08.05.2021, 06:10

Obezite riski ve metabolik cerrahi

Pandemi döneminde artan obezite riski ve metabolik cerrahi ameliyatı (şeker hastalıgının ameliyatla tedavisi) ile ilgili merak edilenler...

Çağımızın en önemli sorunlarından obezite ve diyabet (şeker) hastalığı pandemi döneminde en çok artan sağlık sorunlarından biri haline geldi. Obezite; halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vucutta yağ kütlesinin, yağsız kütleye oranının fazla olması , bir diğer deyişle kişilerin boylarına göre kilolarının fazla olmasıdır. Obezite ortalama yaşam kalitesini düşüren ve yaşam süresini olumsuz yönde etkileyen, kişilerin hayatında ikinci bir pandemi yaratan mutlaka tedavi edilmesi gereken hastalıktır.

Kişinin obez olmasında birçok faktör rol alır, kişinin yaşam tarzı genetik faktörler çevresel faktörler, sosyo kültürel düzeyi, bunların yanında psikolojik ve biyokimyasal faktörler birbiriyle ilişkili olarak obeziteye neden olur

Her geçen gün dünyada obezite ve diyabetli hasta sayısı artmaktayken Pandemi döneminde bu oran %50 daha da arttı. Ne yazık ki çocuklarımızın anlık haz alımını sağlayan şeker içeriği yüksek, besleyici değeri düşük, kimyasalı bol paketli ürünlerin yanı sıra sırf evdeki çocuğu mutlu etmek adına istenen fastfood tarzı gıdaların tüketimindeki artış, salgın döneminde iyice arttı. Son yıllarda toplumca bilinçlenip bu alışkanlıklardan vazgeçmeye yönelmiş, sağlıklı beslenme ve spora teşvik etme yolunda emin adımlarla ilerlerken bu süreçte kalori alımı da arttı.

Sürekli evde bilgisayar basında ders yapan, mola süresinde yine ekran karsısında gecen uzun saatler stresi arttırdı enerjisini atamayan yetişkinler ve çocuklar daha çok yemeye hantallaşmaya başladı.

Pandeminin uzamasıyla Ailelerin de maddi olarak yaşadıkları sıkıntı evdeki endişeyi stresi korku ve kaygıyı arttırdı buna ek sarf edilemeyen enerjiden , hareketsiz yasamdan ötürü bozulan uyku düzeni de hem yetişkinlerin hem çocukların duygusal aşırı yeme eğilimi göstermesine neden oldu.

Obezite ve özellikle kontrolsüz şeker yüksekliği başta kalp damar hastalıkları , insülin direnci, glikoz intoleransı , görme kaybı, erken puberte, böbrek yetmezliği, karaciğer yağlanması, safra taşı, astım, nöropati dediğimiz sinir hasarına bağlı ellerde ayaklarda yanma uyuşma, denge bozukluğu,ortapedik sorunlar uyku apnesi gibi birçok belirti ve hastalığa yol acıyor.

Tüberküloz, HIV gibi enfeksiyon hastalıkları tüm dünya için tehdit oluşturup, ölüm nedenleri içinde ilk sıralarda yer alırken bu sıralama hızlı bir şekilde yerini kovid-19 a bıraktı, buna bağlı hareketsizlik ve beslenme düzeninin iyice bozulması nedeniyle %50 artan Diyabet ve neden olduğu komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı da arttı .

Hepimizin spor ve hareket alanları kısıtlandı hatta hayatımızdan tamamen çıkartıldı . Dünya sağlık örgütünün önerdiği ev içi egzersizleri yapmakta özellikle çocukların yapabileceği düzeyde ev işlerinde yardımlaşma da hem aile içi paylaşmayı ve yardımlaşmayı arttıracak hem çocuklarımızı ev ıcınde daha hareketlı olmaya tesvık edecektir.

