20.10.2021, 05:43

Modifiye insanlar

Doğacak çocuğunuzun göz rengi, saç rengi, boyu gibi özelliklerini doğmadan önce öğrenip değiştirmek ister miydiniz? Yoksa her şeyi genlerinize mi bırakırdınız? Belki siz istemiyor olsanız da günün birinde başkaları doğacak çocuklarının bu tarz özelliklerini seçebilirler.

CRISPR adlı bir teknolojiden önceki bir yazımda da bahsetmiştim. Böyle bir “gen düzenleme” teknolojisi canlıların genetik kodlarını değiştirip belirli hastalıkları iyileştirmede veya bir hastalığa karşı bağışıklık kazandırmada, yaşlanmayla savaşmak gibi konularda kullanılabiliyor. Bu yazıda teknik kısımdan çok etik kısımdan bahsetmek istiyorum.

Çocuğunuz doğmadan önce bir test yaptırdığınızı, doğacak çocuğunuzun yaşayacağı sağlık sıkıntılarını ve hastalıklarını önceden haber aldığınızı hayal edin. Doktor size gülümseyerek daha çocuk doğmadan bu hastalıkları engelleyebileceğinizin müjdesini veriyor, tek yapmanız gerekense onaylamanız. Elbette birçok aile çocuğunun acı çekmesini ve kötü bir hayat yaşamasını istemeyeceğinden kabul edecektir diye düşünüyorum. Eğer bu size oldukça yabancı geldiyse, bunun benzeri zaten bugünkü dünyamızda sürekli olan bir şey. Örneğin doğacak bebeğin Down sendromlu olduğu öğrenildiğinde hamilelik %90 oranında sonlandırılıyor. Yani doğacak çocuğun genetik olarak sağlıklı olup olmadığını zaten önceden öğrenip buna göre hareket etmek çoktandır var. Etik açısından kararsız kaldıysanız bir de bunu düşünün.

Peki insanlar burada duracak mı? Olumsuz durumları tedavi etmek gibi küçük düzenlemelerle başlayıp göz rengi/saç tipi seçme gibi kozmetik düzenlemelerle devam edecektir. Kimilerine göre mavi gözlü olmamak da bir olumsuz durumdur, bir diğerine göreyse kısa olmak en az bir genetik hastalık kadar hayatını kötü etkiliyor olabilir. Ailenizde olan genetik bir rahatsızlığı çocuğunuz doğmadan önce kontrol altına aldıysanız, mümkünse çocuğunuz neden daha uzun olmasın? Kas yapısını güçlendirmek ve daha atletik olmasını sağlamak gibi seçenekler de olacaktır. Daha da ileri gidersek, belki de uzun yıllar sonra reklam panolarında “Çocuğunuz doğuştan sporcu olsun!” gibi reklamlar görebiliriz. Bunlar sadece küçük örnekler.

Eline bir katalog uzatıldığında sanki bir oyunda karakter yaratırmış gibi insan tasarlamak çoğu kişi için eğlenceli olur, bunun gerçek hayatta mümkün olduğu bir gelecekse heyecan verici olduğu kadar aynı zamanda ürkütücü de olacaktır. Bugün bile insanlar arasındaki eşitsizlik çok büyük bir sorunken, gelecekte bu eşitsizliğin insanların genlerine kadar indiğini düşünün. Şimdilik böyle bir dünyada yaşamıyoruz, ancak böyle bir teknolojiyi hayal ederken bile hayatın nasıl olacağını, toplumu nasıl değiştireceğini ve ne tarz etik problemlere neden olacağını tahmin edebiliriz. Tam olarak bu konuyu işleyen ve benim yazıma da ilham kaynağı olan Gattaca filminde böyle bir geleceğin insan hayatını nasıl etkilediğini görebiliyoruz.

Yorumlar (0)