Sokak müziği ayrım yapmaz

Sokaklarda müzisyenlik yapan Velat İnanç'la keyifli bir söyleşi yaptık. Yaşadığı hayatı ve müzik kariyerini anlatan İnanç, geçmişte birçok yerde sahne aldığını hatırlatarak, sokaktaki kadar mutlu olmadığını söyledi. İnanç, “Sokakta her çeşit insan var. Cebinde beş lirası olmayan insan bile var. Bu açıdan sokak müziği sınıf ayrımı yapmaz. Herkesi kucaklar” dedi

Röportaj 13.10.2020, 18:25 14.10.2020, 06:03 Burak ZİHNİ
Sokak müziği ayrım yapmaz

Velat İnanç... 25 yaşında ve Devlet Konservatuarı Bölümü Halk Müziği Ses Eğitimi öğrencisi. Birçok mekanda ve yerde sahne alan İnanç uzun zamandır sokak müzisyenliği yapıyor. Müzik adına birçok hayal kurduğunu ve mücadele verdiğini anlatan İnanç'la keyifle okuyacağınız bir söyleşi gerçekleştirdik. Gelin İnanç'ın müzik dünyasındaki yolculuğunu, sanata olan bakış açısını ve sokak müzisyenliğini bir de ondan okuyun...


Velat Bey biraz kendinizden bahseder misiniz?

25 yaşında devlet konservatuarı bölümü halk müziği ses eğitimi öğrencisiyim. 8 yıllık bir sokak müziği serüvenimden sonra bu alanda daha iyi olabilmek adına devlet konservatuar sınavlarına girip Afyon Kocatepe Üniversitesi'ni kazandım Müzik benim için lezzetli bir yemektir. Ruhumun çoğu zaman açlıktan dilendiği anlarda müzikle tanıştım. Aslen Diyarbakırlıyım ama Mersin'de yaşıyorum. Birçok sokak müziği grubunda yer aldım. Genellikle sokaklarda etnik müzik ile insanlara duygumuzu hissettiriyorduk. Girdiğim grupların dağılmasından dolayı ben de kişisel olarak müzik kariyerimi dijital mecralara taşımak istedim ve ilk single albümümü 2019'da ''Umuda Yolculuk'' adlı eserim ile Netd müzik aracılığı ile yayınladım.

velat inanç


Müziğe ilk olarak nasıl başladınız?

Müziğe ilk olarak ilkokulda, okul korosuna katılarak başlamıştım. Sonra Mersin Polifonik Korolar Derneği'ne katıldım. Sonra bir ara uzak kaldım müzikten ama enstrüman çalmaya ve tam olarak müziği anlamaya 8 yıl önce Mersin sahilinde başladım. Hiç tanımadığım halde, müzik yapan bir ailenin arasında  bendir çalarken buldum kendimi diyebilirim. Müzik yapıyorlarken boşta bir bendir gördüm ve merhaba diyerek elime aldım direkt. Çalmayı bile bilmiyordum ama kulaktan eşlik etmeye başladım. O gün müzik hayatım için önemli bir gündü.


Sokak müzisyenliği yaptınız sokakta müzik yapmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Sokakta müzik yapmak demek insanlarla iletişim halinde olmak demektir. Yani halkla iç içe, sokağı bir sahne olarak düşünmeyip insanların hayatının her alanına müziği sığdırabileceklerini göstermek çok hoş bir durum benim için ve kitleniz o an sokaktan geçen herkes oluyor. Örneğin barda müzik yaptığım zamanlar da oldu ama bara gelen kitle genellikle mal varlığı yerinde olan insanlar ama sokakta parası olmayan insanlar da var. Sokak müziği bu açıdan çok iyi bir şey sosyal sınıf ayrımı olmadan herkese hitap etmek. Zararlı yönleri kışın müzik yapmak zorlaşır. Yağmurun altında ya da karda kışta eller çalışmamaya başlar. Bu da müzisyenler için üzücü bir durum demektir.


İlk single çalışmanızı sizden dinleyebilir miyiz? Kimlerle çalıştınız?

İlk single çalışmamı kendimi olumsuz düşüncelerle dolu bir dünyadan çıkarmak için besteledim. Bir hayale gönül vermiştim ve müzik adına bir şeyler yapabilmek, insanlara hislerimi tercüme edebilmek için uğraştım. Single albümümde kemancı arkadaşım Yasin SÖNMEZ arkadaşımla çalıştım. Kendisi birçok iyi müzisyene kemanı ile eşlik etmiştir.


Yaptığınız müzik türünü nasıl tanımlıyorsunuz?

Yaptığım müzikte tamamen gerçek duygulardan esinlenerek  hayal dünyamı yansıtmaya çalıştım. Yani gerçeklik dışı mutluluk huzur veren, dinlediğinizde hayallere giden o kapının açılışı gibi görüyorum. Yaptığım müzik bazen slow müzik tarzına giriyor bazen de etnik.


Müziğinizin piyasadaki şansı nedir sizce?

Müziğimin piyasada duyulması için yani bir şansının olması için hayallerine saygısı olan insanların çoğunluluğu kapsamasıyla alakalı. İnsanlar hayallerine ne zaman saygı duyarsa işte o zaman piyasada şansı kat kat yükselir. Aksi takdirde şu anki piyasa müzikleri genellikle sözlerinde klasik aşk sözleri barındıran, duyguları olabildiğince sığ kelimelerle dile getirilmiş ve bir metafor bile işlenmemiş şarkılarla dolu. İşin kötü tarafı halk da bu şarkıları çok seviyor. Piyasada tamamen var olmak için sevdiğim müzik tarzını ya da ürettiğim müzikleri halkın sevdiği o günümüzün popülizm kokan şarkılarına benzeterek, severek yaptığım müzikten uzaklaşma  eylemini gerçekleştirerek olur.


Röportaj: Dilek Bozkurt

Yorumlar (2)
ceyhun 2 hafta önce
çok güzel bir söyleşi olmuş yine tebrikler
ayşe umut 2 hafta önce
sesini dinledim güzel sesi varmış yolu açık olsun