Hareketsiz kalmanın insan psikolojisine etkisini sporla yenmek mümkün. Egzersizle serotonin ( mutluluk hormonunun) çalışmasını sağlarız. Bağışıklık sistemi ve düzenli spor arasında sıkı bir ilişki vardır düzenli egzersiz, kalp sağlığını güçlendirir, kan basıncını düşürür, vücut ağırlığını kontrol altına almanızı sağlar ve en önemlisi bağışıklık sistemini güçlendirir. Mutluluk , stresi kaygıyı ve endişeyi azaltır bu da hormonlarımızı ve hayatımızı daha yaşanılacak hale getirir. Hastalıkla baş etme yollarından en önemlisi moral, egzersizle motivasyonu destekler ve direnci arttırarak etki gösterir. Tüm bu sebeplerden ötürü güçlü bağışıklık sistemi için ev egzersizlerini ve hareketi hayatımızdan eksik etmeyelim.

Obezite hesaplama yöntemi olarak bilinen: en sık kullanılan yöntem kişinin ağırlığının boyuna bölünmesi ile elde edilen vucut kitle indeksidir. VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (VKİ) 25 üzerinde olanlara fazla kilolu 30 üstünde olması obezite , 40 ın üzerinde olanlara morbid obezite , 50 üzerinde olanlara süper morbid obezite olarak adlandırılmaktadır .

Türkiyede kadınların ortalama % 24,8 , erkelerin % 17,3 si obezdir.

Obezite nin cerrahi tedavisinde;

gerçekçi bir kilo kaybı hedeflenerek obeziteye bağlı hastalıkların oluşumunu engellemek, kişinin yaşam kaltesini ve süresini artırmaktır.

VKİ 25 ila 30 arasında olanlara yani fazla kilolulara endoskopik olarak mide botoks uygulamas

Vki 30-35 arasında olan 1. Derece obez bireylere mide balonu uygulaması

Vki 35-40 olan 2. Derece obez ve insulin direnci kolesterol yüksekliği gibi ek hastalığı olanlara ve vki 40 üstünde olan hastalara obezite cerrahisi yaparak kilo vermeleri , obezitenin neden olduğu hastalıklardan kurtulmaları öneriliryor.

*********

Diğer adı şeker hastalığı olan diyabet, vücutta daha doğrusu kan dolaşımında glukozun yani şekerin normalden fazla olmasına rağmen vucudun kullanamamasıdır. Tıp I ve Tıp II olarak ayrılmaktadır. Vücutta insülin üretiminin olduğu fakat bu insülinin etkisiz kaldığı Tip II diyabet hastalığı obezite ile ilişkilendirilmektedir. Tıbbi değer olarak açlık şekerimizin 126 dan yüksek, tokluk 2. Saat şekerimizin 200 üstünde olmasıyla şeker hastalığı tanısını koyuyoruz. Dünya genelinde hastaların cogunda görülen Tıp II diyabette insülin direnci görülmektedir. Sağlıklı kişilerde mideden salgılanan bir hormon ile kişi açlık hisseder ve yemek yer. Yediği yemekle mide duvarı gerilince beyine giden uyarı sonucunda mide hormon salgılamayı durdurur ve kişi doymaya başlar. Bu sırada gıdalar barsaklara geçip sindirilmeye ve emilmeye başlar. Sağlıklı kişilerde ince barsağın son kısımlarına sindirilmemiş gıdalar da rahatlıkla ulaşabilmektedir. Sindirilmemiş gıdalar buradan glp-1 hormonunun salgılanmasana vesile olur. Bu hormonda pankreastan daha aktif insülin salınmasını sağlar ve kan şekeri kontrol altına alınırken, Obez kişilerin midesi daha büyük ve açlık hormonu salgısı daha fazladır. Bu kişiler doymak için porsiyonlarını büyütür veya daha sık yemek zorunda kalırlar. Ayrıca obez kişilerin barsak boyu ve gıda emilimini sağlayan villus sayısı daha da artar. Böylece ince barsağın son kısmına sindirilmemiş gıda ulaşamaz ve glp-1 hormonu aktive olamaz, sonuç olarakta pankreastaki insülin aktif salınamayacağı için insülin direncininde etkisiyle kan şekeri yükselir bunun sonucunda şeker hastalığı başlar.

