Veys Çolak: Herkes popüler olmak istiyor

Müzisyen Veys Çolak Damga'ya konuştu. "Siz enstrümanınızla mutlusunuzdur ama para kazanmak zorundaysanız sektör, kişiler, egolar, çalışma koşulları duygularınızı zedeler" diyen Çolak, "Çünkü herkes daha fazla kazanmak ya da daha popüler olmak istiyor. Mesela bir müzisyenle çalışmaya başlıyorsunuz, sonra iş büyüyor, işin kaşesi artıyor ama sizin aldığınız miktar artmıyor" ifadelerini kullandı.

Röportaj 19.04.2021, 21:56 20.04.2021, 09:37 Burak ZİHNİ
Veys Çolak: Herkes popüler olmak istiyor

20 yıldan beri müzşk sektörünün içinde olan Veys Çolak, yaptığı çalışmaları ve sektörün sorunlarını Damga'ya anlattı. Sahne ve kayıt müzisyenlerinin bu işin gerçek emekçileri olduğunu belirten Çolak, "Çoğunlukla da hepsi sigortasız, güvencesiz. Böyle çok az iş sektörü var. Yani 15-20 yıl deli gibi kendinize, eğitiminize ve ekipmanınıza yatırım yapıp karşılığını bu kadar az alabildiğiniz nadir alanlardan" dedi. Kadıköy Kadife sokakta bir barda çalışırken, Güven Erkin Erkal'ın teklifi üzerine müzik yazarlığına başladığını ifade eden Çolak, "Hemen işi bıraktım ve bu teklifi kabul ettim" diye konuştu.

Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Müzisyenim. 20 yıldır gitar çalıyorum, şarkı yazıp, aranje yapıyorum. Üniversite de müzikoloji okudum ve o dönem müzik yazarlığı, konser fotoğrafçılığı gibi alanlarda çalıştım. Hala fotoğrafla ve videoyla yakından ilgilenmeme rağmen müzikle yaşıyorum.

Müziğe ilginiz nasıl başladı? Bir enstrüman çalmaya ne zaman başladınız?

Çocukken evdeki kırık dökük bağlamayla oynardım ama babam bir gün Rus pazarından bir org bulup getirmişti. O dönem müzik bölümünde okuyan dayım da gelip orgun tuşlarına notaları yazmıştı. 7-8 yaşındaydım ve orada başladı hikaye. 15 yaşına kadar zaman zaman org dersleri aldım sonra da gitara aşık oldum diyebilirim. Gitarı ilk kendi çabamla öğrenip sonrasında kimden ne öğrenebilirsem öğrenmeye çabaladım.

Sahnede ışığın arkasında olmak ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Bence sahne ve kayıt müzisyenleri bu işin gerçek emekçileri. Çoğunlukla da hepsi sigortasız, güvencesiz. Böyle çok az iş sektörü var. Yani 15-20 yıl deli gibi kendinize, eğitiminize ve ekipmanınıza yatırım yapıp karşılığını bu kadar az alabildiğiniz nadir alanlardan. Siz enstrümanınızla mutlusunuzdur ama para kazanmak zorundaysanız sektör, kişiler, egolar, çalışma koşulları duygularınızı zedeler. Çünkü herkes daha fazla kazanmak ya da daha popüler olmak istiyor. Mesela bir müzisyenle çalışmaya başlıyorsunuz, sonra iş büyüyor, işin kaşesi artıyor ama sizin aldığınız miktar artmıyor. ‘Niye artmıyor abi zam yapsanıza’ dediğinizde kovuluyorsunuz. Hemen yerinize o ücrete çalan başkası bulunuyor. Ne sözleşme var ne güvence. Sahne müzisyenliğinde bunun gibi çok sorun var, günlerce konuşulur. Kayıt müzisyenliğine dair görebildiğim en güncel sorun da stüdyoların kapatılması ve çoğunluğun sample seslere yönelmesi. Evde bir şekilde kayıt imkanı yaratanlar bunun üstesinden geliyor. Yani iş size geliyorsa evden çalıp kaydedip yollayabiliyorsanız bir şekilde devam ediyor. Ama stüdyo soundu, havası, hissiyatı bambaşka.


veys çolak

Müzik yazarlığı nasıl başladı?

