03.10.2018, 20:01

Muhalefetin görevi muhalefet etmemek mi?

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba… Çeşitli sebeplerden dolayı ara verdiğim yazılarımla tekrar sizlerle birlikte olacağım için ilk günkü gibi heyecan duyuyorum.  Yeniden merhaba…
Arnavutköy entresan bir ilçe, entresan olmasının yanında gün geçmiyor ki ilginçlikler yaşanmasın. Son günlerde Gazetemizde sürekli manşet olan Arnavutköy Belediyesinde yaşananlar tabiri caiz ise mısırdaki “Sağır Sultan’a” kadar ulaştı. 
Bugün sizlere Arnavutköy Belediyesinde yaşanan “Makam aracı” skandalı ile ilgili kısa bilgi vereceğim. Efendim, Arnavutköy Belediye Başkanı A.Haşim Baltacı’nın biricik oğlu A.Ömer Baltacı, babasının makam aracını alır, tabii yakıtı ve kira bedelini Arnavutköy Belediyesinin kasası karşılamak şartı ile. Bu gencimiz İstanbul sokaklarında yazın hummalı sıcağında arz-ı endam ederken nasıl olduysa olmuş, ki kesin “Dış güçlerin” işidir. Kırmızı ışıkta geçer, trafik polisleri A.Ömer Baltacı’nın kullandığı Vito marka Mercedes minibüsü çevirirler ve 235 TL ceza yazarlar. Daha fazla detaya girmeye gerek olmadığını düşünerekten, oğul Baltacı, cezayı kendi adına yazdırır ama cezayı ödemez. Olay daha sonra önce Damga Gazetesine yansır, ardından Ulusal Medya ve çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşılır. Buraya kadar her şey güzel. 
İşin asıl vahim tarafı ne biliyor musunuz sevgili okuyucularım? Arnavutköy’de hemen her partinin ilçe Başkanları mevcut, bir kısmının kapıları her gün açık, bir kısmı kısmen açık, bir kısmı ise seçimden seçime açık. Bendeniz konu hakkındaki görüşlerini almak için İlçe Başkanlarının kapısını aşındırmama rağmen, bazı partiler benden utanmasalar yazılan cezanın makbuzunu göstermemi isteyecekler. Bazıları kurulan ittifak gerekçesi ile konuşmamak için bin bir taklalar attılar. Bir kısmı haberi yazdığımız için neredeyse bizi suçlayacaklar. İnternet erişiminin kapalı olmasından dolayı “Muhalefet’in” kelime anlamını öğrenmek için “Vikipedi” ye giremedim. Türk Dil Kurumunun sitesinden “Muhalefet’in ne anlama geldiğini öğrendim. TDK. Na göre muhalefetin anlamı üç manada imiş.  1- “Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık”. Demek miş.
2. “Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu” 3.ncü anlamı da; “Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler” demekmiş. Ben söylemedim bu anlamları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi dil kurumu TDK. Söylüyor. 
Lafı fazla uzatmadan soruyorum; Muhalefetin görevi nedir? Çeşitli kişisel veya kurumsal çıkarlardan dolayı ki siz o sebeplerin ne olduğunu eminim benden daha iyi biliyorsunuz. Muhalefet ediyormuş gibi yaparak kıvırmak mıdır?
Yapılan yanlışlara karşı halkın ve partisinin çıkarlarını savunarak dik durmak mıdır? Yoksa Muhalefet etmemek midir? Yorum sizin…

Fatoş Deniz’e baskı yapıldı mı?
Gelelim ikinci önemli konuya; Kendi Partisi Ak Parti içerisinden bir kısım isimin Fatoş Deniz hakkında “Ak Parti içerisindeki AKP’li” diye fısıldadıkları Ak Parti Arnavutköy Belediye Meclis üyesi Fatoş Denizi sanırım tanımayanınız yoktur… Hani geçtiğimiz Eylül ayı meclis toplantısında mecliste bombanın pimini çekerek kendi partisine üç tane zımba gibi soru soran ve Meclisteki arkadaşlarını zora soktuğu söylenen Fatoş Deniz…
Hatırlanacağı gibi Fatoş Deniz geçtiğimiz Eylül ayı Meclis toplantısı bitmeden hemen önce çoğunluğu kendi partisinden olan meclise tabir-i caiz ise kan kusturucu soru soran bu “Ablamız’a” kulağıma gelen fısıltılara göre meclis içinden ve ilçe teşkilatından bazı isimler gizlice görüşerek, bu önergeyi ne amaçla verdiği sorulmuş. Soru soran isimleri de biliyorum. O bilgi şimdilik bende kalsın. Gerçekten Fatoş Deniz’e kendi parti yöneticileri tarafından önergeyi geri çekmesi yönünde baskı yapıldı mı yapılmadı mı? Bana gelen bilgilere göre yapılmış.
Arnavutköy Belediyesinde çalışan personelin haklarını gündeme getiren bu “Yiğit Kadın’a” kimler neden ne amaçla baskı yapmış olabilirler bilmiyorum. Ama yapılan hareket tamamen yanlıştır, ayıptır. 

Yorumlar (0)