28.11.2020, 05:53

Merhamet

İnsani değerlere sahip olan kendi hakkını korurken başkalarının haklarını da gözetmeli ve korumalı.
Mert, 
merhamet, 
adil, hak gözeten, 
yardım sever, 
paylaşmak ve acımak insana özgü bir davranış.
“Güzel insan” değerine sahip olan, içinde bulunduğu toplumsal yapıda koşullar ne olursa olsun kendini kaybetmeden sabırla metanetli doğru tavır almasını bilendir.
Yaşamda var olan kötülük, 
ikiyüzlülük, 
iğrençlik, 
ihanet, 
işkence, 
namertlik, 
insani değerleri olmayan 
bencillik ve ikiyüzlülük elbette var. 
Bir söz vardır,
 “komşun açken sen tok yatar mısın?”
Oysa komşun neden aç ve sen neden toksun bunu sorgulayabilir misin?
Bir ülke hem işgal edilip hem de maddi ve manevi baskı yapanlardan merhamet dileyebilir mi?
Bir ülke ki maddi ve manevi acıdan işgal edilmiş ama yöneticileri yurttaşlarına “misafirlerimizi” üzmeyin ne istiyorlarsa verin diyebilir mi?
Bir ülke ki işgale karşı çağının devrimci direnişini gösterirken yüz yıl bile geçmeden işgalcileri geri çağıran bir iktidar tarafından yönetilebilir mi?
Öyle bir yönetici ki ülkesinde yapılan işkence ve katliamlara tüm duyularını tıkayıp başka ülkelerdeki sorunlara duyularını açıyorsa,
Öyle bir yönetici ki ülkenin önemli kamu kurumlarını satıp sattıklarından para karşılığı hizmet bekliyorsa,
Asker ve polisin dış ve iç güvenlik sorumluluğu yerine, 
parasız eğitim isteyen öğrencilere,
parasız sağlık isteyen vatandaşlara
özelleştirmeden dolayı işten atılmalara
1 Mayıs ve 15/16 Haziran günleri
öğrenciye, 
işçiye, memura, 
çiftçiye, emekliye
haklarını talep eden yurttaşa 
üzerlerine gaz bombaları atılıp su sıkılır ve orantısız güç kullanılırken,
ülkesindeki olaylara kayıtsız ve bir o kadarda ilgisiz olan yönetici “merhamet” sahibi midir?
Komşusu açken, ülkesinde açlık ve yoksulluk diz boyu açmışken, 
işkence ve katliamlar olurken tüm duyularını kapayanların  “merhameti”  var mıdır?
Çalışanın alın teri kurumadan hakkı verilmeli diyen,
Haktan, hukuktan ve emekten yanayım deyip çalışanların alın terini grevli toplu sözleşmeli hakkını vermeyen, 
emekli ve öğrenci gençliğin sendikal örgütlenmesini yasaklayanın toplumsal “merhameti” var mıdır?
Adil ve insaflı davranmayan,  
hak gözetmeyen, 
Güç bende deyip çirkefleşerek muhalifi ezen
Tüm bu vicdansızlığa rağmen, kurban keserek, oruç tutarak ve iftarını asgari ücrete talim ettirdiği yurttaşının evinde açarak,
Eski elbise ve eşyalarını vererek,
Bağış yaparak, 
lokma ve hurma dağıtarak
vicdanını rahatlatabilir. 
Evet, eşitsizliğin, 
yoksulluğun, 
yolsuzluğun, 
kötülüğün yeniden ve yeniden üretildiği yerde “kamu vicdanından”, “hukuk vicdanından” dahası 
“merhametten” söz edebilir miyiz?
 

Yorumlar (0)