Biraz komik şekilde başladı. Bir yandan okula gidip bir yandan Kadıköy Kadife sokakta bir barda çalışıyordum. Mekanda yine konser olan bir akşamda ben bardak yıkarken arkadaşların tavsiyesi üzerine Güven Erkin Erkal geldi ve ‘müzik yazıları yazıyormuşsun, dergi çıkarıyoruz yazar mısın?’ diye sordu ve bir ücret teklif etti. Bardan aldığımdan daha fazla olduğu için bardağı yakamadan bıraktım ve yanımdaki mekan sahibine ‘işi bırakıyorum’ dedim. Anladığınız üzere biraz mecburiyetten başladı fakat sonrasında 6-7 dergide hem yazar hem fotoğrafçı olarak çalıştım, 130 civarı röportaj ve yazı yazdım. Bir süre sonra tamamen müzik ve fotoğrafa ağırlık verdiğimden yazarlık maceram 6 sene sonunda bitti.

Pandemi sürecinde birçok sanat dalının bu süreçten etkilendiği gibi müzik sektörü de etkilendi. Bu süreci değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de sanatın herhangi bir dalıyla yaşayıp para kazanmaya çalışmak delilik. Hepimiz de biraz deli olmalıyız ki inatla sürdürmeye çalışıyoruz. Belki de kendimizi böyle var edebildiğimizdendir. Çoğu sektör gibi müzik sektörü de büyük darbe aldı. Özellikle sadece müzikle ve sahneyle geçinen müzisyenler, sahne çalışanları ve konser mekanları. Bir şekilde kafası rahat olanlar köşesine çekildi dinleniyor, hayatta kalmak için çabalayanlar da deli gibi kendini üretime verdi.

Peki pandemi sürecinde siz ne gibi çalışmalar yaptınız, yapabildiniz mi?

Pandemi döneminde sahne olmadığı için ve ders de veremediğimiz için kendimi kayıtlara verdim. Zaten öncesinde küçük bir kayıt imkanı oluşturabilmiştim. Hal böyleyken evde hem kendi şarkılarımı kaydetmeye hem de diğer müzisyenlere aranje ve kayıt yapmaya yönlendim.

Bir şekilde dijital bir gelir yaratıp bu süreci böyle atlamaya çalışıyorum. Pandemi başından beri 12 şarkı yayınladım ve bu yıl bir albüm bitirmeyi planlıyorum.

Üretmek nasıl bir duygu?

Bir çiftçi nasıl ki ağacını dikip sulayıp olgunlaşması için bekliyor ve meyvesini topluyorsa bizim ki de biraz böyle bence. Enstrüman zaten tüm yaralarınızı saran bir dostunuz. Bir de onunla çıkardığınız sesleri kaydedip paylaşmak bambaşka bir duygu.


veys çolak

Birlikte çalıştığınız solistlerin kitlelere ulaştıktan sonra aldığı ücretin artması sahne arkasında çalışan emekçilere de olumlu yansımaları oldu mu?

Ne yazık ki hiç bir zaman olmadı. Hep aynı şey oluyor, işin kaşesi artıyor ama müzisyeninki artmıyor. Demin de söylediğim gibi zam istediğinizde de kovuluyorsunuz.

Sadece müzik yaparak para kazanmak mümkün mü sizce?

Mümkün ama çok zor. Biraz da şans işi. Ben ya müzikten kazanamazsam diye fotoğrafa, video işlerine, dergi yazarlığına da bulaştım fakat bunlar da yine sanatla alakalı işler. Sonuçta yine kazanamadım. Müzik yapmak, resim yapmak, şiir yazmak muhteşem şeyler ama bundan para kazanmak zorunda olmak dert. Başka işlerden kazanıp dilediğince müzik yapmak güzel olmalı.

