02.06.2020, 09:22

Öz değer ve Öz güven

İnsan, kusursuz bir varlık değildir ve hiçbir zaman da olamayacaktır. Bunu biliyor olmamıza rağmen en acımasız eleştirmenimiz, en amansız düşmanımız, yine kendimiz.Bu noktada sadece iki seçeneğimiz var, bir üçüncüsü asla yok. Ya elimizi yakamızdan çekmeyip kendimize karşı duracağız ya da her şeyimizle kendimizi kabul ederek kendimize dost olacağız. Bu kadar!

Başardıklarımızla başaramadıklarımızla, yaptıklarımızla ya da yapamadıklarımıza, kazandıklarımız ya da kaybettiklerimizle buyuz, bu insanız. Ben mesela, tam olarak olmak istediğim gibi miyim? Elbette hayır. Başardıklarım var, başaramadıklarım da… Yaptıklarım ve yapamadıklarım… Zaferlerim, yenilgilerim… Mesela zaaflarım var hala ama ben buyum! İyimle kötümle, başarımla başarısızlığımla, yapamadıklarımla, zaaflarımla buyum ve kendimi çok seviyorum çünkü ben varsam herkes ve her şey vardır, herkes ve her şey sadece benimle anlam kazanır. 

İşte öz değer ve öz güven kavramları da bu noktadan, yani kendimizi her şeyimizle kabul ettiğimiz noktadan itibaren gelişmeye başlar. Hala başaramadıklarımla, yapamadıklarımla, yenilgilerimle, zaaflarımla buyum dedim ve bunların hiçbirini kötü ya da olumsuz bir değer olarak görmüyorum. Bence olumsuzluk diye bir şey yoktur zaten, sadece karşıtlık vardır ve bu karşıtlıkların sonu her daim olumlu bir kapıya çıkar. 

Her şeyi başarabilseydim hayatta amaçsız kalacaktım. Yenilmeseydim savaşmayı hiç öğrenemeyecektim. Zaaflarım olmasaydı nasıl iradeli olacağımı bilmeyecektim. Kısacası şunun farkında olmak gerek: Her şey olması gerektiği gibi oluyor, bir zaman yapmam gerekeni o zaman yapmamam gerekiyordu belki ama yaptım. Bu yüzden kendimi hiç mi hiç suçlu hissetmiyorum aksine iyi ki yapmış veya yapmamışım ki bana nihayetinde doğru olanı gösterdi diyorum. Bu bakımdan olanı olduğu gibi kabullenip ona iyi kötü, güzel çirkin gibi sıfatlar koymamamız ve kendimizi en çok değersiz hissettiren unsur olan geçmişimizden, yani geçmişteki anılarımızdan artık kopmamız gerekir. 

İbn Rüşd, “Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar zira önemli dönüşümler hep içten gelir.” der.  İçinize dönün, özünüze güvenin, özünüzü sevin ve önce kendi değerinizi bilin. Doyumlu bir yaşam sürmek, mutlu ve huzurlu olmak için bu dört unsur yaşamsal bir ihtiyaçtır. Unutmayın, bilinç neye inanırsa bilinçaltı ona odaklanır!

Yorumlar (0)