MHP Türkiye'nin ana sigortasıdır

MHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili aday adayı Gökhan Türkeş Öngel, adaylık sürecini ve Türkiye siyasetini Damga’ya anlattı. Emperyal güçlerin ana hedefinde MHP’nin olduğunu belirten Öngel, “Güçlü bir MHP Türkiye için en güçlü bir antibiyotiktir. En büyük koruyucu hekimliktir” diye konuştu.

Royal Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Türkeş Öngel 1990 yılından beri içerisinde olduğu MHP'den 3. Bölge Milletvekili aday adayı oldu. Türkiye'nin başarılı sanayicilerinden olan Öngel siyasetteki hedeflerini Mehmet Mert'e anlattı. 2O yaşından beri Türkiye'nin geleceği için hayaller kurduğunu belirten Öngel, şimdi bu  hayalleri gerçekleştirmek için siyasete atıldığını belirtti. 

Platform oluşturulacak
Tamamen kendilerine has olan ‘kuluçka projesi’ kapsamında bir iş platformu oluşturacaklarını dile getiren Öngel, bu platformun çalışan ve işvereni bir araya getirerek büyük bir istihdam yaratacağını söyledi. Seçilmesi halinde sürekli halkla iç içe olacağını da belirten Öngel partisi MHP'yi, "MHP ne olmadığını anlatmaktan ne olduğunu anlatmaya fırsat bulamamış bir teşkilattır” sözleriyle tanımladı. Şimdi sizi siyasete yeni bir soluk getiren Öngel'in açıklamalarıyla baş başa bırakalım.

Gökhan Türkeş Öngel

Siyaset arenasına hoşgeldiniz. Karar vermeniz kolay oldu mu siyasete adım atarken?
Zor oldu. Aslında düşünüyordum ama önce işletmemi kurumsal bir hale getirmem gerekiyordu.Ben planlı çalışan bir adamım yani zamanında bir şeyler yapılmalı. Onbaşı, çavuş gibi hissetmem kendimi. Ne zaman vakit gelmişse, ne zaman benim işletmemde bana ihtiyaç hasıl değilse ‘artık o zaman bir şeyler yaparım’ dedim artık.

Daha önceki seçimlerde siyasete atılmayı hiç düşündünüz mü?
Önceki seçimlerde siyaset yapmak hiç aklımdan geçmedi. Ama 20 yaşından bu yana ‘neler yapabilirim’ diye hayaller kurdum. Çocuklarımız büyüdü. Bir oğlum yüksek makine mühendisi, bir oğlum avukat ve diğeri okuyor. Dolayısıyla benim böyle bir sorunumun kalmaması beni rahatlattı. Erken seçimde düşüncem vardı. Bölge STK'larının önerisiyle siyasete girmiş oldum.

MHP dışında alternatif var mıydı sizin için?
Ben 1990 tarihinden bu yana MHP'nin içerisindeyim. Tabii ki var. Hatta bazen statü sunarlar; fakat benim için değerler koltuktan daha önemlidir. Ben de koltuğun çok anlamı olmadı. İşveren de oldum, çalışan da oldum. İlk bin sanayi kuruluşu arasına girdik. Ekonomik anlamda para kazanmak değil, bu ülkede sanayi anlamında belli bir noktaya gelmek beni heyecanlandırdı. Onun da yansıması benim hayatıma farklı bir şekilde yansımadı. Koltuk için davamı değiştirmem.

Gökhan Türkeş Öngel ne katacak siyasete...
Bir kere farklı bir şeyler yapmak istiyorum. Elbette MHP'nin teşkilatlanma biçimine uygun olarak. Yapılabilecek en iyi şeyleri yapmak istiyorum. Öyle bir modelleme yapmak istiyorum ki 3. Bölge'de hatta Türkiye'de tüm partiler için örnek bir yapı teşkil etsin. Vekil ve millet iletişimini oturtmak istiyorum. Burada doğrudan katkım büyük olsun istiyorum. Yerel yönetici gibi sorunların çözümünde halkın yanında olacağım. Hatta siyasi parti ayrımı yapmadan onların karşılaşmış olduğu sıkıntıların çözümü için TBMM'de  mücadele vereceğim.

Gökhan Türkeş Öngel

Aynı şekilde partinizden ve siyasetten neler bekliyorsunuz?
3. Bölge seçmeninin güçlü bir şekilde arkamda olmasını istiyorum. En büyük destek onlardan olacak. Milletin en güçlü odak olduğunu biliyorum. Milletimiz destek verirse Ankara'da yürürüz.

