08.05.2021, 06:08

Sapare Aude profesör!

Özel gereksinimleri olan bir çocuğu büyütürken yaşadığınız zorluk nedir ? Bu sorunun cevabına özel gereksinimli çocukları büyüten aileler olarak, gündelik yaşamın getirdiği olumsuzluklar diye söz ederiz hiç şüphesiz!

Daha açık bir ifadeyle gündelik yaşam içerisinde eğitmek zorunda kaldığımız yetişkinlerden bahsederiz. Çünkü bizler uzun uğraş sonucu çocuklarımızın edindiği kazanımları görmekten mutluyuz. Biz çocuklarımızla mutluyuz!

Bize etiketlenen " ah zavallı aileler " bakışı açısından ve çaresiz gören zihniyetten yorgunuz !

Hepimiz birçok haberlere denk geldik bugüne kadar. Otizmli ailelerin yuhalandığı Aksaray'dan tutun da, çocuğunu demir parmaklıklar arkasına bırakmak zorunda kalan ailelerden, otizmli çocuklar ateisttir söylemlerine varıncaya kadar daha nice üzüntü verici haber...

Hak arayış mücadelemiz sürerken, yıllardır sonuca ulaşmamış Otizm Eylem Planı'mız var bizim.

Anayasada " Hiç kimse eğitim hakkından mahrum edilemez" maddesine rağmen, 1,5 yaşında otizm ile tanıştığımızda elimizde henüz bir rapor bile olmadan kendi başına bırakıldığımız ve otizmden şüpheleniliyor dediğimiz için kreşlere kabul ettirme mücadelesi yaşadığımız günlerde kalakaldık bir başımıza.

Evet, benim çocuğum ve tâbi ki ben ilgileneceğim fakat otizm olabilir dendiği vakit yol gösterici bir devlet mekanizması olmadığı gibi bu çocukların kreşlere ihtiyacı olduğu halde düzenli işleyen bir sistem yoktu. Sistemsizliğin ortasında kaldık!

Raporu aldığımız zaman 3 yaşındaydı çocuğum ve o zamana kadar kendi imkanlarımızla girdiğimiz eğitim mücadelesi rapor sonrasında da değişime uğramadı. Bu kez elimizde devletten alabileceğimiz 2 saat ücretsiz ders saati dışında hiçbir şey yoktu ! Yeterli miydi 2 saat? Hayır !

Birçok aileden duyduğumuz şeyi söyleyeyim size; eğitime harcadığım parayla kaç tane ev almıştım. Mevzu ev değil burada, bireyin alması gereken eğitim karşılanmadığı için ailenin üzerine bırakılan "ne halin varsa gör" politikası...

Evet devlet resmen bize "ne halin varsa gör" dedi.

Ekonomiyi değerlendirirken özel çocuklar üzerinden sarf ettiği cümleler yüzünden sonrasında özür dilemek zorunda kalan bir profesörümüz var şimdi !

Zorla bir özür beyan eder gibi bir özür. Özrü kabahatinden büyük Prof amcamın...

Kendisine buradan sesleniyorum bahsettiğinizin aksine hak ettiğim hiçbir şeye ulaşamadım. Nasıl ulaşıldığı konusunda bilgi sahibiyse kendileri bana yol yordam gösterebilir mi?

Bu dilin, bu üslubun hukukî bir yaptırımı olmasını isterdim. İsterdim diyorum çünkü dava açılsa bile rencide edici bu söylem için sonuç alınamayacağı kanaatindeyim. Sosyal medyada gündem olmasa belki özür bile dilemeyecekti.

Ben ve benim gibi birçok ailenin kalbi ağladı, yüreği sıkıştı bu olay karşısında. Biz mücadele ederken acınacak durumda gören bu karanlık zihniyetin ünvan sahibi olmuş olması da bir o kadar üzücü...

Fakat acınacak durumda olan kendisi , farkında değil !

Dün gece ağladım ama bu sabah içime bir ferahlık doğdu. Bu zihniyetleri görünce sığındığım limanıma kızıma sarılmak ve onu bana verdiği için Tanrı'ya şükür etmekle doldu içim. Sen ve senin gibileri Tanrı'ya havale ettim sevgili profesör...

Unutmadan eğer inandığınız bir Tanrınız varsa sorgulamanızı öneririm :

" Dinsel Açıdan Eşitlik Nedir " diye?

Eric Fromm ; Sevme Sanatı’ nda dinsel açıdan eşitlik için :

" Tanrı'nın kulları olduğumuz, aynı ilahi insan özüne sahip olduğumuz, hepimizin bir olduğu anlamına geldiğimizden söz ediyor. Aynı zamanda insanlar arasındaki farklılıkların saygıyla karşılanması gerektiği ve her birimizin tek başına bir varlık olduğu" diyor.

Bu konuda hemfikirsek, farklılıkları görmezden gelmek ve yetmezmiş gibi aşağılayıcı tavır neden?

SAPARE AUDE PROFESÖR SAPARE AUDE !

Yorumlar (7)
Nazım töre 2 ay önce
Aynen katılıyorum
ceyhun 2 ay önce
ne üzücü bir profesör bu cümleleri kuruyor :(
@Newnd5 2 ay önce
Diplomayı nereden aldığı belli olmayan, prof'um giye geçinen aymazlar...
Yaşama,sağlık,eğitim haklarının en temel hakkımız olduğunu gözardı eden siyasiler ; çocuklarımızın geleceği için ,hak ve adalet sağlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
serkan 2 ay önce
ne kadar doğru anlatmışsınız Dilek hanım
güzel bir yazı fakat Türkiye de bakış açısı dar çerçeveden dolayı karınca kadar ilerleyemiyor maalesef. 2 ay önce
güzel bir yazı fakat Türkiye de bakış açısı dar çerçeveden dolayı karınca kadar ilerleyemiyor maalesef.
Mehmet Ali Örgen 2 ay önce
Yaradılış piramidinin canlı/cansız diye başlayan sıralamasında epey aşağılarda yer alan dinin eşitlik sağlaması binlerce yıllık insan yaşamıyla anılır olması eşitliği zaten ortadan kaldırır. Ekonomik sistemlerin baskı aracıdır. Fakirin ve zenginin dini aynı değildir. Teşekkürler Dilek hanım!????????????
Suleyman Baran 1 ay önce
Yazdiklariniza cok katiloyorum lutfen beni kaydedin ve tum yazilarinizi gonderin benimde ozel bir evladim var sizleri cok seviyorum ve sagliklar dilerim