Günde 7.5 saat uyuyabiliyoruz

İyi uyku uyuyanlarda tokluk hormonunun (leptin) yükseldiğini, açlık hormonunun (ghrelin) düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, uykusuzlukta bu etkinin tam tersine döndüğünü kaydetti. Prof. Dr. Yılmaz, "İyi uyuyanlarda geceleyin mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin ve büyüme hormonu olan growth hormonu salgılanır. Bu çocuklarda gelişmeyi, büyümeyi, serpilmeyi, kas yapısının güçlenmesini sağlar. Geceleyin salgılanan hormonlardan leptin ve ghrelin denilen hormonlar bizim doyma merkezimizi etkiler. Örneğin gece uyanık kalanlar hep atıştırmak ister. Çünkü açlık hormonu olan ghrelin arttığında iştahımız açılıyor. Tokluk hormonu olan leptin arttığında ise doyma merkezi uyarılıyor. İyi uyuyan birinde leptin artar, ghrelin hormonunu azalır. Bu da kilo verme kolaylaşır" dedi.

"Türklerin yüzde 50'si sağ ve yan tarafına yatıyor"

Türk insanının yüzde 50'sinin yan yattığını bunların çoğunluğunun da sağ tarafına yatarak uyuduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, "Dünya genelinde yetişkinlerde ortalama uyku süresi 7 saat ile 7 saat 45 dakika arasında değişiyor. Yani ortalama 45 dakika fark var. En çok uyuyanlar İspanyollar, İtalyanlar ve Yunanlılar. Bu çalışmalara siesta uykuları dahil mi bilmiyoruz. Türk halkının ortalama uyku süresi ise 7 saat 30 dakika" diye konuştu.

"Uyku apnesi erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 4"

Türk insanında en çok görülen uyku bozukluklarına da değinen Prof. Dr. Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:

"Türk insanı içinde son yıllarda uyku apnesinin iyice arttığını görüyoruz. Çünkü ülkemizde hem yaşlanmaya hem de obeziteye bir eğilim var. Bu doğal olarak uyku apnesinin sıklığını arttırıyor. Erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 4 sıklığında uyku apnesi ile karşı karşıyayız. Ancak en ilginç hasta grubu uykuda anormal hareket ve davranışlar gösteren parasomnia dediğimiz rahatsızlıklar. Uykuda konuşma, kalkma, yürüme, kabus, karabasan. Halkımızın bunlara kültürel isimlendirmesi ya da yaklaşımı biraz farklı."

"Uyuyanın üzerine kar yağmasının nedeni vücut ısısının düşmesi"

Uyku esnasında vücut ısısının düşmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, 'Uyuyanın üstüne kar yağarmış' atasözünün de bundan dolayı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, "Uyuduğumuzda uyku aslında çevre ile bedenimizin ilişkisini de yönetir. Uyuduğumuz vakit vücut ısımız düşer. Bu nedenle zaten halk arasında 'Uyuyanın üstüne kar yağarmış' derler. Yemek yediğimizde ise iki temel faktör devreye girer. Bir tanesi insülin salgılanmasıdır. İnsülin yediğimiz şeyleri hazmetmek için salgılanır. Bir diğeri ise hemen midenin etrafındaki damar sistemine kan gitmesidir ve midenin hareketlerini kontrol etmeye yarar. Buraya gidecek kan da bir yerden çalınır. O da genellikle beyinden çalınır. Beyinde kişiyi uyanık tutan sistemdeki kan azalırsa kişide bir uyanıklık hali, şekerleme hali, uykudan önceki mahmurluk hali ortaya çıkar" dedi.

Demirören Haber Ajansı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.