21.04.2020, 07:47

Siyah Kuğu

Kısıtlı bir kesim dışında ‘Nassim Nicholas Taleb’ ismini duyan pek olmamıştır sanırım… Kendini ‘Osmanlı vatandaşı’ olarak tanımlayan Taleb Lübnan doğumlu ABD vatandaşı… New York Üniversitesi Matematik Bilimleri Enstitüsü'nde 'olasılık teorisinin risk yönetimine uygulanması' üzerine ders veriyor. Deneme yazarı, borsacı, yatırımcı Taleb yaşamını risk, belirsizlik, olasılık konularına adamış… ABD’deki mortgage krizini, 1987'de New York Borsası'nın çöküşünü önceden tahmin etmiş… Garanti Bankası Masters Özel Bankacılık Birimi'nin davetlisi olarak 16 Haziran 2008’de İstanbul'da da finans çevrelerine bir konuşma yapmış…

* * * *

Frankfurt finans çevrelerinden, kitap kurdu bir dostum, iliştirdiği bir not ile Taleb’in ikinci kitabını göndermiş bana… Sürpriz oldu…  Taleb'in Türkçesi ‘Aldatıcı Rastlantısallık - Hayatta ve Piyasalarda Şansın Gizli Rolü’ başlığıyla Türkçesi 2019’da yayınlanan ilk kitabından sonra bu ikinci kitabı da 32 dile çevrilmiş… New York Times'ın çok satanlar listesinde uzun bir süre kalmış. Kitabın adı ‘Siyah Kuğu - Olasılıksız Görünenin Etkisi’… Çeviren Nazan Arıbaş. İstanbul: Varlık Yayınları, 2008. 424 sayfa… Orijinal adı ‘The Black Swan: The Impact of the Highly Improbable’ olan kitap 2007’de yayınlanmış, 2010’da ek bir bölüm ile tekrar yayınlanmış… The Times II. Dünya Savaşı’ndan sonra en etkili 12 kitaptan biri olarak nitelemiş…

* * * *

Kitap beş bölümden oluşuyor… İster siyaset, ekonomi olsun, ister bilim, teknoloji tarihi olsun iz bırakan olayların birer 'Siyah Kuğu' olduğunu işaret ediyor Taleb… Bana göre, Taleb bu kitabıyla özellikle hayatını riskleri hesaplayarak kazanan insanlara önemli bir bakış açısı sunuyor.

* * * *

‘Siyah Kuğu’ kavramı MS I. Yüzyıl’da yaşadığı varsayılan Iunius Iuvenalis’e ait bir söz. ‘…rara avis in terris, nigroque similli-ma cygno…’ (…karada nadir bir kuş, tıpkı siyah bir kuğu gibi.) O güne kadar siyah bir kuğuya rastlanmadığı için Iuvenalis’in bu sözü önceleri olumsuz olasılıkları anlatmak için kullanılmış… Ortaçağ’dan itibaren de hiç rastlanmamış olayları nitelemek için kullanılmaya başlanmış. Ta ki 1697’de Willem de Vlamingh tarafından Batı Avustralya’da ilk siyah kuğu tespit edilene kadar… Avustralya'nın keşfinden önce siyah bir kuğu olmasının imkansız olduğuna inanılıyormuş. Fakat bu keşiften sonra insanlar çok şaşırmış olsalar da siyah bir kuğunun olabileceğini anlamış oldular.

* * * *

Joan Robinson 1962’de yazdığı ‘Economic Philosophy’ kitabında ‘Siyah Kuğu’ metaforunu ekonomi, finans dünyasına sokmuş… Taleb’in kitabının önsözünde de anlatılıyor… Robinson şöyle diyor… ‘Bütün kuğular beyazdır… Avustralya keşfedilene kadar… Vlamingh’in Batı Avustralya’ya sırf siyah kuğuları görmek için değil, 1694’de bölgede kaybolan Amiral Sir James Couper ve mürettebatını aramak için gittiği not edilmelidir.’

* * * *

Taleb giriş bölümünde ayrıca şöyle diyor… ‘Siyah Kuğu’ olgusunun üç temel özelliği var… a) Olağan beklentilerin dışındadır, sıradışıdır, b) Olağanüstü bir etki gücüne sahiptir. c) Ortaya çıktığı andan itibaren açıklanabilir veya öngörülebilir bir hale bürünür. Kitapda ‘gözlem ve deneylere dayalı öğrenmenin sınırlamaları vardır, bilgimiz kırılgandır… Tek bir gözlem milyonlarca beyaz kuğunun binlerce yıldır doğrulamış olduğu genel bir kanıyı tamamen geçersiz kılabilir. Bunun için de tek bir siyah kuğu görülmesi yeterlidir’ diyor… 

* * * *

Geçtiğimiz hafta bir televizyondaki tartışma programında ODTÜ’den değerli dostum Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ‘Siyah Kuğu’ metaforu ile yaşadığımız virüs salgınını anlatacaktı. Ancak gerek moderatörün tutumu gerekse vakit darlığı ile fırsat bulamadı.  Belki başka bir fırsatta anlatır umarım.  ‘Siyah Kuğu’, okunması kolay bir kitap değil bence… Her okuyanın beklentisini de tam olarak karşılayamayabilir. Fakat yine de bu konulara meraklıların okumasını tavsiye ederim.

Yorumlar (0)