Güler misin, ağlar mısın? Güzel ülkemde neler oluyor, kimler siyaset yapıyor?
Milletvekilliği gibi ulvi bir mevkide/makamda bulunanlar şovmenliğe soyunuyor.
Kendisine oy veren yüzbinlerce seçmeni mahcup ediyor.
Utanılacak duruma düşmekten imtina etmiyor.
Hani ülkemizde basının geldiği durum zaten aşikar.
Hani zaten basın görevini o kadar zor şartlarda yerine getirmekle mücadele içerisindeyken.
Hani bari kamu adına, vicdan adına, adalet adına, hak, hukuk adına, şeffaflık adına haberler ortaya koyduğumuzda, yazılar yazdığımızda teşekküre ihtiyaç duymasanız da azıcık da olsa taktir edilmek istersiniz.
Hani hadi yurttaş zaten onlarca sorunlarla boğuşmakta.
Geçim sıkıntısı.
İş sıkıntısı.
Hayatla mücadele.
Bari, milletvekilliği gibi bu göreve gelen ve gelmesi gereken insanların her bakımdan toplumun ortalamasının iyi durumda olduğunu bilmemiz ve düşündüğümüzden.
Bu kişilerin daha duyarlı davranmasını beklersiniz.
O da ne?
O milletvekillerinden birisinin TBMM’ye sunduğu bir önergeyi gazeteniz sütunlarına taşırsınız.
Haberleştirirsiniz?
Ortadaki bir haksızlığın, hukuksuzluğun, savurganlığın, kamu zararlarının ortaya çıkmasını giderilmesini savunucu haber  yaparsınız.
O yönde önerge veren milletvekili sizi toplumun önüne atarak etik davranmadığınızı ima eder.
Gazetecilik görevinizi yapmadığınızı söyler.
Sosyal medya hesaplarından sizi, gazetenizi, kurumsal kimliğinizi kamuoyu önünde tartışmaya atar, şikayet eder, suçlar…
Hoş bizi bilen bilir ama sadece ve sadece ülkem adına, Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir siyasi parti adına üzüntülerimi belirtmek adına bu yazıyı yazmayı düşündüm.

mahmut tanal
 


Olay nedir derseniz?
Gazetemizin kullandığı [email protected] mail adresine, 20 Ağustos 2019 Salı günü saat 11.45’de, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal tarafından bir mail geldi.
‘’AKP’Lİ BELEDİYE TADİLATA 8 MİLYON TL HARCADI’’ başlığı ile gelen mailde, Sultanbeyli Belediyesi tarafından 2011 yılında Aydos Ormanları’nın eteğinde inşa edilen Aydos Sosyal Tesisleri’nin işletme hakkının 2017 yılına kadar parti üyesi şahıslara kiraya verildiği, tesislerin işletme hakkının belediyeye geçtiği tarihte ise 8 milyon TL gibi astronomik bir tadilat harcaması yapıldığı ve bu paranın belediyenin kasasından çıktığı iddia ediliyor.
CHP’li Mahmut Tanal’ın Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından cevaplandırılması talebiyle TBMM Başkanlığı’na 10 maddelik soru önergesi verdiği yazıyordu.
Ve bu durum en basitiyle bizim için haber değeri taşımaktaydı.
Önergeyi 22 Ağustos 2019 Perşemde günü ‘MİLYONLUK TADİLAT’ başlığı ile gazetemizde manşete taşıdık.
En küçük yorum eklemedik.
En küçük saptırma yapmadık.
Tanal’ın on maddelik sorularını haberleştirdik.
Ve haberimiz ciddi bir yankı uyandırarak Sultanbeyli Belediyesi iddaalara cevap verdi.
Kaldı ki haber bizden başka çok yerde aynı şekilde haber oldu.
Gelin görün ki Milletvekili Mahmut Tanal sosyal medya hesaplarından sadece bizim gazeteyi, GAZETE DAMGA’yı kamuoyunun önünde tartışmaya açtı.
Takipçilerine şikayet etti.
O paylaşımda: ‘Sultanbeyli Aydos Sosyal Tesisleri’nin tadilat harcamasıyla ilgili soru önergesi vermiştim. Önergedeki detaylar, sorular, basında haber olarak yer aldı. Ancak bu gazete, hiç demeç vermediğim halde, benim ağzımdan bazı bilgilerle konuyu manşete taşımış. Bu medya etiğine aykırıdır..’
Diyordu Vekil Tanal.
*
Ben de ‘Sayın milletvekil.... Gerçekten bu paylaşımı yaparken ayağınız yere basıyor muydu? Bir milletvekilinin TBMM'ye verdiği soru önergesinin her zaman haber değeri vardır ve bu önerge dünyanın her yerinde haber olur... Ne yazık ki dünyanın başka bir yerinde bu durumu haber yapan gazeteyi takipçilerine şikayet eden başka bir milletvekili bulamazsınız...Yazık çok yazık..!
Diyerek sosyal medyadan kendisine cevap verdim.
Şimdi ise buradan sitemlerimi ve üzüntülerimi belirterek bu güzel ülkemde, 
Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir siyasi partide milletvekilliği kimlere kalmış, vekillik ile şovmenlik bir birine karıştırılmış diyerek bir kez daha üzüntülerimi sizlerle paylaşıyorum.

