Ben yazayım da siz nereniz ile gülerseniz gülün ya da alın şapkanızı önünüze 'olur mu böyle bir şey' diye kendi kendinize sorular sorun.. Karar sizin..
Devlet içerisinde bir atama skandalından söz edeceğim size. Hem de ne skandal! Devletten maaş alacaksın, alengirli işlere bulaşacaksın, devlet durumu çakınca da sıkılmadan devlete dava açacaksın ama bu arada müdür yardımcısıyken, müdürlüğe, hatta bölge müdürlüğüne atanacaksın. Yok böyle skandal, yok böyle atama! Bakın dinleyin:

Ah beyefendi ah!
Efendim yazımın kahramanı Nurullah Erem Bey... Sayın Nurullah Erem halihazırda Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü. Olay ise, Erem'in daha Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne ermediği dönemde başlıyor. O zamanlar yani hikayenin start aldığı dönemde, Halkalı Gümrüğü'nde EGR Servisinden sorumlu müdür yardımcısı olan Nurullah Erem bey bir şirketin tescil ve onay işlemlerini yaparken noksan teminatlar nedeniyle serbest dolaşıma giriş beyannamesinden kamu zararına sebebiyet verir. Söz konusu şirketin, ticari işlerini yüzde yüz teminata bağlaması gereken Nurullah Erem Bey ve servisinde çalışan görevliler her nedense bu şirketten yüzde 10 teminat alır. Ah beyefendi ah.. Devam edelim.

Teminatta damping yapmış her nedense?
Efendim Nurullah Erem bey, seri sonu mağazaları gibi teminatta damping yapınca eee devlette keriz değil ya fakirin-fukaranın kursağından geçecek paranın peşine düşer. Hemen Nurullah Erem beyin damping anlayışına karşı müfettiş görevlendirilir. Müfettiş incelemesi, işte gümrüğün üst düzey yetkililerinin incelemeleri falan filan Erem kusurlu bulunur. Denilir ki 'gel kardeşim sen bu kamu zararını öde' İşte bu söz Nurullah Erem beyi çok kızdırır. Alır eline iki A-4 beyaz kağıdı ver elini İstanbul Adliyesi. Basar davayı ekmek yediği devletine (İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü). Dava bakılır nihayetinde 26/04/2018 tarihinde İstanbul 4. İdare Mahkemesi Türk Milleti adına kararını oy birliği ile verir.
Mahkeme heyeti Nurullah Erem Beyin Halkalı'da henüz müdür yardımcısıyken, bir tekstil şirketinin DİİB işinde yüzde yüz teminata bağlaması gereken işi yüzde 10 dampingle bağlamasının suç teşkil ettiğini, ortada kamu zararı olduğunun altını çizerek şöyle der:

KARAR YAZISINDAN
"Kaldı ki davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, ödeme davetinde belirtilen süre içerisinde davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine genel hükümlere göre davacı aleyhine Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/10 esasına kayıtlı alacak davası açıldığı görülmekte; işlemin mahiyeti itibariyle işin esasının incelenmesi olanaklı değildir." Yani diyor ki, mahkeme Nurullah Erem bey İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne dava açmış ama hakkında devlet yüzde 10 damping yaptığı gerekçesiyle alacağını istiyor böyle bir şikayet olur mu diyor. Velhasıl mahkeme asıl sonuç olarak şunu yazıyor: (Büyük harflerle yazmışlar ve bende öyle yazacağım) 
'Davanın incelenmeksizin reddine....'
İşte bütün bunlar olurken..
Evet sevgili okurlarım, evet işte bunlar olurken neler oluyor biliyor musunuz? DİİB'de damping modeline geçen, devlet 'var kamu zararı' deyince soluğu mahkemede alan bizim Nurullah Erem Bey, müdür yardımcılığından müdürlüğe sonra ver elini Antalya Bölge Müdür Yardımcılığı'na en son olarak da Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne getiriliyor. 
Oysaki;
Birr- Bir kamu görevlisi müfettiş soruşturmasında iken terfi alamaz!İkii- Bir kamu görevlisi kendi kurumu ile davalık olursa terfi alamaz!Üç-. Bir kamu görevlisi devleti zarara uğrattı ise terfi alamaz!

Kimler erdirdi sizi bu görevlere?
Şimdi bırakalım Nurullah Erem beyi. Ben bu olayda iki sorunun yanıtını arıyorum.Bunlardan birincisi, devleti zarara uğratan, kurumuna, devlete dava açan Nurullah Erem beyi kim veya kimler bir yerlere erdirdi?İkincisi de, söz konusu olayda devletin kaybı olan binlerce lira nasıl ödenecek? Devam edeceğiz bu         rezalete....
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
c kurt 3 hafta önce

Tebrikler .Ancak siz de, terfi etmenin birinci kuralının pisliğe bulaşmak olduğunu ne zaman anlayacaksınız bakalım.!

Avatar
M.Başkan 3 hafta önce

Türkiyede yazılmayanları yazan cesur kalem tebrikler.