Her seçim aynı palavralar. Kimse üzerine alınmasın demiyorum, zira herkes alınabilir.
A partilisi de B partilisi de.
Hep aynı nakarat aynı telden çalgılara devam.
Şunu yapıcam, bunu yapıcam, onu getirecem, bunu götürecem.
Seçim biter, o havada uçuşan sözleri hatırlatırsın bu defa binbir dereden bahaneler.
Yok ekonomi kötü.
Yok meclisten geçiremedim.
İktidar partisi muhalafeti suçlar.
Muhalefet iktidarı suçlar.
Olan yurttaşa olur.
Her koltuğa oturan anında kendi hesabıyla baş başa kalır.
Kimi seçimde harcadığı parayı yerine koymaya çalışır.
Kimi kendisine oy vermeyenleri cezalandırmaya kalkar.
Kimi bir sonraki seçimi düşünmeye başlar.
Velhasıl, böyle gelmiş böyle gitmemeli diyoruz ama ne yazık ki hep böyle gidecek galiba.

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…
 

Peki ne yapmalı ne etmeli.
Yazmalı mı yazmamalı mı?
Susmalı mı yoksa konuşmalı mı?
Hani 16.yüzyıl divan şairlerimizden Fuzuli’nin sözü tam da yerine geldi galiba; Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…
Arkadaş önce aday belirlerken büyük büyük hatalar yapar siyasi parti yetkilileri.
Bu hata belirlenen adayın söylem, performans, proje ve saha çalışmaları ile devam eder.
Sonra kazanılsa da nafile.
Hani eğri cetvelden doğru çizgi olmaz hesabı bu defa görev başında hatalar zinciri devam eder.
Hizmet noktasında hatalar.
Belediyenin imkanlarını kullanma noktasında hatalar.
Ülkenin menfaatlerini yok sayma noktasında hatalar.
Hani bir simit çalanın aylarca mahkum olduğunu düşünürsek, milyarlarca trilyonlarca paraları çalıp çırpanların, heba edenlerin, çöpe atanların her dönem yine aday diye meydanlarda olmasını nasıl izah edeceğiz inanın izah etmeye ben kelime bulamam, varın siz düşünün.

Bu mesaj Avcılar’dan geldi


Bakın aslında bu yazımı yazmama sebep sabah sabah e-postama düşen şu mesaj.
Buyurun mesaj ne diyor: Aşevinden bana ve eşime günde bir defa yemek getiriyorlardı. 15.03.2019’dan itibaren gelmiyor. Ben hastayım ,kalkıp alışveriş yapamıyor ve ayakta durup yemek yapamıyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Lütfen bize yardım edin, yemek yollayın. Bekliyoruz…
Gönderen M.T. isimli bir yurttaş.
Belli ki Avcılar Belediyesi seçimde buna benzer hizmetlerini ihmal etmiş.
Hani CHP şimdiki başkan Handan Toprak’ı aday yapmadı, O da CHP’ye inat gitti DSP’nin adayı oldu ya.
Toprak ‘’Avcılar halkı benim beş yıllık görev süremi ve yaptıklarımı değerlendirsin. Şayet memnunsa 31 Mart’ta bana oy versin ve bu hizmetlerimi devam ettireyim. Yok değillerse seçimden sonra kapatırım telefonumu ve özel hayatımı yaşamaya başlarım.’’  Diyerek bir anlamda şayet seçimleri kaybederse siyaset sahnesinden çekileceğini de dile getiriyor.
İyi de daha seçimler bitmedi ve siz koltuk telaşındayken her sabah bir tas çorbaya muhtaç olanları ihmal etmeye başladınız.
Ne olacak şimdi?

İnsanoğlu önce açlığını düşünür


Bakın her doğan çocuk aslında neden ağlar bilir misiniz?
Doğumun son aşamasında anne karnındayken daha sağlıklı beslenmediği için bir an önce açlığını gidermek ister de ondan başlar cıyak cıyak bağırmaya.
İnsan vücudundaki her organın bir özelliği var ve bir organın ihtiyacı varken diğer organların halinden anlamaz.
Örneğin, şayet mideniz aç ise siz önce o açlığı hissedersiniz.
Vücudun diğer eksiklikleri ve ihtiyaçları geri plana atılır.
Aslında örnekleme Avcılar Belediyesi için gelen mesajla oldu ama bu sözlerim bütün adaylara.
Siyasilerimize.
Yöneticilerimize.
Belediye başkanlığına aday olanlara ve koltuktan kalkmayanlara.
Yerel seçimlere girdiğimiz bu aşamada da siz evinde bir tas çorbaya ihtiyacı olanları, işsiz kalanları, aç ve açıkta kalanları, ekonomisi bozulanları, ihtiyaç sahibi insanları yok sayarak seçim çalışmalarınızı sürdürmeye devam ederseniz.
Ne bu ülke insanına, ne bu vatana, ne belediye başkanlığına aday olduğunuz kentte ve o kentin insanlarına hiç ama hiçbir katkınız olmaz.
Olsa olsa kendi egonuzu tatmin edercek işler yaparsınız o kadar.
***
Hani diyeceğim şu.
Seçimler gelir geçer.
Atı alan Üsküdar’ı da geçer.
Kimi deveye hendek atlatır, kimi bir kaşık suda boğulur.
Hayat bir şekilde gelip geçer.
Siyaset yapma sahnesine çıkan insanlarımıza çok ama çok iş düşüyor.
Onlar herkesten daha çok vicdanlı olmalılar, adil olmalılar, insancıl olmalılar, doğru ve dürüst olmalılar.
Seçim kazanmak için her yol mübah mantığından uzak olmalılar.
Yoksa yarın maazallah belki seçim kazanılır ama o kadar şey kaybedilir ki, sonra yapıp yaptıklarınıza pişman olursunuz ama heyhat iş işten çoktaaan geçmiş olur…

 

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.