Kontrolsüz diyabet, kan şekeri yüksekliği yanında trigliserid yüksekliği iyi kolesterol düşüklüğü ve kötü kolesterol yüksekliği ile seyrederek zamanla başta kalp ve damar sistemi olmak üzere, böbrek rahatsızlıkları , sinir sistemi, ayak rahatsızlıkları , felç , göz rahatsızlıkları görme kaybı … (retinopati, nefropati, noropati, kroner arter hastalıkları…) gibi vücudun bütün sistemlerini etkileyen komplikasyonları beraberinde getirir.

Ayrıca, şeker hastalarında enfeksiyon gelişme riski, şeker hastası olmayanlara oranla daha yüksektir. Kalp hastalıkların görülme sıklığı ve buna bağlı ölüm oranları diyabetli bireylerde, diyabeti olmayan yaşıtlarına kıyasla 2-8 kat daha yüksektir . Tüm dünyada böbrek yetersizliğinin ve travma-dışı uzuv kayıplarının en sık nedeni şeker hastalığıdır. Özellikle gelişmiş ülkelerde diyabet en sık görme kaybı ve körlük nedenlerinden biridir.

Halk arasında diyabet ya da şeker ameliyatı olarak da bilinen metabolik cerrahi hem diyabetin hem de obezitenin aynı anda kontrol altına alınabilmesini sağlayan ameliyatları içermektedir. Tip II diyabette ilaçlar ve diğer tedaviler hastalığı tamamen tedavi etmek için değil kontrol altında tutmak için kullanılırken uygun hastalarda metabolik cerrahi işlemleri uygulanarak Tip II diyabet tedavisinde kesin sonuçlar alınabılmekte, hastaların insulin ve hap kullanımını bırakmaları daha özgür ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri şeker hastalığından kurtulmaları sağlanmaktadır .

Ülkemizde yaklaşık 10 yıldır bu ameliyatlar yapılmakta olup metabolik cerrahi yöntemi ile şeker hastalarının yaşadığı zor süreçlerin sona erdiğini gözlemlenmektedir . Metabolik cerrahi ameliyatı ile şeker hastalarının bu kronik ve zorlu hastalıktan ve bu hastalığa bağlı komplikasyonlardan ortaya çıkan diğer hastalıklarında hipertansiyon, kilo fazlalığı (obezite), kolesterol yüksekliği, uyku apnesi ve nöropati gibi hastalıklardan da kurtulup böbrek hasarı gibi .. iyileştirilmesi ile hastaların yaşam süreleri uzamakta ve hayat kaliteleri artmaktadıri.

İnsülin deposunu tüketmemiş yeterli insülin deposu olan, ilaç ve insülin tedavisi ile şekeri istenen sağlıklı seviyeye geriletemeyen şeker hastaların %90'ında başarı elde ediliyor

Ameliyatı kapalı denilen laparoskopik yöntemle ile yapılıyor . Yaklaşık 2,5 saat süren ameliyatın ardından hastalar aynı gün kalkıp yürüyor ve su içiyorlar. Ortalama 5 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu ediliyor.

Ameliyat sonrası bir ay boyunca şeker seviyelerini kontrol ediyor bir ayın sonunda şeker seviyelerini ölçmeyi de bırakıyorlar.

Kilo fazlalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağları yüksekliği (kolestrol ve trigliserid), karaciğer yağlanması ile seyreden hastalıklar bütününe metabolik sendrom denir. metabolik cerrahi ameliyatı , şeker hastalığının ameliyatı olarak bilinse de , metabolik sendromu oluşturan tüm hastalıkların da tedavisini içeren Şeker seviyelerini hiç ilaç kullanmadan normal seviyelerde tutmayı hızlı kılo vermeyi

İnsülin takviyesi olmadan yaşamlarını sürdürebilme

Uyku apnesi , hipertansiyon, reflü gibi rahatsızlıkların ortadan kalması

kolostrolun normal değerlerde seyretmesini amaçlayan ameliyattır,

sadece tip 2 şeker hastalarına uygulanıyor.

TİP 1 şeker hastaları bu ameliyattan fayda görmez.

