10.07.2020, 12:56

Rapor

Coronavirüs nedeniyle tüm dünyada yaşanan sağlık krizi karşısında Avrupa ve Amerika, kayıplarını göz önünde bulundurarak Türkiye ile ‘Tıp Alanında’ kendisini kıyaslıyor, özeleştiri yapıyor. Özellikle bu süreçte İtalya'da aydınların ‘Türkiye kadar olamadınız’ diye sağlık politikalarını eleştirdikleri ortaya çıktı.


 

İtalya Bilim Kurulu da bu eleştiriler karşısında bir araştırma yapıtı ve rapor hazırladı.

Rapor şöyle;

‘Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sinir cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil bir Türktür.’


 

‘ALS Hastalığı üzerine dünyada en önde gelen isim Prof. Dr. Hande Özdinler'dir. O da bir Türktür.’


 

‘Ülkesinde yüz ve kol naklini gerçekleştirdikten sonra dünyada ilk rahim naklini gerçekleştiren de bir Türk.

Adı; Prof. Dr. Ömer Özkan.’


 

‘Dünyada ilk kez beyin hücrelerinin ölümünü engelleyen hoca Dr. Murat Digiçaylıoğlu.

Unutmayın O da bir Türk.’


 

Robotla ilk kalp ameliyatını yapan, kalp krizini önceden haber veren elektronik çipi de bulan bir Türk.

Adı; Prof. Dr. Tayfun Aybek.


 

‘Bitmeyen kalp pilinin mucidi Dr. Canan Dağdeviren, meme kanserini teşhis eden elektronik sütyen de icat etmiştir. O da bir Türk’tür.’


 

Avrupa'nın ilk ‘7'li çapraz böbrek nakli’ Prof. Dr. Murat Tuncer ile Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar önderliğinde 22 hekim ve çok sayıda uzman görevlinin yer aldığı operasyonlarla gerçekleştirildi. Türkiye’de Türk doktorlarının başarısıyla.


 

‘Behçet Hastalığını da 1937 senesinde bulan, teşhis eden, tedavisini gerçekleştiren doktor da bir Türk.

Onun da adı Hulusi Behçet.’ Zaten hastalık adını doktorun soyadından alıyor.


 

Türkler, tıp literatüründeki yerini yüzyıllar öncesinden almaya başlamış, tıp alanında Avrupa Ülkeleri’nden daima önde olmuş, adını tıp tarihine bir çok branşta altın harflerle yazdırmayı başarmıştır.


 

‘Türkler tarihte hayvancılık ve harp sanatında dünyanın en sözü geçen milleti olduğundan, bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de insanlığa büyük hizmetleri olmuştur.

Göktürkler’de Hekim Biguta, Karluklar’da Hekim Haruna MS 728 yılından bu güne unutulmaz hekimler arasındadır.’


 

‘Müzikle ilk tedaviyi Osmanlı Devleti gerçekleştirmiştir. Edirne’de Sultan 2. Bayezit'in 1488’de mimar Hayrettin'e inşa ettirdiği Külliye’nin Darüşşifa (akıl hastanesi) bölümünde hastaları ileri teknik kullanarak ‘müzik' ile tedavi ediyorlardı.’ Günümüze müze olarak gelen yapıyı görmediyseniz mutlaka yolunuzu düşürün.


 

‘Dünyada ilk ‘devasa çadır hastaneleri’ni 10,11 ve 12.Yüzyılda Selçuklu Türkleri kurmuştur.’


 

‘1037 senesinde vefat eden İbn-i Sina ‘hekimlerin hükümdarı’ sıfatıyla İtalyan Okulları’nda akademik ders olarak okutulmuyor mu?

Karaciğer ve sarılık hastalığını bulan, mikrobu tanımlayan da İbn-i Sina’dır.’ Bıraktığı eserler hala güncelliğini koruyor.


 

‘14. Asırda yaşamış Fatih’in manevi hocası Akşemsettin

dünyanın en önemli bulaşıcı hastalıklar hekimiydi. Mikrobun da mucidi olarak bilinir.’


 

Bu vesileyle hem bugüne kadar yitirdiğimiz tüm sağlık çalışanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyor hem de gelmiş geçmiş tüm sağlık çalışanlarımıza özellikle böylesi içinde bulunduğumuz olağanüstü dönemde sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.


 

Bir dünya lideri olan Mustafa Kemal Atatürk ‘Beni Türk Hekimleri’ne emanet edin’ diye boşuna dememiştir!


 

İlkeli Söz; Elinden gelenle değil yüreğinden gelenle yürüyeceksin bu yolları...

Yorumlar (3)
Fatma Şardağ 4 hafta önce
Şanal virüs bile Türk"lerin başarı ve büyüklüğünü engelleyemez.Fikrinize emeğinize sağlık
Mehmet Gürgön 4 hafta önce
Gurur verici bir yazı ve gerçekler tebrikler
Z.Esen 4 hafta önce
Böyle bir yazı yazdığınız için ben,sizinle gurur duydum....Ayrıca bahsi geçen tüm kişiler,en yüce ve karşılıksız olarak kendilerini bu tapluma,mesleklerine adayan şerefli,başarılı,saygın,üstün şahsiyetlerdir......