Milletin 16 Nisan 2017’de yüzde 51 “evet “oyuyla kabul ettiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 24 Haziran seçimi ile yine milletin yüzde 52.5 onayı ile fiilen uygulanmaya başlayacak. Yeni sistem ve onun ilk Devlet Başkanı, ülkemize,milletimize,tek umudu Türkiye olan mazlum coğrafyanın mağdur insanlarına ve dünya insanlığına hayırlı olsun.
Türkiye toplumu olarak olması gerekenden fazla politize olmuş vaziyetteyiz. Bu durum, milletin ülkesine sahip çıkma ve geleceğe dair etkin rol alma sonucunu doğruyor. Seçim süreçlerini sokakta  geçiren biri olarak milletin feraset ve basiretini ve bilinçli seçmen profilini her daim vurgularım. Bu seçimde de bana göre milletin feraseti ve basireti galip gelmiştir. Millet adamını her şeye rağmen seçmiştir. Bu sonucu tartışmaya gerek yoktur. Zira mevcutların içerisindeki en güçlü rakibi bile “Aadam kazandı” demiştir. 
Muharrem İnce’nin de hakkını teslim etmek gerek; 40 yıl sonra ilk defa yüzde 30 barajına gelmek önemli bir başarı. Seçim sürecinde sosyal medya marifeti ile gençlerin dikkatini çekmiş olmak da bir başarı. Bu toplumu değil  belki ama CHP kadrolarını epeyce rahatsız etmiş görünüyor. CHP’de kaynayan kazanlar taşmış durumda. CHP artık  durmadan seçim kaybeden bir muhalefet partisi olmaktan çıkıp iktidarı zorlayan güçlü bir muhalafet olmalıdır. Çünkü İktidarı ideallerinin dışında güçlü muhalefetler çalıştırır. Yani olması gereken budur.
Bu seçimde bir yenilik olarak siyasi partiler arasındaki çapraz ilişkiler uygulamasını da gördük. Artık siyaset arenasında klasik dünya düşüncesi,ideolojik düşünce kalmadı. Çıkar bağlamında birleşmeler ve pazarlıklar dönemi başlamıştır. Bir yönü ile de siyasi stratejiler geçerli olacak artık seçim süreçlerinde. Bu konuda ilk sınav verildi, devam edilecek gibi görünüyor.
Seçim sonrası analizler tıpkı seçim öncesi oran tahmin etmek gibi seçim süreçlerinin olmazsa olmazıdır. Millet odlukçu bilinçli bir şekilde sandığa gitmiş ve herkese/her kesime mesaj vermiştir.
Recep Tayyip Erdoğan’a; Sana güveniyorum,seni Devlet Başkanı olarak seçiyorum. Güçlü Türkiye, Büyük Türkiye ideallerinin gerçekleşmesi için çalışmaya devam et.
Muharrem İnce’ye; Devleti değil ama CHP’yi idare edebilirsin.
Selahattin Demirtaş’a; Kürtleri kullanarak bir yere varamazsın.
Meral Akşener’e; Daha fazlası zaten olmaz.
Temel Karamollaoğlu’na; ham hayal peşinde koşma.
Siyasi Partilere de mesaj verdi millet.
Ak Partye; Gücü sana veriyorum diye şımarma, kibirlenme, böbürlenme, öteleme, ötekileştirme, kendine gel, şansını zorlama.
CHP’ye; Kendine çeki düzen ver, yenilen, koltuğa yapışma, siyaset üret, proje üret, milletin sesine kulak ver.
HDP’ye, PKK’dan ayrış, ülkeyi bölen görüntüsü verme, saplantılarından kurtul, kimi ve kimleri temsil ettiğini gör, Kürtleri kullanmaktan vazgeç.
MHP’ye, kerameti kendinde görme, İyi Parti’ye kaptırdığın oyları gör, sana gelen tepkisel oyları senin sanma.
İyi Parti’ye; Gelebileceğin ilk ve son nokta.
Saadet Partisi’ne; Kepenkleri kapat.
Milletin mesajını herkesin anladığını düşünüyorum. Bu mesajın gereğini yapmak ise büyük marifet ister.
Bekleyip göreceğiz.
Mesajın gereğini yapan kazanır, yapmayan tarihin çöp sepetine gider.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.