15.12.2017, 06:53

Menfaat olmasa

Silivri’de tarım arazisine 12 kat imar izni verilmiş, KİPTAŞ buraya bina yapacakmış yerel ve ulusal basın konuyu kamuoyu gündemine getiriyor. Gerekçe verimli topraklar bu şekilde kullanılmamalı… Haklılar. Ama Çatalca’nın göbeğinde besi hayvanlarının yetiştirildiği yüzlerce dönümlük mera alanı bölge halkının tepkilerine rağmen günler içerisinde taş ocağına dönüştürüldü. Yarın hepimiz taş yiyeceğiz, bunlar açlıktan nasibini almamış, nasıl olsa dışarıdan ette geliyor saman da. Yazık, verimli topraklar bu şekilde betonlaştırılıyor ve yok         ediliyor. Çok yakında yiyecek ekmek de bulamayacağız. 
Hükümet bir yandan çiftçiye desteklemeler ile ilgili proje açıklarken diğer yandan bahsettiğimiz yanlış politikalarla adeta tarım ve hayvancılığı yok ediyor. Siz çiftçiye ahır yapımı ve hayvan desteği verseniz ne olacak? Tarlalar 12 katlı bina olmuş, otlaklar ise taş ocağı… Yerel siyasetçiler ise işte bu çekişmelerin arasında kaybolup gidiyor. Tam bu noktada yerelde siyaset yapan arkadaşlara ihtiyaç duyuluyor. Çatalca örneğinden yola çıkarsak; Eğer gerçekten yaşadıkları ilçenin menfaatlerini düşünüyor olsalardı iktidarı, muhalefeti bir araya gelip Çatalca’da mera üzerine açılması planlanan taç ocağının yanlış bir karar olduğunu doğru bir şekilde anlatarak bu taş ocağının açılmasını engelleyebilirlerdi. Ama yapmadılar, yapmazlarda zaten. Benim bu anlattığım işlerine gelmez. Ben aktif siyaset yapanların kendi menfaatleri için çalıştıklarını düşünüyorum. En basit örneği vereceğim; Belediye Meclis Üyesi seçilmek için kişi binlerce lira para harcıyor, seçildikten sonra bu görevi için oturum başına aldığı parada öyle çok büyük paralar değil ama o makama gelmek için neredeyse her şeyini ortaya koyuyorlar, meclis üyesi olan arkadaşlara baktığınız da göreve geldikten sonra iş hayatında çeşitli değişiklikler ve artık seçmenini tanımama, hatta seçmenden kaçmak (artık seçimde ne söz veriliyorsa) böyle uzayıp gidiyor. Bu durumla ilgili uzun uzun yazabilirim.

Görevlerini gerektiği gibi yapıyorlar mı?
Çatalca Belediye Meclisi’nin Aralık Ayı Oturumu’nu izlerken ilginç bir gelişmeye şahit olmuştum. Çatalca Belediye Meclisi’nde CHP’li Meclis Üyesi yazılı bir önerge verdi. İlçede kaç tane binanın terası kapatılmış, kimler kapatmış, bunların ruhsatları var mıymış gibi uzayıp gidiyor. Soru bu ancak soru önergesinin cevabının şahsıma verilmesini istiyorum diye özellikle belirtiyor. Şimdi bu nokta da kafamda soru işaretleri oluştu; 
1. Bu meclis üyesi madem cevabı şahsına istiyor meclis öncesi partisinin gurup toplantısında bu dilekçesini verip cevabı da alabilirdi neden böyle bir yol izlemedi?
2. Meclis oturumunda bu yazılı soru önergesini vermek istemiş olabilir o zaman neden okuyarak bu önergeyi Meclis Başkan’ına verdi? 
3. Çatalca Belediyesi’nde bu güne kadar uyum içerisinde çalışan CHP’li Meclis Üyeleri arasında son günlerde bazı fikir anlaşmazlıkları mı var? 
4. Bu Meclis Üyesi acaba Belediye Başkanı’na daha birçok soruyu buradan, canlı olarak yayınlanan meclis oturumların da sana sorabilirim mesajını vererek aba altından sopa göstermek mi istedi?
5. Bu meclis üyesinin geçmişte şahsi istek ve talepleri olmuş ama olumlu cevap alamamış mıdır? Mecliste yaşanan ilginç gelişmenin ardından bu soruları böyle daha çok çeşitlendirebilirim. Anlayacağınız kişisel menfaatler yaptığınız siyaset içerisinde yer bulabiliyor. İşte tam bu noktada o ilçe de yaşayanların menfaati, o ilçenin geleceği bazen kimsenin umurunda bile olmuyor. Bu yazdıklarımdan kim üzerine alınırsa alınsın sorun yok. Sorun her birimizin yaşadığı ilçede, semtte seçilmişlerin adam gibi görevlerini yapıp yapmamaları.

Yorumlar (0)