Bu desteği almak için neler yapacaksınız?
Planımız 3. Bölge içerisinde, parti ilçe başkanlıklarımızda ve farklı yerlerde milletin sorunlarını aktaracağı lokasyonlar oluşturmak. İkinci olarak halkın doğrudan katılımını sağlayacak bir yapı oluşturacağız. Oluşturacağımız bir sitede kamuyu ilgilendiren kanunlar gelmeden evvel yasa tasarılarını yayınlayıp milletin katılımını bekleyeceğiz. Ben halkı daha katılımcı yapmak istiyorum. Millet sorgulamıyorsa, sorgulamadığınız yapıyı suçlayamazsınız. Biz burada doğrudan demokrasiyi işler hale getirmek istiyoruz.

Gökhan Türkeş Öngel seçilirse dokunulacak bir vekilimiz olacak mı?
Kesinlikle olacak.

MHP bu seçimde ciddi bir rol oynadı, cumhurbaşkanı adayı çıkarmadı? Partinizin bu kararını nasıl karşılıyorsunuz?
Oldukça pozitif bir karardı. Türkiye'de biz 2002'ye kadar ne yaptık? Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kuruldu. 2002 yılına kadar 79 yıllık bir süreç var ve 54 hükûmet eskittik. 15 ay ortalama bir hükumetin ömrü. Seçim süreçleri 4-5 yıl olduğuna göre 1 yılda bir hükumet değiştirmişiz. Ortada bir problem var. MHP, bu problemi görünce Başkanlık sistemi dedi. Her bölgeyi, milleti kendi içerisinde değerlendirmemiz lazım. Biz de özel bir koalisyon kültürü oluşmamış. 79 yılda 54 hükumet değişmiş. Fabrikaya eleman alıyorsunuz 6 ayda dosyanın yerini öğreniyor. Adam neye hakim olacak altı ayda? Bakan için de bu böyle. MHP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarmaması başkan yardımcı çıkarmayacağı anlamına gelmez. Sayın Devlet Bahçeli hiçbir koşulda kararlarından vazgeçecek birisi değil. Önce devlet ve millet sonra partim ve ben diyen birisi. Yani bir MHP'li çıkar başkan yardımcısı olur. Ama Devlet Bahçeli'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın yardımcısı olacağını düşünmüyorum. Türkiye'de iki tane sorun var. Bölücü terör ve FETÖ. Çok ciddi problem alanları var. Yarım kalan işlerin tamamlanması lazım. Bölücü terör örgütleri birçok partiye sızmış durumda. Devlet Bahçeli özel soruşturma yaptırıyor. Biz, ince eleyip sık dokuyoruz. Sayın Bahçeli mücadelenin sonuçlanmasını istiyor.

Gökhan Türkeş Öngel

MHP'ye kaydoldunuz partide nasıl karşılandınız?
MHP ne olmadığını anlatmaktan ne olduğunu anlatmaya fırsat bulamamış bir teşkilattır. MHP'de siyaset yapanların  yarısından fazlası Kürt kökenli kardeşlerimiz. Ama baktığın zaman milliyetçi. Birine bu durumu sordum; 'MHP'de bir insanın hangi kavimden, ırktan geldiğini sormak ayıptır' dedi. Bunu hiçbir partide göremezsiniz. Ayrıca Atatürk'ün 6 okuna inanan bir adamım. Bir partimiz Atatürkçü ama 6 oktan biri olan milliyetçiliği unutmuş. Diğer bir parti başı sıkışınca Atatürkçü olur. Atatürk ilkeleri birbiriyle uyumludur; birini yok sayarsanız, tamamını yok saymış olursunuz. Atatürk ilke ve inkılaplarına şartsız sahip çıkan tek parti MHP. Ne kadar Türkiye düşmanı varsa bu grupların tamamı ilk önce MHP'yi halktan uzaklaştırmaya çalışır.

