Ortadoğu’da yaşanan olumsuzlukların tam ortasındayız. Ve her anlamda bizi içine çekerek karmaşıklaşmaktadır. Ortadoğu denklemini çözmede, özne olmanın ötesinde bölgenin tek hâkimi olmaya çalışan emperyalist devletler ve onların bölgedeki kuklaları, bu coğrafyayı kan gölüne çevirdiler. Yüz binlerce insan öldürüldü, milyonlarcası vatanından ayrılmak zorunda bırakıldı. Kadınlar-kızlar köle pazarlarında satıldı. Kısacası halkların boyunlarındaki kılıç kesmeye devam ediyor.    Ortadoğu’da zulüm üzerine bina edilmek istenen bir sürecin sıcaklığı hala devam ediyor. ABD emperyalizmi ile benzeşen karakterleri ve Yezit içgüdü selliğiyle hareket edenler, Alevilerin öldürülmesi gereken bir topluluk olarak görmeleri yeni değildir. Ortadoğu sürecinden önce de biliyorduk. Ancak biz Alevilerin Ortadoğu’da yaşananlara pek de ilgisiz kaldığımız, süreci iyi kavrayamadığımız, gösterilen bir kaç cılız ve etkisiz tepkinin de iş olsun diye verildiğini açıkça belirtmek gerekir. Bunun nedenlerinin başında; Aleviliğin Hz. Ali ile başlayıp, 12 imamla devam edilen ilahi bir yol olduğunu kavrayamamak-anlayamamak olduğu gerçeğidir. Yani Aleviliği kültürel saçmalıkların ve ideolojik tortuların toplamı olarak görmekten dolayı, Aleviler Suriye-Irak ve Yemen'deki Ali taraftarlarına yönelik katliamlara şaşı bakmak zorunda kaldılar. Yani Hüseyni bir bakış, Hüseyni bir duruş ve algılamadan uzak kaldılar..
Bir anlamda Aleviler, yıpratılmış değerlerin tuhaflığında, öngörüden yoksul bırakıldılar. İblisi kötülüğün egemen kılındığı dünyayı yorumlayacak akıldan mahrum edildiğinden, Ortadoğu’da yaşananları doğru bir tarzda algılayamadı. Veya ilgisiz kaldı diyebiliriz. Ortadoğu gerçekliğini kavrayamamak, anlama kaybına uğramak demektir. Gelişen tehlikeleri görmemek ve aynı olumsuzlukların yakın gelecekte ülkemizde olmayacağını görmemek olacaktır. Eğri okun doğru yol alamayacağı gibi... Alevilerin veya Alevi gençlerinin içinde bulunduğu inanç eksenli yanlış algılar giderilmedikçe, masum bir şeytana dönüştürülen koşulların kurbanı olmaktan kurtulamayacağımız açıktır.
Ortadoğu’da tetiklenen mezhep eksenli savaşların, emperyalist sistemin çıkmazı da olsa, bedeli kimin ödeyeceği belli olan bir savaştır. Çünkü ülkemizin uluslararası ilişkilerin kritik bir bölgesinde bulunuyor olması, gelişen olayların dışında kalamayacağının bir göstergesidir. Bu anlamda Aleviler olarak koptuğumuz veya parçası olduğumuz bütünü aramaktan başka çaremiz olmayacağını bilmemizde yarar olduğunu sanıyorum. Ne idüğü belirsiz akımların amaçlarına özne olmak, bizi kurtuluşa erdirmeyecektir. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi, bu acıların kökleri bilincimizde kalın çizgilerle yazılıyken, hayatımızın akışındaki anlamsızlıklar niye?
Ciddi bir tehlikenin bizi beklediğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok sanırım. Yakın komşu devletlere baktığımızda, başsız ölülerin mezarlıklara sığmadığını hepimiz görmekteyiz. Kadın ve kızların köle pazarlarında satıldığını, hediye olarak verildiğini bilmeyen kaldı mı diye düşünüyorum. Alevi olmanın, öldürülme nedeni olduğunu -malının ve namusunun helal olduğunu söyleyen deyyusları duymayan mı kaldı? Bunlar yakın komşularımızdan. Bizde de İdris-i Bitlisiler-Ebu Suudi efendiler-İbni Kemaller çoğalarak yaşamaktadırlar. Bunların veya zihniyetlerinin hala diri olması başlı başına bir tehlike değil mi? Alevilere yönelik hakaretler-tehditler-aşağılamalar-ötelemeler- devam         etmiyor mu? 
İstesek de, istemesek de bizim dışımızda gelişen olaylar bizi içine doğru çekmektedir. En uzakta duranı bile yakınlaştırıyor. Deyim yerindeyse, sürükleniyoruz. Bu anlamda, gerçeği görme, özümseme ve ona doğru bir yönelme olmadığı gibi, sürekli ötelenmiş ve hakikat bilinci şarlatanlar tarafından kullanılmıştır. Olumsuzluklar karşısındaki tepkiselliğimiz, bilinçli olarak bize ait olmayanlara kanal ize edilmiş ve edilmektedir. Açıkçası, sömürülüyoruz... İnancımızla, gücümüzle, enerji ve emeğimizle başkalarına hizmet etmekte olduğumuz için, ve yaratılan algılardan dolayı, bizi bekleyen tehlikeleri görememekteyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner47