17.05.2021, 06:03

Pandeminin öğretileri…

Pandemi süreci bize neler öğretti? Zengin ya da fakir, yaşlı ya da genç, ünlü ya da ünlü olmayan hepimizin insan olduğunu ne güzel hatırlattı değil mi? Tüm olumsuzluklara rağmen yaşamanın ne kadar anlamlı ve güzel olduğunu, her koşulda yaşayabildiğimizi ve zor olsa da bununla başa çıkabildiğimizi. Ve hepimizin şu anki yaşamında bu olumsuzluk sürecini fazlasıyla yaşadığını…

Bu sürecin yaşattıklarını ve nasıl yaşamamız gerektiğini biraz da psikolojik olarak ele almak istedim bu hafta. Çünkü yaşadığımız süreci anlamaya, anlamlandırmaya ve nasıl yöneteceğimizi bilmeye çok ihtiyacımız var.

Bu bağlamda olumlu psikolojiden başlayalım. Psikolojide beynimizin negatif eğilimi vardır. Yani olumsuza daha kolay yönelme. Beynimiz, kötü haberlere karşı daha fazla duyarlılık gösterir. Ve otomatik olarak meydana gelir. Bir araştırmadan örnek vermem gerekirse. Bu çalışmada insanlara değişik duygular uyandıracak resimler gösterilmiş, Pozitif duygu uyandıranlar ( örn: Ferrari, pizza ), negatif duygu uyandıranlar (örn: kötürüm bir surat, ölü bir kedi) ve nötr duygu uyandıranlar (örn: tabak, saç kurutma makinesi). Aynı zamanda beynin elektriksel aktiviteleri kaydedilmiş. Ve sonuçta beynin negatif uyaranlara karşı daha güçlü bir tepki gösterdiği ve elektriksel aktivitede daha fazla bir dalgalanma meydana geldiği görülmüştür. Bu yüzden, tutumlarımız iyi haberlere oranla kötü olanlardan daha fazla etkilenmektedir.

Negatif olaylara daha fazla ağırlık vermemiz aslında iyi bir sebepten kaynaklanıyor olabilir ve bizi zarar verebilecek şeylerden koruyabilir. Bunun insanlık tarihi yönünden açıklamasına baktığımızda; hayatta kalmamızı tehlikelerden kaçma yeteneğimize borçluyuz. Beynimiz, bizim tehlikeleri fark etmemizi kaçınılmaz kılacak ve böylece bunlara tepki göstermemizi sağlayacak sistemler geliştirmiştir.

Negatif durumlara karşı beynin aşırı duyarlı olması, bu eğilimin yaşamımızın bütün alanlarında da çalışacağı anlamına gelmektedir. Yani ilişkilerimiz, iş hayatımız, özel hayatımız aklınıza gelebilecek her alanda. Tam da bu nokta da olumlu psikoloji hayatımızın tam ortasında uygulanmaya başlasa güzel olmaz mıydı?

Olumlu psikoloji, kendimizi şu anki koşullarımızda düşündüğümüzde az sayıda gelip geçici zevk ve en alt düzeyde hazla ya da anlam duygusundan yoksun bir halde sıkışıp kalmış gibi hissettiğimizde, oradan çıkmanın bir yolu olduğuna ilişkin parlak bir umut ışığı yakar. Bu yol bizi zevk almanın, güç ve erdeme yaklaşmanın ve sonunda da kalıcı doyumun doruk noktası olan anlama ve amaca götürür.

Örneğin, özgüven, umut ve güven gibi olumlu duygular, en çok, yaşam kolay olduğunda değil, zor olduğunda işimize yarar.

Zor zamanlarda, demokrasi, güçlü aile, özgür basın gibi olumlu kurumları anlamak ve desteklemek çok önemlidir. Aralarında cesaret, çok yönlü bakış açısı, dürüstlük, adalet ve sadakatin bulunduğu güçleri ve erdemleri anlamak ve oluşturmak, zor günlerde, iyi günlere göre daha önemlidir.

Bu bilgilerin ışığında kendinizi bir düşünün. Ne zaman yaratıcılığınız ve cesaretiniz arttı. Hangi olayların sonunda daha iyi bir fikir buldunuz ve uyguladınız. Eminim ki olumsuzluk ve negatif duyguların sonunda eriştiğiniz ya da elde ettiğiniz bir durumdu.

Hepimizin şu anda yaşadığı ortak duygunun negatif olduğunu biliyoruz. Ve bu duygunun bize yaptırabileceklerini de hatırladık. Olumluya çevirme güzelliğini hepimizin yaşamaya hakkı var.

Bu hakkı önce kendinizden sonra da yaşamak isteyip çabalayandan almayalım. Sağlıklı ve mutlu olduğumuz günlerimize bir günü daha eklemek güzelliğiyle…

Yorumlar (1)
Hakan 1 ay önce
Merhaba yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Anlatım tarzınız, konuya olan hakimiyetiniz çok güzel. Ben teşekkür etmek istedim. Yaşamın Amacı köşe yazılarınızı merakla bekliyoruz.