Bir kritik seçimi daha geride bıraktık. Dün seçimin ilk sonuçları gelir gelmez sosyal medya hesaplarımdan (saat 19 surlarında) şu yorumu yaptım:
Sonuçlara ilk yorumum şu:
Seçmen Muharrem İnce ve Akşener'e “beraber bir merkez sağ partisi kurun karşımıza gelin belki sizi iktidar yapabiliriz” diyor.
Kılıçdaroğlu'na ve ekibine “artık gidin evinize işinize gücünüze bakın”; CHP'ye de “artık misyonunu ve vizyonunu tamamladın” diyor.
Erdoğan ve Ak Parti'ye “her şeye rağmen size bir defa daha şans tanıyoruz daha dikkatli olun” diyor.
HDP'ye ise “PKK ve teröre karşı tavrını netleştir” diyor.

Tabi kimi katıldı, kimi kızdı, kimi ise erken yorum diye görüş belirtse de ben hala aynı fikirdeyim.
Evet seçmen İnce’ye oy verdi çünkü kendinden bir şeyler gördü.
Dilini beğendi.
Performansını beğendi.
Dine bakışını ve tavırlarını benimsedi.
Siyasi anlayışını benimsedi.
Rakipleri ile ilişkisini beğendi.

CHP'li seçmen Muharrem İnce'yi istiyor


Peki CHP’nin cumhurbaşkanı adayına yüzde 31’e yakın oy veren seçmen, partisine neden yaklaşık 8 puan daha az oy verdi.
Öncelikle bu 8 puanda MHP’li seçmenin oyu vardı.
İyi Parti’li seçmenin oyu var.
Hatta HDP’li seçmenin epey bir oyu var.
HDP’ye CHP seçmeninden 2-3 puan oy giderken, HDP’den de İnce’ye 2-3 puan oy gelmiştir ilk turda.
MHP’li seçmenden de İnce’ye ciddi bir oy gelmiş görülüyor.
Bu cümleme ister katılın ister katılmayın, liderin fonksiyonu çok önemlidir.
CHP’ye 7-8 puan oy kaybettiren en birinci özellik Kemal Kılıçdaroğlu’nun (çok çok iyi bir insan, iyi bir politikacı olmasına rağmen) ve ekibinden bazı isimlerin CHP seçmeninin tepkisini çekmesinden kaynaklanıyor.
Her seçimde AK Parti ve Erdoğan’a oy vermek istemeyen bir kesim var.
CHP’li seçmen olmayan ama kendisine en yakın parti olarak CHP’yi gören bir seçmen.
İşte bu seçmen Kılıçdaroğlu ve bazı ekip arkadaşları yüzünden bir türlü CHP’ye oy vermiyor.
O seçmen bu seçimde Muharrem İnce’ye oyunu vererek İnce’nin yüzde 30’dan fazla oy almasını sağlamıştır.

MHP herkesi şaşırttı
Milliyetçi Hareket Partisi’nden koparak İyi Parti kurulduğunda herkes bu partiyi ortadan ikiye böldüğünü düşünmüşken, MHP bir anlamda 1 Kasımı seçimlerinde aldığı oy kadar oya ulaşarak böyle düşünenleri yanılttı.
İyi Parti ise ilk defa girdiği seçimden bir anlamda yüzde 10’un üzerinde oy alarak başarı sayılmasa da başarısızlık sayılmayacak bir sonuç elde etti.
Belki de bu seçimin en çok şaşırtanı MHP’nin barajın epey üstünde oy alması olurken.
Meral Akşener’in ise partisinin iki puan altında oy alması oldu.
Belli ki İyi Parti’ye oy veren (özellikle Ege ve Trakya bölgesi olarak düşünüyorum) seçmen Cumhurbaşkanlığı tercihini Muharrem İnce’den yana kullanmış.