16 YAŞINDA GİTAR ÇALMAYA BAŞLADI

Fotoğrafçı, yönetmen ve gitarist Veys Çolak 1983 yılında Malatya’da dünyaya geldi. Başarılı sanatçı 17 yaşına kadar memleketi Malatya’da yaşadı. Eğitim hayatına burada başladı. Müziğe ilgisi çoktu. Bir süre Malatya’da radyo programcılığı yaptı. Müzik kariyerine çok küşük yaşlarda org çalarak başladı. 16 yaşında bağlama ve gitar çalmaya başladı. Kısa bir süre sonra bu çalışmalarını profesyonel hale dönüştürmeyi başardı. Veys Çolak Deli Gönül klibini Berlin, Prag, Tokyo ve İstanbul’da çekmiştir. Aynı zamanda Fatih Erdemci ve son olarak da Melek Mosso ile birlikte çalışmalarını sürdürmektedir. Veys Çolak “Peyk, Keşmeşeker, Su Soley Band, Funk Alaturka ve daha pek çok grubun gitaristliğini yaptı.
 

veys çolak

2 SENEDE TÜM ÜLKEYİ DOLAŞTIK

Sizden bahsederken akıllara direkt Melek Mosso geliyor. Melek Mosso’nun gitaristi diyenleri de duydum açıkçası. Bu durum için ne söylersiniz? Melek Mosso ile çalışma hikayenizi de sizden dinleyebilir miyiz?

Evet sahnede yolları ayıralı 2 sene oldu ama videolar hala çok popüler olduğundan böyle düşünenler var. Melek’le vapurda müzik yaptığı dönem tanıştık ve bir yandan bazı küçük mekanlarda çalıp diğer yandan onun besteleri üzerine çalışmaya başladık. O dönem zaten kendi şarkılarımı kaydetmeye başlamış ve 6-7 tanesini yayınlamıştım. Sonra youtube kanalına birkaç video atalım dedik ve inanılmaz hızla yayılmaya başladı. 2 sene tüm ülkeyi gezip konser verdik, çok eğlenceli ve heyecanlı zamanlardı, hala özlüyor, tebessümle gülümsüyorum. Daha sonra tüm grubu değiştirme kararı aldılar ve yollar ayrıldı. 7-8 ay sonra da pandemi başladı ve evlere kapandık. Benim açımdan verimli bir sürece dönüştü çünkü artık kimseyle çalmama ve sadece kendi şarkılarıma ağırlık verme kararımı uyguladım. Elimden geldiğince de buna devam ediyorum.

MÜZİSYENLERDEN ŞARKI İSTİYORUZ

Olta Dayanışma Albümleri nedir?

Pandeminin başında Peyk Grubu'ndan İrfan Alış ile bu fikir üzerine konuşa konuşa hayata geçirmeye karar verdik. Müzisyenlerden şarkı isteyelim, herkes kaydedip göndersin, biz de bağımsız olarak şarkıları dijital mecralara yükleyelim ve tüm gelirlerini ihtiyaç sahibi sahne emekçilerine ve müzisyenlere dağıtalım dedik. Fikri paylaştıktan sonra çok fazla şarkı geldi ve 6 albüm oldu. Şimdi 7 ve 8. albümler Türkü konseptli olarak hazırlanıyor. Çok hızlı büyüyor ve müzisyenler şarkılarıyla destek olmaya devam ediyor. İlk yardımı mayıs ya da haziran gibi yapmayı planlıyoruz. Gönüllülerden oluşan bir ekip kurduk ve kayıt vermek isteyen fakat imkanı olmayan dostlara da zaman zaman stüdyo ve kayıt desteği veriyoruz. ‘Olta’ sanatçı adıyla tüm dijital platformlardan şarkıları dinleyip paylaşarak destek olabilirsiniz. Şarkı yollamak isteyenler de oltadayanisma@gmail.com adresine mail atabilir.

SÖYLEŞİ/DİLEK BOZKURT

Yorumlar (0)