23.08.2021, 10:52

Ölümsüzlük

Bin yıl yaşlı bedeninizle yaşamayı mı tercih ederdiniz, yüz elli yıl genç bedeninizle yaşamayı mı? Yoksa şimdiki ömrünüzden memnun musunuz?

İnsanlar yaşam var olduğundan beri ölümsüzlüğün yollarını aramıştır. Eski çağlarda bu yol simyacılık, büyü gibi doğa üstü şeylerle bulunmaya çalışıldıysa da kimine göre ölümsüzlük daha farklı anlamlarda kendini göstermiştir; bazıları, yaptıkları şeylerle ve yarattıkları eserlerle ölümsüz olmayı denemiştir. Bugün, tarihteki önemli kişileri hatırlıyorsak onlar da bir bakıma ölümsüzlüğü başarmışlardır. Çoktan yitip gitmiş bir yazarın eseri bugün hala her kitapçıda varsa, o yazarın bedeni ölse de düşünceleri ve mirası ölmemiştir.

Ancak bu yazıda bahsetmek istediğim şey, gerçek anlamıyla olan ölümsüzlük. Çoğu insan yaşlılığı hayatın doğal bir parçası, olması gereken bir şey olarak görür. Ancak bilimin de son sürat ilerlemesiyle gitgide daha çok insan yaşlılığın çözülmesi/tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak sınıflandırılması gerektiğini düşünüyor. İnsanlık şimdilerde uzun yaşamın yollarını ararken ömrü uzatmaktan çok, sağlıklı geçirilen gençliği uzatmaya odaklanmış durumda. Sonuçta, bin yaşına kadar yaşamayı belki de herkes ister ama çok azı bin yıl boyunca yaşlı, hasta ve aksayan bir bedende olmayı kabullenir. Şu anki öncelik verimli geçirilen yılların arttırılmasında, yani 80 yaşındayken bile 30 yaşındaki kadar sağlıklı olabilmektedir.

Yakın yıllarda yapılan araştırmalar ve deneylerle fareler üstünde yaşlılığa neden olan etkenleri azaltacak yöntemler denendi ve denenmeye de devam ediliyor. Sonuçlar genellikle olumlu, yine de kesin konuşmak için erken. İnsanlar üstünde yapılacak denemelere kadar yalnızca çıkarımlar yapabiliriz.

Bilimsel detay kısmını geçecek olursak, ilerleyen yıllarda birkaç hap kullanarak veya aşı olarak gençleşmek hiç de imkânsız gözükmüyor. Bilim insanları insan bedeninin aksayıp yavaşlamasına yani yaşlanmaya nelerin sebep olduğunu ve nelerin iyi geldiğini biliyorlar, insan hayatında en kaçınılmaz hastalıkların yaşlanma dolayısıyla ortaya çıktığını da hesaba katarsak, er ya da geç yaşlanma hastalığı “tedavi” edilecek. Bu sonraki beş yılda olmayacak olsa bile şimdi genç olan insanların ömründe muhtemelen bir ölçüde gerçekleşecek bir şey.

Gençlik iksirinin gerçek olduğu bir gelecek hiç de uzak değil.

Yorumlar (0)