Metabolik cerrahinin obezite cerrahisinden en temel farkı morbid obez olmayan bireylerede yapılabiliyor olması.

Dikkat edilmesi gerekenler

*Yaşam tarzı değişiklikleri, diyet , egzersiz ,ilaç ve insulin kullanımına rağmen şekeri istenen seviyeye düşmeyen (kontrol altına alınamayan) hastalar (Kilodan bağımsız).

* Şeker hastası olup ciddi kilo problemi olanlar ( vki 35 üstünde olanlar) ameliyata adaydırlar. Şeker hastalarının ameliyattan fayda görmesi için belli bir düzeyde insulin deposuna ve insulin aktivitesine sahip olması gerekir. Sabah aç karnına yapılan kan testleri ve sonrasında yapılan kahvaltı dan 1 saat sonr ki kan testleri ile kişinin ameliyattan fayda görüp göremeyeceği tespit edilir.

2 günlük detaylı bir check up yaptıktan sonra uygunsa kişi ameliyat olabilir.

Endoskopi , kan tetkikleri, karın Ultrasonu, boyun ve bacak Dobler Ultrasonografisi, Kemik sintigrafisi, Kardiyoloji muaynesi ,göz muayenesi, göğüs hastalıkları muayenesi , diyetisyen muayenesi, Kadın doğum ve üroloji muayenesi, anestezi muayenesi ( ameliyatı yapan doktorunuz dışında 8 doktor daha sizi ameliyata hazırlar) Ameliyttan 2 gün önce sıvı diyet yapılır.

1 gün önce gece 12 ye kadar yemek yenebilir.

Ameliyat Genel Anestezi altında uygulanır. Ameliyattan 6 saat sonra hasta su içmeye başlar. Ameliyat sonrası ilk bir ay diyetisyen kontrolünde yemek listesi verilir. 3-4 hafta katı gıda tüketmezler ancak 5., 6. Haftadan sonra herhangi bir kısıtlama olmadan istenen yemekler yenebilir.

aparoskopik (kapalı) yöntem uygulanır. Hastanın kilosuna göre 5-6 adet küçük delikten ameliyat işlemi gerçekleştirilir. Şeker ameliyatında Ameliyatlar genellikle 2.5- 3 saat kadar sürmektedir. Hastanın ameliyata hazırlanması ve uyutulması 20-25 dk. ve hastanın ameliyattan sonra uyandırılması da 20-25 dk. kadar sürmektedir. Hasta 4-6 saat sonra yürüyebilmektedir. 2-3 gün sonra tüm kişüsel ihtiyaçlarını tek başına yapabilmektedir. Ameliyat sonrası hastalarımız 5 gün hastane de kalır.

Masa başı iş yapanlar taburcu olduktan 1 hafta sonra iş başı yapabilir. Ağır işte çalışanlara 20 gün istirahat öneriyoruz. Yurt dışından gelen hastaların Minimum 15 gün kalış süresi vardır. İlk 2 gün ameliyat öncesi hazırlıklar, ameliyat ve sorasında 5 gün hastanede yatış, taburcu olduktan sonra 7. gün kontrol sonrası doktorun değerlendirmesi ile ülkesine dönebilir. Hastaların %90 üzerinde taburcu olurken ilaç kullanmayı bırakırlar. Bazı hastalarımız ise kontrol amaçlı 1 ay düşük dozda sadece şeker hapı kullanabilir. Ameliyat sonrası 1.,3., 6., 9. Ve 12 . ayda kan tetkikleri ile birlikte hasta değerlendirilir. Sonrasında ise 6 ve 12 aylık takipler yapılır

Tip II diyabet hastalarına uygulanan metabolik cerrahi operasyonlardan bazı hasta grupları yararlanamıyor. Vücut kitle indeksi 30’un altında olan kişiler, pankreasta yeterince insülin bulunmayan kişiler, şeker hastalığına bağlı organ fonksiyon kayıpları olanlarla, ağır psikiyatrik hastalığı olan hastalara metabolik cerrahi işlemleri uygulanmamaktadır.

Yorumlar (0)