İyi Parti, CHP’den oy çaldı
1 Kasım'a göre Ak Parti'de 7 puan düşüş varsa, 7 haziran seçimlerine bakılırsa ise 2 puan artış var.
Ak Parti'nin iç kavgaları, Davutoğlu gibi isimlerin partiye oy kaybettirdiğini ve son seçim olan 1 Kasım 2015 seçimlerine oranla partinin, ciddi bir oy kaybı yaşadığını söyleyebiliriz.
CHP’nin de bu iki seçime göre yaklaşık 3 puan oy kaybettiğini ve bu oyun İyi Parti’ye gittiğini söyleyebiliriz.
Burada HDP’ye de CHP’den oy gitti diyenlere cevabımız, HDP’ye daha önceki seçimlerde de CHP’den oy gidiyordu olacaktır.
Bu arada şayet CHP'nin adayı İnce değil, sağ görüşe sahip İlhan Kesici benzeri birisi olsaydı o zaman hem İnce'ye gelen oylar Akşener'e ve CHP'den de İyi Parti'ye daha fazla oy kayacaktı.
Muharrem İnce bir anlamda bu kaymanın da önüne geçmiş oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 27 ilde oyları arttı, 54 ilde azaldı.
Özellikle güçlü olduğu, İzmir, Çanakkale, Kırklareli, Edirne gibi illerde CHP’nin oylarının düşmesi demek CHP’den İyi Parti’ye oy kaymasının en belirgin açıklaması demek.

İlkler yaşandı
Bu seçimde bir çok ilki de yaşamış olduk.
Bu seçimde seçmen 600 millettekili ve ilk defa genel seçimle birlikte Cumhurbaşkanı da seçerken, bir anlamda 16 Nisan referandumunu da onaylamış oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısında ilk defa bir rakip yüzde 30'u aşmış oldu. 
Muharrem İnce muhalefetin psikolojik üstünlüğünü aza da olsa aşağı çekmiş oldu.
Parlementoda Adalet ve Kalkınma Partisi ilk defa azınlığa düşmüş oldu.
Eskiden biliyorsunuz 550 milletvekili iken AK Parti her zaman yüzde elli barajını geçiyordu.
İttifak olsa bile Erdoğan bir önceki seçime göre oylarını 2 puan artırmış oldu.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 69 şehirde oyları azaldı.

Ali Şeker ve Hayati Arkaz mecliste
Yerel siyasilerimizden sadece Dr. Ali Şeker istanbul 2.Bölge’den, Dr. Hayati Arkaz İstanbul 3. Bölge’den, her zamanki gibi Tülay Kaynarca’da İstanbul 3.Bölge’den milletvekili seçilerek mecliste bölgemizi temsil özelliği elde ettiler.

CHP’li ilçeler eridi
İstanbul’daki ilçelerin durumunu daha sonraki yorumlarımızda uzun uzun kritik yapacağızdır.
Şimdilik sunu söyleyelim.
CHP’de Muharrem İnce rüzgarı esse de bu rüzgarın ilçelerde pek faktör oluşturmadığını gözlemleyebiliriz.
Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar gibi CHP’nin belediye başkanlığını elinde bulunduran ilçelerde CHP’nin ciddi oy kaybettiğini bu kaybın çoğunluğunun İyi Parti’ye gittiğini ve Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı olarak yorumladığımızda dahi millet ittifakının oy kaybına uğradığını söyleyebiliriz.
Bir anlamda MHP ve AK Parti bu ilçelerde oy oranlarını korurken, CHP hem oyunu aşağı düşürmüş hem de İyi Parti’ye ciddi bir oy kaybetmiş gibi görülüyor.
Bu sonuçları daha uzun yorumlayacağız.

Erdoğan’dan ince mesaj
Sonuç olarak kritik bir seçimi geride bıraktık. Dün akşam Erdoğan’ın yaptığı konuşmayı önemsiyorum.
“Seçim dönemindeki kırgınlıkları, kavgaları bir tarafa bırakmalıyız. Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi için ortak hareket etmeliyiz” diyordu Erdoğan.
Umarız ve dileriz bu tür söylemler hayata geçer.
Dünün ötekileştirici, parmak sallayıcı, gerginlik yaratıcı, tehdit savurucu söylemleri yerine, kucaklayan, birleştiren, adil davranan, herkesin cumhurbaşkanı tavrını sergileyen bir cumhurbaşkanımız olur.
Kazanan büyük Türkiye Cumhuriyeti olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.