Gazetemizin 3 Mart Cumartesi günkü manşetinde ‘Hemşoluk üzerinden siyaset mühendisliği’ başlığı ile yayınlanan haber oldukça ses getirdi.

Birçok okurumuz ve arkadaşım konu ile ilgili arayınca bir iki söz söyleme hakkım doğduğunu düşünerek bu yazıyı kaleme aldım.

Sözlerimin hemen başında şunu açıkça söyleyeyim ki; gün gelecek hiç birimiz şuralıyım, buralıyım, oralıyım ve ya, sen şuralısın, o oralı, bu buralı tanımlamalarını yapmayacağız.

Yaparsak yadırganacağız.

Yapanları ayıplayacağız.

*

Adı geçen haberde arkadaşımız Cengiz Alçayır’a beyanat veren, Esenyurt Belediyesi Meclis Başkanvekilliği görevini yürüten AK Partili Meclis üyesi Emin Batmazoğlu bu beyanında ne diyordu:

“Türkiye’nin her şehri ve bölgesi bizim. Hepimiz başka illerden Esenyurt’a geldik ama yıllardır burada yaşıyoruz. Çocuklarımız burada doğdu, onlar, artık Esenyurtlu. Siyasetteki referansımız, kimliğimiz, doğduğumuz şehirler değil, liyakat ve insan kimliği olmalı. Biz makro siyaset değil, Esenyurt ölçeğinde mikro siyaset yapıyoruz. O nedenle de Esenyurtlu olma bilinciyle Esenyurt için hizmet yapmalıyız. Eğer liyakatları üst seviyede ise isterse yöneticilerin tamamı aynı şehirden olsun bizim için sorun teşkil etmez. Tek kriterimiz insan ve o işi yapmaya ehil olması…

*

Batmazoğlu gibileri neler rahatsız etmişti.

Veya ne gibi kaygılar sarmıştı.

Aslında birçoğumuz aynı şeylerden rahatsızız.

Kaygılıyız.

Tedirginiz.

Veya en azından bu tür gelişmelerin yaşanmasını yaşadığımız kentte istemiyoruz.

*

Ne demek sen Karslısın şöyle geç.

Ben Erzurumluyum şuraya geçeceğim.

O Bayburtlu orada dursun.

Şu Samsunlu şuradan şuraya geçemez!

*

Arkadaşlar artık bu ifadeler ve bu söylemler çok çok geride kaldı.

Bakın mesela Esenyurt’ta ilk hemşehri dayanışmasının sebebi 80’li yıllarda, daha 1989 yılında Esenyurt ilk belediye olduğunda seçimleri kazanan Dr. Gürbüz Çapan’ın Karslı oluşundan ve bu yerel seçimdeki başarıyı Çapan’ın hemşehrilerinin sahiplenmesinden mütevellitti.

Sonraları Gürbüz Çapan her ne kadar hemşehri dayanışmasının büyük kentlerdeki olumsuzluklarını dillendirmeye kalksa da derdini fazla anlatamadığından sonraları bu dert onu koltuğundan da etti.

*

Bir anlamda ‘Seni oraya biz getirdik’ diyen hemşehrileri, ‘nasıl getirdiysek öyle de göndeririz’ söylemi ile son seçimlerde Gürbüz Çapan’a ve partisine oy vermediği gibi, Çapan’ın karşısına çıkan dört büyük partinin adayını da Karslılardan seçerek ne denli kinlendiklerini göstermiş oldular.

*

Aynı Çapan bu günlerde benim bu tespitime ne kadar katılır bilemesem de hemşo dayanışmasının her fert için ciddi handikapları da olduğu konusunda hemfikir olduğumuzdan eminim.

Ne yazık ki aynı hemşo dayanışmasının bugünlerde de bazı kişilere ne kadar zararı olduğuna hem Kadir Çakır olayından hem de Kadıoğlu’ndan boşalan koltuğa aday olan 3-4 tane Karslı adayların çekişmesinden dolayı bir defa daha şahit olduk.

Kadir Çakır hemşehrisi Murat Alatepe’nin de Erzurumlu oluşundan dolayı AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı koltuğundan feragat ederken, Gürbüz Süleymanoğlu, Gazanfer  Karakaş, Togay Çoban gibi isimler ise aynı memleketli olduklarından dolayı bazı handikaplar yaşadılar.

*

Hadi şimdi Esenyurt’un yeni belediye başkanı Ali Murat Alatepe’nin de anne tarafından Kars Sarıkamış’tan geldiği bilgisini vereyim bakalım ne olacak.

Alatepe ile sohbetimizde, E-Devlet soy ağacı sorgulamasında anne tarafından ninesinin Sarıkamış’ta doğduğunu ilettiğinde kendisine de söylemiştim; ‘Eyvah Esenyurt’u yine Karslılar yönetiyor’ diye.

Çünkü Necmi Kadıoğlu’da ilk göreve geldiği yıllarda bana; ‘Ben senden çok Karslıyım, çünkü rahmetli dedem ve babamla birlikte Kars’ta çok ticaret yaptık’ demişti.

*

Sözün özüne gelecek olursak değerli arkadaşlar.

Şuralı veya buralığı bir tarafa bırakalım.

Nicelikler evet olmalı, ancak; bizleri geleceğe taşıyacak, kentimizi güzelleştirecek, ülkemizi kalkındıracak, çocuklarımızı geliştirecek, doğamızı koruyacak, tüm canlılara sahip çıkacak, her memleketin insanına eşit ve adil hisme götürecek kişilerin ‘nitelikli’ kişiler arasından çıkacağını asla ve asla unutmayalım.

*

Hemşehrilerimiz ile gülelim, oynayalım, sarılalım, özlem giderelim.

Hemşehri kültürümüzü sonsuza kadar koruyalım.

Hemşehri dayanışmalarımızı, yöresel kültürlerimiz kapsamında her zaman her yerde yaşayalım, yaşatalım.

Ancak yöneticilerimizi seçerken, sorumluluk sahiplerimizi belirlerken, vekillerimizi atarken, kentimizi koruyacak, kollayacak, kişileri belirlerken, nereli olduğuna değil, kim olduğuna bakalım.

Başarılarına bakalım.

Eğitimine bakalım.

Kalitesine bakalım.

Kabiliyetine bakalım.

Vicdanına bakalım.

Merhametine bakalım.

Bilgi ve birikimine bakalım.

Rengine, tipine, boyuna, posuna değil.

O işin ehli olup olmadığına, o işi yapmaya aday doğru kişi olup olmadığına bakalım ve öyle tercihimizi yapalım…

İyi haftalar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Çekmeceliali 5 ay önce

Bizler bir birimizi saf insan olarak görüpte sevdiğimizde, aklın bilimin aydınlığında dünyalılar olarak güzel yarınlar inşa edebiliriz. Bende bir insan olmaya geldim