FETÖ ile mücadele mi, FETÖ'ye destek mi?
Gazeteci Sebahattin Önkibar, "Odatv.com" daki yazısında, aldığı bir haberi ve haberden çıkardığı sonuçları; "Siyasetin seyrinin önümüzdeki günlerde Bülent Arınç'ın söylemlerine göre yol alacağını, yeni gelişme ve tahliyelerin olacağını, Arınç'ın, belli bir program dahilinde görüşlerini açıkladığını ve Bülent Arınç'ın, Cumhurbaşkanı'na aşağıdaki yeni teklifi yaptığını" yazıyor.

Arınç, Cumhurbaşkanı'na; "Fethullah Gülen ve cemaati mevcut durumdan fevkalade kahır içindeler.Türk ve İslam Tarihine hain olarak geçmek istemiyorlar, nedamet içindeler ve son bir şans istiyorlar. Siz bir adım atarsanız, onlarda karşılık verecekler. Ve Türkiye ile size karşı ateşkes ilan edip kucaklaşmayı öne çıkaracaklar. Ben sizi ve hizmet hareketini seven biri olarak bu tarihi görevi ifa ediyorum. Türkiye, emperyalist devletlerce kuşatıldı, onlara şans verilmeli ve sınanmalı. Bu size ve ülkeye bir şey kaybettirmez" diyor.

Evet, sayın Arınç son günlerde oldukça revaçta! Kaleme alacaklarımız bu revaç hali (!)nin uzantıları olabilir mi ne dersiniz?

FETÖ ile mücadelenin sulandırılmadan sonuna kadar devam edeceğini umuyor ve bekliyoruz. Gelişen durumlar karşısında hayret ve merakımızı gizleyemiyoruz.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) polemiği Türkiye'nin yeni gündemi.
Hem de ülkenin ve iktidarın başında birden fazla devasa problem varken!

Bilindiği üzere KHK, olağanüstü hallerde, sıkınyönetim uygulamaları döneminde, gecikmeyi önlemek, konuları biriktirmeden ve savsaklamadan çözmek amacıyla, ancak olağanüstü hal uygulaması boyunca kullanılacak bir çözüm yolu olarak çıkarılır.

15 Temmuz Kalkışması sonucunda tutuklanan, sorgulanan, görevinden alınan ve beraat edenler hakkında yürürlüğe konan KHK, halen cari.

Tüm kurumlarımızda sap ile samanın birbirine karışmış olduğu gibi, halk, FETÖ soruşturmaları'nda da durumun farklı olmadığına inanıyor.

İddiaya göre, hiçbir şekilde FETÖ ile alakısı olmayan, ama çeşitli nedenlerle birileri tarafından "FETÖ'cü" olarak itham edilip işinden, görevinden el çektirilen sayısız mağdur var. Bunların bir kısmı beraat etmesine rağmen KHK nedeniyle, eski işine iade edilmediği gibi başka bir yer ve kurumda da işe giremiyorlar. Sayın Arınç da kendince örnekler verip birazda ajitasyonla onları savunuyor.

YİK üyesi Bülent Arınç, bu nedenle "KHK bir faciadır" demiş. Bu duruma göre Bülent Arınç'ın çıkışı gayet masum görünüyor.

Ama bizim aklımıza başka şeyler takılıyor..!

Çok gerilere gitmeden son genel seçim öncesinde Bülent Arınç, "Milletvekili olmayacağım, aktif siyaseti bıraktım" dediği günlerde bilindiği gibi, sayın Cumhurbaşkanı'na birçok itirazlar yükseltip, Ak Parti'yi yerden yere vuruyordu. Oğlu, İstanbul 3. Bölge'den Milletvekili adayı olunca suspus olmuştu! Yine aynı günlerde partisinin toplantı ve davetlerine katılmazken, birdenbire davetleri kaçırmamaya başlamıştı. Doğrusu, neden ve niçinini kimse sorgulamamış, biz de dahil, birçok kimse görmezden gelmişti.

İkincisi; Birçok köşe yazarının kaleme aldığı damadının durumu...
FETÖ'cü olduğu iddiasıyla yargılanan damadının, tam da işin merkezinde olduğu, buna rağmen "delil yetersizliği"nden aklanarak beraat ettiği iddiaları ve itirazları Türkiye'nin gümdeminde...

"KHK Faciadır" söylemi, kendisi ve damadının durumunu gündemden kaldırmak, örtbas etmek, hedef saptırmak içindir diyecektik ki; bu defa, 'müebbet istemiyle' yargılanan Altan Kardeşler ve Nazlı Ilıcak salıverildi.

FETÖ'cü olduklarını sağır sultanın bile bildiği, kimsenin zerre-i miskal şüphesinin olmadığı bu isimler müebbet istemiyle yargılanırken; Türk Halkı'nın "idam isteriz" bağırış ve çağırışları kulaklarımızda tazeliğini korurken maksimum üç yıl sonra serbest kalıyorlar.

Ayrıca duyumlar, Selahattin Demirtaş'ın da yakında salıverileceği şeklinde...

Karşı görüşteki biz ve bizim gibi düşünenler, yarın, öbürgün Alaaddin Çakıcı serbest bırakılırsa eğer, bunun nedeninin 'sıkışan gazın depreme dönüşmesini engellemek için' olacağına inanacağız. Zira, mevcut durumda bir denge politikasının geliştirilebileceğini yabana atmamalı.

Bize göre, Alaaddin Çakıcı çoktan serbest bırakılmalıydı. Hele hele, vatan hainlerinin ödüllendirilecek şekilde salıverilmelerine şahit olunca; Çakıcı'nın hapiste geçirdiği her fazla günün müsebiplerinin büyük vebal yüklendiklerini düşünüyoruz.

CHP'li Eren Erdem'de tahliye ediliverdi bu arada. Herkese bir kaşık bal mı, ne?

İşte, bu durumlar karşısında 'neler oluyor, sil baştan mı ?' diye düşünmeden edemiyoruz. Bekleyip göreceğiz.

Selam ve sevgi ile.


DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.