mahmut tanal


Bakın bunları yazmaktan gerçekten hicap duymaktayım.
Çünkü karşınızdaki kişi hem avukat hem milletvekili.
Hani bir sefere mahsup vekil de değil beyefendi.
24, 25 ve 26. Dönemde İstanbul Milletvekili seçilmiş.
Hani burada Anayasanın 28 maddesinde basın ile ilgili ifadeler nedir?
5187 sayılı Basın Kanunu ne der, ne söyler?
Bunları burada yazmak ve söylemek ancak ortada bir basın yolu ile suç unsuru varsa, hakaret vari ifadeler varsa, basın meslek kurallarına aykırı durum varsa izah edilebilinir.
Ama ortada öyle bir durum olmamakla birlikte sadece ve sadece milletvekili tarafından gelen bir mailin hem de TMMM’ye verilen önergeyi ifade eden mailin haberleşmesi     durumu var.
Ve buna rağmen Milletvekili ‘… Ancak bu gazete, hiç demeç vermediğim halde, benim ağzımdan bazı bilgilerle konuyu manşete taşımış. Bu medya etiğine aykırıdır..’
Diyecek kadar boşluğa düşmüştür.
Bu gazeteye emek veren onlarca basın mensubunu üzmüştür.
Bu gazeteyi ciddiye alarak okuyan okurlarını yanlış bilgilendirmiştir.
Kendisine oy vererek o makama taşıyan seçmenlerine yakışmayacak ifadeler kullanmıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin her ferdinden, vekilinden sıradan üyesine kadar çok şey bekleyen birisi olan bu satırların yazarını fazlasıyla üzmüştür…
*
Umarım bu durum bir çok milletvekiline ve basın mensubuna birçok şey gösterir.
Umarım bu durumu Milletvekili Tanal da iyi anlar ve analiz eder, Gazete Damga’yı görevini yaptığı için taktir etmek zorunda olmasa da suçlamaz, hakaret etmez, kamuoyu önünde tartışmaya açmaz.
Umarım Basın Konseyi gibi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gibi (Biz İstanbul Gazeteciler Derneği olarak bu olayı yönetim kuruluna taşıyacağız) basın meslek örgütleri bu durumu gündeme alarak başka mağduriyetlerin yaşanmaması ve milletvekili gibi bir görevde bulunanların basın ile alakalı doğru bilgilendirilmeleri için bir açıklamalarda bulunurlar….
*
İyi haftalar diliyorum…

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.