Kapıları kapatmak istiyorlar

Basın meslek örgütleri, sosyal medya yasa tasarısına karşı açıklama yaptı. Meslek örgütü temsilcileri, yasa tasarısı hazırlanırken kendilerine danışılmadığını dile getirirken tasarıya karşı mücadele edeceklerini söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Türkiye'de sansür, oto sansür yetmezmiş gibi, tehditler, iktidarın baskıları, zulmü yetmezmiş gibi bir de sosyal medyadaki insanlara kapıları kapatmak istiyorlar” dedi

Medya 21.06.2022, 18:08 Burak ZİHNİ
Kapıları kapatmak istiyorlar

Basın meslek örgütleri, TBMM Komisyonu'ndan geçen sosyal medya yasa tasarısıyla ilgili Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde bir açıklama yaptı. İlk konuşmayı yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “İktidarın çok sesli bir toplum yaratmak istemediği açık. Tam tersine tek sesli, tek düşünceyi içeren bir topluma dönüştürmek konusunda çalışmaları var. Son sosyal medya tasarısı da bunlardan bir tanesi. Türkiye'de sansür, oto sansür yetmezmiş gibi, tehditler, iktidarın baskıları, zulmü yetmezmiş gibi bir de sosyal medyadaki insanlara kapıları kapatmak istiyorlar. Korkmasalar böyle bir şey yapmazlar. Korkuyorlar. Vicdanının sesini değil reislerinin sesini dinleyen bir iktidar grubu var. Ne gelirse hiç düşünmeden, vicdanları bile sızlamadan el kaldırıyorlar” dedi.

Gazetecilere sorulmadı

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş da “Türkiye'de medya sektörü üç haftadır bu kanun tasarısını konuşuyor. Neden çıkmasını istemiyoruz; bu kanun teklifi gazetecilere sorulmadan hazırlandı, bürokratlar, hukukçular tarafından. Bu kanun tasarısının içinde gazeteciler yok, gazetecilerin menfaati yok. Tam tersi, Türkiye tarihinin belki de en büyük sansür yasası. Çünkü sadece gazetecilik faaliyetini değil sosyal medya ağlarını da susturmaya çalışan bir kanun düzenlemesi. Basın meslek örgütleri olarak yalan haberi savunmuyoruz, dezenformasyona karşı mücadele edilmeli bu konuda çalışma yapan bürokratlar değil basın meslek örgütleridir” diye konuştu.

Muğlak ifadeler var!

Basın Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Eşmen ise “Tüm meslek örgütleri tam bir dayanışma içinde. İş olsun diye daha sonradan 2-3 gün önce davet ediliyoruz. Tüm örgütler raporlar sunuyor ama hiçbiri kabul edilmiyor. Meslek örgütlerinin hiçbirinin görüşüne danışılmadan geçirilmek isteniyor.

Hukuki bir metin değil, muğlak ifadeler var” derken Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner, “Sansür ve otosansür yoluyla haksızlıklar, yolsuzluklar, adaletsizlikler konuşulmasın diye toplumsal muhalefet temelden susturulmak isteniyor. Dezenformasyon, yalan habere hepimiz karşıyız elbette ama hangi haber yalan? Doğru veya kışkırtıcı olacağına kim karar verecek? Bu karar iktidardan gelecek. Düzeni yerenler yalan haber yapanlar, şakşakçılarsa doğru haber üretenler olacaklar” açıklamasını yaptı.

Bu daha başlangıç

Disk Basın-İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş da yasaya tepki göstererek, “Görünen o ki Türkiye bir sonraki genel seçime kadar başta medya olmak üzere ifade özgürlüğü alanının giderek daraltıldığı, gazetecilerin hedef haline geldiği yeni bir döneme doğru gidiyoruz. Bugün bu itirazımızı aslında bir başlangıç olarak düşünmek, bundan sonrasında da yeni saldırı dalgaları karşısında, birlikte, kimseyi geride bırakmadan mücadele etmenin daha önemli geldiğini söylemek mümkün. Bu bir son olarak görülmesin, bir mücadelenin başlangıcı olarak da görülsün” dedi.  PEN Yazarlar Derneği 2. Başkanı Halil İbrahim Özcan da “Biz sürekli basının susturulmaya çalışarak bir yere varılmayacağını dile getirmemize rağmen iktidar bunu dinlemedi ve saldırılarını sürdürüyor. İktidar yine hedefine, düşünce ve ifade özgürlüğünü koymuştur. Daha fazla sansür ve sansürün fütursuz hale geleceğini göstermektedir. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk: Sansürle mücadele yüz yıllara dayanıyor. Yasalarla birlikte her iktidar döneminde ifade özgürlüğüyle ilgili birçok olumsuz vakayla karşı karşıya kaldık” eleştirisinde bulundu.

Yorumlar (0)