İstanbul Esenyurt'ta 2, Bakırköy, Sultangazi, Şişli, Kağıthane, Şİle, Ümraniye, Kocaeli Büyükşehir, Dilovası, Derince ve Bursa Yıldırım     İlçelerinde birer olmak üzere Ardahanlı Belediye Başkan Adaylarının da yarıştığı 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi gerek mesleğim olan gazetecilik, gerekse Ardahan Dernekler Federasyonu adlı stk başkanlığı olarak hangi partinin, hangi adayın kazanacağı yönünde yaptığım görüşme, araştırmalarda mevcut iktidarın batıda işinin hiçte kolay olmadığıdır..
Başta, bir dönem yani 99 depremi öncesi İl genelinde günlük olarak yayınlanan 12 sayfalık Siyah Beyaz isimli gazetemle gazetecilik yaptığım Kocaeli'nin Dilovası, İzmit Merkez ve Darıca'da, gerekse İstanbul'un Esenyurt ve Sancaktepe'de hatta hasretimi gidermek, oyumu kullanmak için yoluna çıktığım memleketim Ardahan'da olmak üzere bir çok alanda kayıp edecek denilen parti, mevcut iktidar partisi olması dikkat çekiyor.
Toplumun büyük bir kesiminin, dün oy verenlerin bu kez iktidar partisine oy vermeyi düşünmemesinin nedeninin iktidara düşmanlığından dolayı değil, mevcut iktidarın 17 yıllık iktidar olmanın getirdiği rahatlığının yarattığı şımarıklıktan kayıp ettiğini de belirttiğini gözlemlediğim yaklaşan yerel seçimin diğer en önemli belirleyicisi de ekonominin gidişatı ve Kürt seçmen olacak gibi.
Başta, Başkan Erdoğan'ın mitinglerde kullandığı dile çok tepkili olan Kürt seçmen olmak üzere 17 yıllık iktidarın devamında büyük etkisi olan Kürt seçmen gibi her şeye rağmen iktidara, Erdoğan'a oy vermeyi tercih eden Kadın seçmeninde ekonomide bir hayli rahatsız olması da, 'iktidar kayıp edecek' algısını oluşturması da dikkat çeken diğer bir önemli konu olarak karşımıza seçimlere damga     vuracak gibi.
İşsizliğin ve maaş almaktan bir hayli zorlananların'her an işsiz kalacağım' korkusunun da kısa bir zaman kalınan seçimlere damga vuracak diğer önemli etkenlerin başını çektiği de görünmekte.
Feminist kadınların 8 Mart'ı kutlama yürüyüşüne kızıp, Dinin yeniden siyasete bulaştırılmasına rağmen AK Parti'ye oy veren seçmenin bir bölümünün Saadet Partisine yöneldiğini de gözlemlediğimiz 31 Mart seçimler öncesi mevcut iktidarın teşkilatları ve mevcut adaylarının Başkan Erdoğan'ın kariyerine, adına güvenip, bir hayli ağır olmaları ve aday edilmeyen mevcut başkanların partisine ve yerlerine oturacak olan adaylara soğuk bakışları da bu görüntüyü sergilediğini de gözlemlediğimiz 31 Mahalli İdareler seçimlerinin yeni bir seçime yani erken bir genel ve başkanlık seçimine yol açabilecek bir     düzeyde olduğu da gözlemlerimiz takılmakta.
İçte olduğu gibi dışta da gerginlik yaratan bir yol ilerleyen iktidarın bu dil ve propaganda ile oy almadığı gibi mevcut oyları da kayıp ettiği yönünde ki fikir sahiplerini güçlendirirken, Başkan Erdoğan'ın son olarak çeşitli bahaneler ile tutuklanan ve hapiste olan HDP'lileri örnek verip, İYİ Parti Genel Başkanına yönelik hapis tehdide yeni bir tartışmaya ve oy kaybına neden olacak gibi görünmekte.
Başkan Erdoğan'ın adete tek başına mücadele     ettiği muhalefetin başta Dilovası'nda olmak üzere gün geçtikçe daha da kilitlenmesi de yaklaşan yerel seçimleri genel seçimlere götürecek gibi görünürken bu durumdan rahatsız oldukları görünen AK Partililerin 'Daha zaman var, Siyasette 24 Saat önemlidir' diyerek yaşaşan manzara karşısında moral aradıkları da dikkat çeken diğer bir gözlemimiz olurken 20 gün kalınan seçimlerin 24 saat içinde nasıl     değişeceğini de bende merak etmekteyim.
Tabi bunlar yaşanırken bu seçimin kilit partisi     konumuna gelen partinin Ardahan'ın da içinde     bulunduğu bir çok yerde Belediye Başkan adayı     çıkarmayan ama aday çıkarmadığı yerlerde Belediye ve İl Genel Meclisi adayları koyan HDP'nin     olması da dikkatlerden kaçmıyor.
Ve bu anahtarın HDP'nin Başkan adayı     çıkarmadığı için adeta serbest kalan HDP'li seçmence CHP'ye mi, Saadete mi yoksa her zamanki % 63'lük oranla yine AK Parti'ye mi yönelip,     yönelmeyeceğini de hesaba katmak gerekir.
Ve benim de gördüğüm o ki HDP'li seçmenin CHP'ye yöneldiği ama HDP'lki olmayan Kürt     seçmenin ise hala kararsız ve Başkan Erdoğan     ismine ve partisine doğru durduğudur.
MHP Liderinin Beka korkusunu aşıladığı, İçişler Bakanı başta olmak üzere AK Partili Bakan ve ileri gelenlerin havuz medyası manşetleri ile ülkenin dış işlerle ilgili gerginliğe adeta benzinle gittiği bir zaman da, 'iktidar nasıl olup kazanır acaba?' yı da bizlere sorduran son gelişmelerin kısa özeti şu an bulunduğum ülkenin en büyük metropolu İstanbul'da, başkent Ankara'da bir hayli zora giren     iktidarın partisi teşkilatlarından daha iyi çalıştıkları görünen Vali, Kaymakamları, devletin tüm kurumları ile mi yoksa son dakikada ortaya atacağı ve başta kararsız Kürt seçmeni olmak üzere toplumu yumuşatacak olan bir Genel Af İlanı mı ile yoksa bir hayli sıkıştığı ekonomik krizi aşmak için Çin başta olmak üzere bir çok ülkede aradığı sıcak parayı     bulmayla mı bilmem ama 'İktidar kayıp ediyor'     denilen seçimi lehine çevirir mi onu da 31 Mart'a kalan şu kısa günlere bırakalım..
Bakalım ki Mart kapıda baktırıp, kazma kürek mi yoksa iktidara yönelik oyları mı yakacak hep     birlikte görelim..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.