Meslek insanın yaşamını sürdürebilmek için ve genellikle yoğun bir eğitim, deneyim ve çalışmayı gerektiren sürecin sonunda kazanılır. Toplumsal yaşamın gereği mal ve hizmet üretmek karşılığında yaşamı idame ettirecek imkânların sağlanması için yapılan belli bir eğitim /deneyim birikimiyle kazanılan sistemli bilgi ve beceriye dayalı, kuralları toplumca belirlenmiş ve ahlak kuralları ile çelişmeyen etkiler bütünü olarak tanımlayabiliriz, “mesleği”.
Bu nedenle;
Meslek devamlı olarak yapılan bir uğraştır.Meslek yapana maddi ve manevi haz verir.Meslek belirli bir eğitimi ve tecrübeyi gerektirir.Meslek kişinin yapmaktan haz duyduğu bir faaliyettir.Meslek belli bir dereceye kadar bilgi ve beceri ister.Meslek toplumca kabul gören ve ahlak ilkelerine göre yapılan bir faaliyettir.Fakat her kazanç getiren iş meslek değildir. Bu bakımdan yasa dışı işler meslek sayılmaz.Meslek belirli şartlarda ve belirli kurallara göre yapılan bir “iş”tir ve toplumda meşru bir ihtiyaca cevap verir.
“İş” kelimesi bazen meslek yerine kullanılmaktaysa da iş daha çok gelip geçici olan mesleki faaliyetler için kullanılır. Fazla bir mesleki tecrübe ve eğitim istemeyen, kolaylıkla öğrenilebilen ve sürekli yapılmayan mesleki faaliyetler iş olarak nitelenir.
Meslek seçimi kişinin bilgi, beceri ve yatkınlığını çeşitli yönleri ile değerlendirip, kendi gereksinmelerini de dikkate alarak karar vermelidir. Toplumsal yaşamda kişinin yaşamını belirleyen en önemli üç karar vardır bunlar öğrenim(eğitim),meslek ve eş seçimi. Üç karar kişinin hayat tarzını ve bütün hayatının akışını etkileyen karardır. Seçilen bir meslek kişinin hayatı boyunca devamlı bir iş sahibi olup olmamasını, yaşadığı çevrenin niteliği ve yerini, geliri ve geçim tarzını, sorumluluk duygusu olup olmamasını belirleyecek derece önemlidir. Keza meslek, kişinin toplumsal değer yargılarını, dünyaya bakış tarzını günlük yaşam tarzını alışkanlıklarını biçimlendirenlerin başında gelir.
 Genellikle her meslek kendi değerlerinin gelişimini ve kalitesini toplumun diğer kesimleri tarafından tanınması ve benimsenmesini sağlayan kuruluşları vardır. Bunlar dernek, birlik ya da oda olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Ülkemizde beş yüzü (500) aşkın meslek vardır. Mesleğin tanımı, görev alanları, kullandığı araç ve gereçler bu nedenle gerektirdiği özellikler, çalışma ortamı, koşulları, çalışma alanı ve iş bulma olanakları, mesleğin eğitim/öğretimin verildiği yerler, buralara giriş koşulları süresi ve içeriği, mesleğinde başarılı olma, ilerleyebilme olanakları destekleyici meslek kuruluşları farklı özellikler gösterir.
Meslek, sosyal yaşamı idame etmek için sadece para kazanma, ekonomik ihtiyaçları karşılama aracı değildir. Kişinin mesleki etkinlikleri yoluyla bir şeyler üreterek yeteneklerini ve becerilerini kullanır.  
Toplumsal yaşamda birçok görevler vardır ki bunlar meslek olmamakla birlikte belli dönemler için seçilen görevlerdir. Ya da insanın belli dönemlerde toplumsal yaşamın en küçük topluluğu ailede kadının hamileliği ve ana/babalık meslek değil sorumluluktur. Ana /baba olma dünyanın en zor görevidir. İyi bir ana/baba olmak için geçmiş deney ve birikimleri değerlendirip nasıl bir gelecek için yeni nesil yetiştirmeliyiz diyenlerin sorumlulukları çoktur. Yoksa ana /baba olmak kolay önemli olan doğan çocuğun sorumluluklarını taşımak. Geçmişten gelen alışkanlıklarla çocuk yetiştirmek kolay, ama iyi bir ana/baba olma öğrenilmesi gereken bir durumdur.
Bir sanat, meslek ya da bir iş/beceri kazanmak için uzun bir eğitim, bilimsel ilkelerle çalışmayı zaman ve emek harcamayı gerektiriyorsa ana/baba olmak içinde aynı emek harcanması gerekmektedir. Meslek ya da bir iş öğrenmek için diploma/sertifika gerekiyor. İş ’e girerken aldıkları eğitimin yanı sıra kanıtlanması için yeterlilik sınavı yapılır. Yeterli bulunmaz ise işe alınmaz. Oysa toplumun geleceğini oluşturacak olan ana/babadan bunları isteyemiyoruz. Ana/babaların çoğu hazırlıklı olmadan ana/baba oluyorlar ve genellikle bu işi yaparken öğreniyorlar. Ne yazık ki bu sınamaların sonucunda yanılmalarının bedelini sadece biz yetişenler değil toplumca ödüyoruz.
İyi bir ana/baba olmak için geçmiş deneyleri, bilgi birikimleri öğrenerek, emek ve zaman harcayarak bir iş/meslek ya da beceri kazanırken gösterdiğimiz sabrın daha fazlası gerekir. Bunun için kişinin sorumluluk üstlenmesi, çaba harcaması ve kendini geliştirmesi gerekmektedir. Bu nedenle genel olarak toplumsal sorumluluk ama bir o kadar da bireysel çaba gerekir.
Meslekleri özelikle ana/baba olmayı anlatırken toplumda yöneticilik yapanlar yaptıkları işi meslek olarak görmekteler. Siyasi parti başkanlığı ve yöneticiliği, muhtarlık, belediye başkanlığı, bakanlık, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı meslek değildir. Seçimle gelenler seçimle gittiği için yaptığı iş meslek değil toplumsal sorumluluk verildiği için oradadırlar, kalıcıda değiller. Politikacılık, başkanlık, bakanlık, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı eğitimi veren okul ve eğitim kurumları yoktur. Mesleklerinde yaptıkları iş’te başarılı veya başarısız olanlar siyasi partiye girerler maddi(!) ve manevi(!) güçleriyle aday olurlar,  vatandaşlar oy verirlerse seçilirler ve belli bir süre için göreve gelirler. Bunun için yasalar çerçevesinde ekip /örgütsel güç, kararlılık, inandırıcılık, sözünün eri ve dürüst olmakgerekir. Buralara seçilenler görevlendirilenler sadece kendisine oy verenlerin değil o toplumun sorumlusudurlar ve o çerçevede hizmet üretmeye gayret sarf eder. Kendisi gibi olanlara da “meslektaşım değil mevki taşım” der.
Ana/babalık ve toplumsal yaşamda seçimle gelen politikacılar ve başkanlar için okul yok fakat kişinin sorumluluk üstlenerek kendisini geliştirmesi geçmiştekilerin deney ve birikimlerinden yararlanması gerekir. Bireysel ya da toplumsal sorumluluk geleceğe bakış açımızı da belirler. Bu nedenle gelecek kaygısı olanın geçmiş ve günümüzle de bir bağı olduğu gibi sorumlulukları da vardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.