sandalye

Bir sandalye diyip geçmemek lazım. Dort ayaklıdır *öte meraklıdır. Hatta bazı yörelerimizde evlenme yaşını belirleyecek kadar hünere sahiptir.
Şayet üzerine oturduğu kız çocuğunun ayakları yere değiyorsa o kızcağız on sekiz yaşını doldurmuştur ve evliliğe müsaittir.
İnsanoğlu üretir ama üzerine nasıl oturulması gerektiğine o karar verir.
İsterseniz deneyin.
Alın karşınıza bir sandalye ve oturmaya çalışın.
Nasıl oturacağınıza siz değil o karar verir.
Geniş sandalye ise yayılırsın.
İnce uzun ise hazırola vaziyette oturursun.
Vücudunu hemen sandalyeye uygun vaziyete sokarsın.
Sandalye gördüğümüzde, ona doğru hamle yaptığımızda, vücudumuz hemen onun istediği şekle bürünüyor. Ona sığmaya çalışıyoruz, sığamayınca da mahcup oluyoruz ona karşı.
*
Latincede “oturmak” anlamına gelir.
Çinliler sandalyeye "barbar yatağı" derler.
Japonlar diz çöküp topuk üstünde otururlar, İslam dünyasında bağdaş kurulur, Avrupalıların sandalyede oturuşu için ise bacaklarını asmak deyimini kullanılırmış.
Koltuğun sandalyeden daha eski olduğu bilinirken, 1800'lü yılların başından itibaren Viyana kafelerinde yaygınlaşarak bütün dünyada tanınmış sandalye.
*
İşte o sandalyelerden birisi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde karşımıza çıktı.
Ne zaman çıktı?
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Erdoğan'ın büyükşehir belediye başkanlarını kabul ettiği gün olan 11 Eylül 2019 Çarşamba günü.
Nasıl çıktı?
Kitaplara konu olan, olabildiğince lük şekilde dayatılıp döşetilen, 1150 odalı, Danıştay Raporlarına göre günde ortalama 2 milyon TL harcanan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin toplantı salonlarından birisin de.
Hem de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın olduğu bir ortamda.
Hem de Türkiye'nin bütün Büyükşehir belediye başkanlarının bir arada olduğu bir ortamda.
Hem de kameraların, 7/24 canlı yayınla izlenen bir ortamda.
*
Peki bu sandalye ne mi yaptı?
Tesadüfe bakın, 1150 odada kaç sandalye vardır?
Ben diyeyim 3 bin, siz diyiverin, iki bin, en az bin sandalye.
Ve o bin sandalyeden sadece bir tanesinin ayakları yamuk.
O kadar para harcanıp, lüks ile donatılmasına rağman sandalye dayanıksız.
Ve ne tesadüf o kadar sandalyeden sadece bir tanesi dayanıksız.
O da hangisi biliyor musunuz?
Tesadüfün bu kadarı işe; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun oturacağı belli olan sandalye.
Ve ne ilginçtir ki, İmamoğlu ilk defa oturmaya kalktığında sandalye kırılıyor, İmamoğlu yere yıkılıyor, solunda oturan İzmir BB Başkanı Tunç Soyer ve sağında oturan Eskişehir BB Başkanı Yılmaz Büyükerşen'de yere düşmesinler diye onlara tutunmuyor.
İkinci bir sandalye isteniyor, sandalyeyi getiren görevli 'Başkanım bu da biraz kırık görülüyor, durun ben size başka bir sandalye getireyim' diyerek üçüncü bir sandalye getiriliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tam ahan oturdum no problem diyecek bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Biz bir şey yapmadık, sandalye sağlamdı kırıldı israf oldu' sözüne;
Daha nefesini toplamakta zorlanan İmamoğlu 'İkinci defa oturduğumda sağlam oturuyorum efendim' diye yanıt veriyor.
*
Şu sandalyenin yaptıklarına bakar mısınız?
Binlerce sandalyeden, lüks içerisindeki saraydan sadece iki sandalye kırık ve dayanıksız.
O da tesadüf bu ya; toplantıda bulunan o kadar belediye başkanları arasından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na denk geliyor.
Peki size bir şey sorayım.
Benzer bir durum başka bir mekanda başka bir isme olsaydı ne olurdu?
Mesela ABD Başkanı Trump Türkiye'de ve oturduğu sandalye kırılıyor adam yere yığılıyor.
Ne olurdu sizce?
Hadi bu durumda daha dikkatli olnurdu, tamam fazla abartmayalım örneklemeyi.
Cumhurbaşkanı Edoğan İBB'yi ziyarette ve oturduğu sandalye kırılıyor Erdoğan yere yıkılıyor.
Ne olurdu?

...
Tamam cevapları aldım.
İşte anlatmak istediğim şu.
Siz sırf İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun zor durumda bırakacaksınız, yere yıkılacak gülünç duruma düşecek, bak Erdoğan'ın karşısında bacakları titredi, sandalyeye oturamadı izlenimi vermeye çalışacaksınız.
Aslında kendiniz çok ama çok komik duruma düşüyorsunuz.
Ve bütün bunları yaparken de en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan'a zarar veriyorsunuz.
Şunu da çok merak ediyorum.
Hani İmamoğlu'da bugün (dün) sormuş ya; Cumhurbaşkanı soruşturmalı diye.
24 saat kamera ile izlenen, dinlenen yerde sandalye olayı benzeri saçma sapan şeyler Türkiye'ye yakışmıyor.
Kim veya kimler buna benzer antrikalar peşinde koşuyorsa uyarılmalı, cezalandırılmalı, eğitilmeli.
Ki, yarın daha enteresan olaylar yaşanmamalı.

Başkanlar Erdoğan'dan neler istedi?
Bu arada haberlerimizi takip edemeyenler için buradan da iletelim.
CHP'li büyükşehir belediye başkanları Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan neler talep ettiler?
-Büyükşehir Belediye Yasası’ndan kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle yasada bazı konularda yetki alanının belirsiz olmasından kaynaklı hizmette aksamalar yaşanıyor. Yasadan kaynaklı sıkıntılar çözülmeli.
-Bakanlıklar ve bakanlıklara bağlı genel müdürlüklerin CHP’li büyükşehir belediyelerine yaklaşımı sorunların çözümüne yönelik değil. Bakanlıklar iktidar partisine mensup belediyelere yaklaştığı gibi CHP’li belediyelere yaklaşmıyor. Bu anlayış düzeltilmeli.
-Büyükşehir belediyeleri büyük bir borç yükünün altındayken, alacaklarını da tahsil edemiyor. Bu konuda hiç olmazsa alacak ve vereceklerin mahsuplaştırılmasına ilişkin bir düzenleme yapılmalı.
-Kredi imkânı olmasına karşın CHP’li büyükşehir belediyelerinin projelerine ilişkin kamu bankalarından kredi alamaması ve bu konuda kamu kaynaklarının kullandırılmaması sıkıntı yaratıyor. Bu konuda finansman desteğinde ayrım yapılmamalı...

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülsen Ekinci 7 gün önce

Harikasınız yazınızı çok beğeniyorum