MHP son yıllarda neden geriledi?
Emperyal güçlerin ana hedefi MHP'dir. Bu yapıya saldırılıyor. Siz de mecbur savunma pozisyonuna geçiyorsunuz. Bizim MHP olarak koltuk uğruna ülkeyi sıkıntıya sokmayan bir doktrinimiz var. Ülkeyi korumak mevzu bahisse MHP, yüzde 1 oy alsa bile bunu önemsemez. Halkımızın MHP'yi yakından tanımasını ve desteklemesini isterim. Güçlü bir MHP Türkiye için en güçlü bir antibiyotiktir. En büyük koruyucu hekimliktir. Bunun yolu MHP'den geçer. Tüm partiler böyle olsun isterdim ama bazılarının koltuk uğruna yapmayacağı şey yok. Bu ülkeyi algılarla yönetmemeliyiz, yönettirmemeliyiz. Yeter artık. Bu ülke Atatürk'ün kurduğu modern bir ülkedir. İnsanları da buna ayak uydurmalı. Emperyalistler, ‘Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar kıymetlidir’ diyor. Emperyal güçler, bugün ise ‘MHP; milliyetçilere ve ülkücülere bırakılmayacak kadar kıymetlidir’ diyor. Bu algıyı bizim milletimiz mutlaka görecektir.

Çalışanla işvereni buluşturacağız
'Kuluçka' diye adlandırdığınız bir projeniz var... Bu proje hakkında bilgi verirmisiniz?
Oluşturduğumuz lokasyonların sistemi şu olacak; Milletin karşılaştığı sağlık problemleri, iş problemleri var. İş Platformu diye bir platform oluşturacağız. Onların da bir koordinasyonunu oluşturacağız. Bölgede oturan, bölgede çalışacak. Çalışan ve işveren buluşacak. Bu ciddi bir avantaj. Trafikte ortadan kalkacak bu sayede. Üniversitelerden destek alarak mesleki eğitim de vereceğiz. Kadınlara yönelik projelerimiz var. Parçalanmış ailelerde özellikle kadının yanında olacağız. Erkek tarafına da kadın tarafına da psikolojik destek vereceğiz. Hatta kısmen kontrol altında tutacağız. Kadınların meslek edindirme kursları var. Belli bir süre bu yapılıyor ama kadınlar yine evine dönüyor. Burada kadınlara meslek öğrendikten sonra proje yapabilmeleri için danışman desteği vereceğiz. KOSGEB'ten kredi alıp emek verecek, evde oturmayacak. Kadın isterse dünya değişir. Diyanet’in koordinasyonunda hem küçüklere, hem büyüklere dini eğitim verilmesini sağlayacağız. Atatürk ilke ve inkılaplarının doğru şekilde öğrenilmesi için özellikle gençlere ve çocuklara üniversitelerden katkı alarak eğitim vereceğiz. Türkiye'de iki önemli istismar alanı var; Bunlardan biri din istismarı, derhal bu durdurulmalı. Bir önceki Diyanet İşleri Başkanımız (Ali Bardakçı) 'din eğitimini merdiven altına indirdik' diyor. Biz bunu sahada gerçekleştireceğiz.

O eğitim merdiven altı olmaz mı?
Asla olmaz. Diyanet resmi bir kurum. Diyanet bu eğitimi hurafeye yer bırakmaksızın yapar. Kapalı kapılar ardından olmuyor. Herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Bunu göz önünde yapmayınca     mutlaka istismar olur.

Gökhan Türkeş Öngel kimdir?
1970 yılında Kars’ta doğdum. İlkokulu Kars'ta ortaokul ve liseyi Iğdır ve Erzurum'da okudum.  Yükseköğrenim hayatıma Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başladım. Okumaya devam ederken de evlendim. Evlilikle birlikte iş hayatımı da sürdürdüm. Çöplükten bozma bir evimiz vardı ve fareler çocuklardan büyüktü. Eşim ile birlikte korkuyorduk. Bu fareler bir zarar vermesin diye. O da alışmıştı farelere. Ama ben hep şunu önemsedim istikrar, istikrar, istikrar. Ben tek iş kolu ile ilgilendim. Bir firmada çalıştım okurken. Elektrikli Ev Aletleri firması idi. Orada 14 yıl çalıştım. Uluslararası anlaşma çerçevesinde firmamız kapandı. Firma kapanınca ben de işverenlerimin referansı ile kendi işimi kurdum. 1992'den bu yana kendi işimin başındayım. İstikrarlı olduğunuz zaman sektörde hem tanınıyorsunuz hem de sizde bir güven oluşuyor. Biz Ankara'da hızlı çalıştıkça İstanbul'un dikkatini çekti. Gece gündüz çalışıyorum. Aynı sektörün satış bölümünde idim. Ben başarılı oldukça çevre firmalardan da bana teklifler geldi. Biz bir yerde duracağız dedik. İstikrar kapıları açıyor. Gençlere tavsiyem sık sık iş değiştirmesinler.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.