21.11.2019, 13:16

Ölüm bir kaderdir... Ve hayatın kendisidir...

Hiçbir şey yoktan var olmaz... Hiçbir şey aynı kalmaz, her şey değişir ve başka bir şeye dönüşür... Ölüm başka bir şeye dönüşmenin adıdır. Yani kaderdir...

Ölüm bir kaderdir... Ve hayatın kendisidir...

Bir hastane odasında... Aynı anda umudu aynı anda kaygıyı hissetmek...

Bütün gün oda ayarlanacak diye bekle, gece 20.30'da oda bul, ambulans ayarla ve apar topar hastaneye gel...

Evde olsaydı kaybedeceğimize şahitlik ettiğim, hastanede olduğu için acil müdahale ve saat 04.00 civarında yoğun bakıma alınan babam...

Kader...

***

Odada yapılan iğnelere, alınan kanlara, diğer alınan şeylere isyan ediyor babam… Oksijen yeterli gitmiyor vücuda... Solunum zorluyor, enfeksiyonu arttı... Hayati fonksiyonları durma noktasında...

Babam da isyan ediyor... Sürekli sorun çıkartıyor... Hiçbir şey istemediğini söylüyor, ayağa kalkmak ve gitmek istediğini söylüyor. Mücadele ediyoruz ben takıyorum o kızarak çıkartıyor...

Ayağa kalkamayacağını ve gezemeyeceğini söylüyorum, "neden?" diyor…

Haklı; Neden?

Asıl soru şu. Eve gitmek ve ayağa kalkmak isteyen bir adama eve gidemeyeceğini, ayağa kalkamayacağını neden söylüyoruz ki… Onun hayatı değil mi? Karar veremeyecek mi?

Hem evet hem hayır... Bu da kader...

***

Kendisine anlatamıyorum, hastalığını...

Artık "ayağa kalkmakta zorluk çekeceğini ve çok acı çekeceğini" diyemiyorum. Kanser olduğunu anlatamıyorum... Ancak rahatsızlığının geçebilmesi ve tedavi için yapılanların gerekli olduğunu da biliyor.

30 gün önce hastaneye yatarken, perşembe akşamı hastaneye kaldırırken de zorluk çıkarmadı. Eve geldiği için de çok mutlu olmuştu.

***

Tam 30 gün önce hani “pire gibi” derler ya öyle dinç olan babam, hastaneye yatırdığımız ve tanı konulduktan sonra resmen çöktü.

Çağımızın vebası... Diz çöktürüyor en güçlü, dağ gibi adamlara bile...

***

Saat 06.00'da yaklaşık 6 saat kaldığı odasındaki eşyalarını arabaya tam üç seferde taşıyorum... Bagaj yetmedi arka koltuğa da koydum. Eşyaları taşırken hem tebessüm ettim hem acı acı güldüm... Bu kadar eşya getirilir mi hastaneye diye...

Bu da kader...

***

Çocukken dua ederdim yatınca... "Allah’ım annemin ve babamın ölümünü gösterme" diye...Anneme şahitlik ettim, görünen o ki babama da şahitlik edeceğim.

Anne ve babalar da çocukları için aynı duayı etmişlerdir. Ki bende babayım ve şimdi aynı duayı ve temenniyi ediyorum.. “Allah’ım çocuklarımın acısını gösterme" diye...

Bu da kader...

***

Babam yoğun bakıma kaldırıldığında tanıklığıma not düşebilmek için, yukarıda ki, satırları arabanın içinden yazmıştım.

Şimdi bu satırları, babamın cenazesinin kaldırdıktan bir gün sonrasında gazetede yazıyorum.

Perşembe akşamı saat 22.30'da hastaneye yatırdığımızda doktorlarla ve hemşirelerle şakalaşan babam yaklaşık 6 saat sonra apar topar yoğun bakıma kaldırıldı. Pazar akşamı ise hakkın rahmetine kavuştu.

Babamla, kendisinde olarak son geceyi beraber geçirdik.

Yoğun bakımda da; Emine, Hediye ve oğlum Can’la beraber son kez gördük.

Emine, babamın başucunda, hem saçlarını hem ellerini tutarak, “babam ikizlerin geldi” diyerek seviyordu.

Yoğun bakımda babamın iki gözünden de yaşlar dökülüyor. Emine'nin söylediklerini hissediyor. Ve o an son anları...

Yaklaşık saat 20.50 civarında kaybediyoruz. Biz yoğun bakımdan çıkamayacağını biliyoruz bilmesine de yine de bir mucizeye tanıklık etmek istiyoruz.

***

Babam ailenin son ferdiydi. Altı kardeşin sonuncusu... Öğreniyordum ki, 4 erkek kardeşte kasım ayında hayata veda etmişlerdi.

Bu da kaderdi.

***

Sosyal medyadan, telefondan inanın binlerce insan aradı ve mesaj iletti acımızı paylaştı. Cenazesinde babamın sevenleri ve dostlarımız yalnız bırakmadı...

Derler ya; “Acılar paylaşıldıkça azalır, mutluluk ise paylaştıkça çoğalır” diye. Bir kez daha şahitlik ediyorum; acımızın dostlarımızın, babamın sevenleri sayesinde azaldığını...

***

Evet, hiçbir şey yoktan var olmuyor, vardan da yok olmuyor. Hayatın işleyişi böyle... Bir su taneciğinden oluyor, doğuyor ve yaşıyor ve ölüyoruz. O kaçınılmaz sonla herhangi bir nedenle buluşuyoruz. O buluşma hayatı anlamlı kılıyor belki de...

En acılı günümüzde yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız...

Babamın mekanı cennet olsun... Sevenlerinin başı bir sağ olsun...

Son söz: Ne diyor şair, “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır.”

Kader deme dese de şair, eninde sonunda ister başlangıçta ister üstünde kader hep var.

Not: Kendinde olduğu son gece ve yoğun bakımda son dakikalarında yanında olmak ve mezara onu kollarımda koymak da varmış. Bu da kader…

Tükenmezhaber.com'dan alınmıştır.

Yorumlar (0)