40 bandından ancak bazen birisi kırk bandını biraz geçiyor.

Diğeri biraz geride kalıyor.

Tamamen o günü gelişmelerine bağlı olarak anketlere de yansıyor.

*

Ben Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın Mansur Yavaş çıkışını tamamen İyi Parti ile ters düşmesine ve Cumhur İttifakı'na jest yapmasına bağlıyorum.

Çünkü ortada çok net bir matematik var. Bu seçimlerde HDP desteğini kim alırsa o kazanır. Tıpkı 2019 yerel seçimlerindeki gibi. İstanbul'da da Ankara'da da CHP'nin seçim kazandığı bir çok noktada da İyi Parti ile ittifakın yanı sıra HDP'nin desteği olmasaydı bu seçimleri yine Ak Parti adayları kazanacaktı.

*

Eğer önümüzdeki seçimlerde Millet İttifakı bu dengeden uzaklaşırsa seçimi kazanma ihtimali çok zayıflar.

Bakın mesela iki ittifakın ortalama oyu yüzde 40-45 bandında gidip geliyor.

Ortada yüzde 10-15 kararsız ve yüzde 10-12 HDP seçmeni var.

Bu seçmenler ya boş oy kullanacaklar, ya sandığa gitmeyecekler veya ittifak dışında oy kullanacaklar.

Hangi ittifak adayı bu seçmelerden kendisine daha fazla oy taşır ise o aday seçimin kazananı olacaktır.

*

Cumhur İttifakın'ın adayı istikrardan, güvenden, güçten, meclis çoğunluğundan dem vuracak.

Millet İttifakı adayı, yenilikten, mağduriyetten, enflasyondan, adaletsizlikten dem vuracak.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 2019 seçimleri adaylık sürecinde ve seçimi kazandıktan sonra adeta seçim süreci gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile her alanda mücadele etti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş daha çok pandemi döneminde yaptığı sosyal duyarlılık hizmetleri ile gönülleri kazandı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu her ne kadar ilk genel başkan olduğu günlerden daha etkin bir siyasi dil geliştirirse de Erdoğan karşısında daha önce hiç seçim kazanamadığı için bu durumun handikapını yaşamakta.

*

Bütün bunların farkında olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise bir taraftan 'Benim adayım Kemal Kılıçdaroğlu' dese de.

Foxtv'de İsmail Küçükkaya'ya verdiği demeçte aynen şunları da söylüyor:

'Türkiye siyaset tarihinde benim genel başkanım sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, çok önemli ve tarihi bir süreç yürüttüler. Özellikle 2018 öncesi demokrasi mücadelesi noktasında İYİ Parti'nin seçime girmesi için ortaya koyulan o çaba ve daha sonrasında Millet İttifakı'nın olgunlaşması ardından yerel seçimdeki kazanımlar... Ve şimdi de her iki siyasi partinin 4 siyasi partiyi ortak ederek kurduğu ortak akıl masası var, 6 siyasi partiden oluşan. Bir kere her CHP'linin ben de CHP'liyim bizim cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Benim de adayımdır. Tabii ki önümüzde bir süreç var. 6 siyasi parti ülke geleceği adına karar verecek. Zor, meşakkatli ve ilk defa denenen bir sistem. Kolay bir iş değil. Çok tehlikelerle dolu. Ama günün sonunda en doğru kararı vermek zorundalar. Peki biz uzaktan izleyecek miyiz? Asla. Ben İBB Başkanıyım. Ekonominin yüzde 50'sinin olduğu bir kentte, halkın Türkiye'de 4'te 1'inin yaşadığı bir kentte var olan Ekrem İmamoğlu elbette ki bu sürecin teminatı olmak zorundadır. İstanbul'da ortaya koyacağı motivasyonla bu süreci millete en çok anlatması gereken kişidir. Biz bu sorumluluğun farkındayız. Dolayısıyla 6 lider en doğru kararı vermek durumundadır. Biz de bu doğru kararın, doğru yolculuğun neferi gibi çalışmak zorundayız...'

*

Ben İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bu yorumunu aynen şöyle okuyorum.

Her CHP'li gibi ben de şu anda liderimizin adaylığına karşı çıkamam.

Fakat altı aday en doğru kararı vererek seçimi kazanacak adayı belirlemek zorundalar.

Şayet böyle bir aday ortaya çıkmaz ise ben bu duruma izleyici kalamam.

Nasıl ki İstanbul'u 25 yıl sonra bir zihniyetin elinden aldık genel seçimlerde de bu seçimi kazanmaya en yakın isim benim.

Belki diğer adaylar da kazanabilir ancak ben bir bedel ödedim, dört yıldır da ödüyorum.

Seçimlerde Cumhurbaşkanı Edoğan'a karşı hangi isim kazanır diye en bağımsız anket yapılırsa açık ara benim adımın çıkacağını biliyorum.

Bu gerçeğe rağmen hiç kimse bu ülkenin geleceği ile oynayamaz.

Bir beş yıl daha kaybetmeye bu ülkenin ne zamanı var ne de enerjisi var.

Artık ileri bakmalıyız.

Türkiye'yi gerçek anlamda demokrasi ile buluşturmalıyız.

Ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine getirmek, gençlerimizin bu güzel ülkeyi terk ederek başka ülkelerde yaşama düşüncelerini ortadan kaldırmak için küçük hesaplar ile insanlarımız oyalamanın manası yok.

*

Kısacası ben derim ki; Mansur Yavaş, Ekrem hızlı.

Veya; Mansur Yavaş'ın adaylığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yarar.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın Mansur Yavaş çıkışını ise İyi Parti ile ters düşmesine ve Cumhur İttifakı'na jest yapmasına bağlıyorum...

Yorumlar (0)