11.12.2018, 06:23

Niyetler nerede gizli?

Hep niyet ediliyor ya… Niyet etmek nedir? Yapmak istediğimiz şeyler mi?
Düşünceler mi? Düşünceleri hayata geçirmekle ve geçirmemekle alakalı mı?
Evet düşüncelerdeki sözler, hayatımıza yön veren niyetler!
Düşüncelerdeki niyeti, akılla birlikte harekete geçirmekle bağlantısını inceliyorum da…Çocuklarla yaptığımız nefesli çalışmalarda onların nefeslerini takip ettikten sonraki değişikliği gözlemledim. Derse başlamadan önce aklından geçeni o an uygularken ki huysuzluğundan hiçbir eser kalmadığını görmem biz büyüklerin hallerini tüm gerçekliğiyle tekrar hatırlattı.
İnkâr edilmez bir gerçek var. Sözlerimizi, düşüncelerimi hayata geçiriyoruz bu kesin. Her düşüncemizi yapmalı mıyız? Bize faydası olabilir, ya diğerlerine zararı olacaksa…Nasıl doğrusunu hayata geçiririz ki?
Yaşadığımız çok üzücü kötü şeyler yalnız bizlerin değil başkalarının da yanlış niyetlerini hayata geçirmelerinden olmuyor mu?
En zararlısı da yanlış sözcükleri düşünceyle dile getirmek…Yanlışları telaffuz ettiğimizde bir şekilde o yanlışları yaşantımızın içinde buluyoruz.
Ve bizler buna karşı çıksak da iyi niyetlerimizi hayata geçirip engel olamıyoruz…
Yeni nesiller yetişiyor onları nasıl yönlendiririz iyiye doğruya ve o sayede kendi düşünce dengemizi nasıl     sağlarız?
Doğru ve yararlı olmasını istediğimiz düşünceleri etraflıca anlayıp gözden geçirmekte fayda var…
Geçmişten bugüne kadar insanın verdiği her eser aklın zaferidir! Şimdi yaşamda olan, geleceğimizi biçimlendiren her şeyin de aklın işi olduğu gibi…Fakat küçük, küçük olduğu kadar önemli olan bir nokta var ki bunu hiç es geçmemeli, görmezden gelmemeli. Ancak bu sayede aklın bulduğu gerçek bir zafere ve mucize değerine ulaşılabilir diye düşündüm.
Bu aklı çalıştıran düşüncenin içinde gizli kalan niyettir. Söze dönüşmeyen gizlidir, gizlenir…
Öyle gizlidir ki, kötü bir benzetme olsa da sanki kanser hücresi gibi görülmez.
Eğer doğru düşünce, kararlı ve kesin sevgiyle beslenmezse niyet daha çok gizlenir. En hassas mikroplar görülür niyet görülmez bilinmez. Çünkü şekli biçimi yoktur. Sadece iyiliği ya da kötülüğü vardır.
İyi niyet yaşamımıza adı üstünde iyiliği davet eder. Bizi güzelliklere ulaştırır. Güzel eser veren insan nice yararlı güzelliklerin bize ulamasına yol açar. Başka hayırlı güzelliklerin özünü devamını oluşturur.
Güzel insanlar bu Dünyadan ayrılsalar bile güzellikleri anılır. Anılmayla kalmayıp eserlerinin değerinin içinde     yaşatılır.
Ya kötü niyetliler?
Onlar değil mi Dünya’daki doğal dengelerin sarsılmasına birçok canlı türünün yok edilmesine neden olanlar…
Canlıların doğal yapısına dahi kastedebilirler. Örneğin Köpekler gibi bize dost olmuş varlıkları bize canavarlaştırabilirler.
Evet kötü niyetin insandan insana bulaşıcı bir doğurganlığı olduğu kesin!
Çünkü biz insanlar, telkinlere sözcüklerin gücüne açık olan varlıklarız. Ve ne yazık ki yayılan yanlış düşünce güçlerinden, doğru düşünceye önem veremeyecek kadar hantallaştırıldık.
Kendimizi akıllı sandığımız halde kolaya kaçıveriyoruz. Dikkat ederseniz çoğunun gittiği yere gidiveriyoruz. Dünya yaşan kötülüklerle kötü niyetlerin elinde oyuncak oldu.
Kötülük arttıkça gönüllerini temizleyememiş iyi insanların düşüncelerini etkileyerek köklenip yayılır. Öyle bir an gelir ki, düşünceler bulanmaya ve donmaya başlar. Bu noktada insan dilek ve arzularının faydasızlığı göremez, yaptığıyla başka kötülüklere halka olduğunu, bir iyi halkayı bozup, yok edecek işi yaptığını idrak edemez.
Sonuç zararın büyüğünü yaşayınca anlayacak pişmanlık yaşar. Vicdan azabı çeker mi bilemem. Çekerse de azap ne kadar yoğun olursa olsun, acının toplumda insanda ve dünyada açtığı yaralara merhem olacak güçte olamaz.
Kötülüğü yok edemez. Fakat kötülük yok edilmeli…Kötülük kötülüğüyle kalmamalı etrafa sıçraması         önlenmeli.
Dünyanın her tarafında yarışmalar düzenlenmeli. Yarışmalar, beyin fırtınaları sonucunda en mükemmel iyiye yönelik projelere ödüller verilmeli.
Çocukça, bir saflığı gönlünde saklayan herkese doğru sevgilerinin farkındalığını sağlayan yolu göstermeli. Düşüncelerinin hazmını nefesinin takibiyle tıpkı çocuklar gibi ulaşmalarının yollarını öğrenmeleri sağlanmalı.
Çocukların derste nefeslerini takip ettikten sonra ki düşüncelerini söze dökmelerinin muhteşemliği gibi… Çocuklara neden sormuyoruz ki, uzak kaldığımız saf doğruluğun yolunu açacak fikirlere ulaşabiliriz. O kadar düşündürücü akla gelemeyen sözleri söylüyorlar ki.
Çocuklarımızı eğitirken onlardan alacağımız saf sevgi yolları dünyamızı daha yaşanır hale getirecek hiç         kuşkusuz.
Bu konuyu daha derinden takip edeceğim kesin.
Doğruyu ve sevgi yolunu bulmak adına…

Yorumlar (0)