28.11.2021, 08:05

Ölümler sıradanlaştı!

Artık sıradanlaşsa da koronavirüs dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. Türkiye'de her gün ortalama 200 kişi koronavirüsten dolayı hayatını kaybediyor. Fakat geçmişte olduğu gibi artık gündem olmuyor. İnsanlar normal yaşamlarına hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyor.
Tabii koronavirüsün birçok Avrupa ülkesinde yeniden tırmanma eğilimine girdiğini, ayrıca Türkiye’de salgınla mücadele alanında ciddi bir gevşemenin belirdiğini de denkleme dahil ettiğinizde, sert bir türbülansa doğru süratle yol almakta olduğumuzu öngörmek güç değildir.
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Oktay Demirkıran, hastanelerin yoğun bakım servislerinde şimdiden bir “doluluk” sorununun yaşandığını açıkladı. Prof. Demirkıran, “Bize gelen bilgiler, yoğun bakımlarda Türkiye çapında bir doluluğun yaşanmakta olduğunu gösteriyor. Bazı şehirlerde yoğun bakım ünitelerinin yüzde 100 oranında dolu olduğunu, bu nedenle yeni servislerin açıldığını, bazı şehirlerimizde ise doluluğun yüzde 75-80’lerde seyrettiğini görüyoruz” diye konuşuyor. Yoğun bakım servislerindeki vakalarla aşılama arasındaki ilişkiye de dikkat çekmeliyiz. Prof. Demirkıran, “Aşılamanın salgınla mücadelede ciddi bir katkı sağladığını” belirterek, “Yoğun bakımlardaki COVID-19 hastalarına baktığımızda, ağırlığı hiç aşı olmamış olanlarla, aşı programını tamamlamamış durumdaki hastalar oluşturuyor” diye ekliyor.

 

Aşısızlar hedefte


İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Demirkıran’a göre, “Yoğun bakımlardaki hastaların yüzde 40-50’si hiç aşı olmamış kişiler. Ancak aşı olmayanlar hastalığı, diğer gruba kıyasla daha ağır ve ölümcül bir eşikte geçiriyorlar.”
Aşı programını tamamlamayanlar, yani A) İlk doz aşıyı olup ikinci doz aşılarını olmayan ya da B) İkisini de yaptırıp üçüncü hatırlatma dozunu yaptırmayan kişiler, hem yeni vakaların ortaya çıkmasında hem de yoğun bakımlardaki doluluğun artmasında azımsanmayacak bir faktör oluyor.
Bu kümede yer alan vatandaşların sayısının hiç de yabana atılmaması gerekiyor. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, 11 Kasım tarihinde yaptığı bir açıklamada “Yaklaşık 8.6 milyon kişi zamanı gelmiş olan ikinci veya üçüncü doz aşısını yaptırmadı. Aşının tam olması, doz sayısına ve dozlar arasındaki sürenin uzamamasına bağlı” demişti.

 

Aralık ayı ağır geçecek


Bu noktada hesaba katmamız gereken önemli bir başka değişken daha devreye giriyor. O da salgının Avrupa’da yeniden tırmanışa geçmesidir. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Danışma Kurulu Üyesi Prof. Levent Akın, eldeki epidemiyolojik veriler doğrultusunda Avrupa’daki vaka artışlarından yaklaşık 1-2 hafta sonra, genellikle de 2-3 hafta sonra Türkiye’deki vakaların da yükseldiğine dikkat çekiyor. Prof. Akın, yaptığı açıklamada “Bu konuda Türkiye biraz daha geriden geliyor. Onun için benim endişem Türkiye’de de bir süre sonra özellikle aralık ayına doğru biz vaka artışını artık 25-30 binlerde tutamayacağız, biraz daha yükselecek” diye konuşuyor.
Kendisinin bu öngörüsünü dayandırdığı hadiselerden biri, dünyada gözlenen koronavirüse karşı kurallara uymama eğiliminin Türkiye’de de yaşanmakta oluşudur. Buna göre, bir yandan bulaş ihtimalini artıracak tüm olaylar, örneğin konserler, kongreler, kalabalık toplantılar aynen devam ederken, insanlar herhangi bir koruyucu önlem almıyorlar, özellikle de maske takmıyorlar. “Bir de aşılama oranları istenilen düzeyde değil. Dolayısıyla toplu halde mücadele yapılmadığı için biz vakaları böyle görüyoruz” diyor Prof. Akın.

Yorumlar (0)