Çoğu insan hoşlandığı kişinin, kendisine olan hislerini anlamaya çalışıp, hayatında bir kere bile olsa internette mutlaka “Hoşlanan kişi nasıl davranır?” tarzı aramalar yapmıştır. Bu konu hakkında internette pek çok bilgi bulabilirsiniz, fakat ben şu an size kendi deneyimlediğim, gözlemlediğim ve inandığım şeyleri anlatacağım. Hoşlanan kişilerin davranışlarını okurken, her insanın karakterinin farklı olduğunu ve doğal olarak duygularını dışarı yansıtma şeklinin de farklı olacağını unutmayalım. Mesela sevdiği kişiye narin davranan da var, hakaret eden de var. Kırmak, kötü sözler söylemek belki onlara normal geliyor, ama bana hiç de normal gelmiyor. Elbette sevebilmek önemli, fakat asıl meziyet incitmeden, kırmadan, dökmeden sevmek… Çiçeğin yapraklarını koparttıktan sonra onu sevseniz kaç yazar?
Söylediğim gibi herkesin sevgiye inanış ve onu yaşayış şekli çok farklı; bunu dikkate alarak, hoşlanan kişi davranışlarına beraber bakalım mı? Hadi bakalım. 
-Öncelikle “Aşk dilsizdir” lafına asla inanmıyorum. Sizden hoşlanan birisi, size bunu açık açık söyleyemese de mutlaka belli edecektir. Belki size ithafen sosyal medyada hikayeler atacaktır, belki de sudan sebeplerle mesaj yazacaktır; ama mutlaka bir sinyal verecektir. Eğer onun içinde bir yerler kaplıyorsanız, bunu içinde nereye kadar tutabilir? Unutmayın sevgi arttıkça, onu duyurma isteği de artar. 
-Beden dili çok önemli. Bir kitapta okumuştum ve doğru olduğunu yaşayarak teyit ettim. Eğer sizden hoşlanan birisiyle aynı ortamdaysanız, size yarı dönük bir şekilde oturacaktır. Karşısında oturan kişiyle konuşsa dahi vücudunun yarısı size dönük şekilde olacaktır. Bunu istemsizce yapar, çünkü size dönük olması, sizinle ilgilendiğinin bilinçaltı göstergesidir. 
-Diyelimki o kişiyle buluştunuz. Aaa bir de ne göresiniz! Telefon elinden düşmüyor… Mümkünse arkanıza bile bakmadan kaçın. Sürekli telefonla oynaması “Seni hiç beğenmedim, seninle konuşmak istemiyorum, seninle konuşacağıma telefonla oynayıp şu buluşma zamanını geçiririm daha iyi” anlamına gelir. Eğer sizden hoşlanıyorsa dört gözle size bakacaktır ve sizinle ilgilenecektir. Eğer ara ara telefona bakıyorsa bence yine sizden hoşlanmıyor. Düşünsenize bir yanınızda günün her anında yanınızda olan bir telefon var, diğer yanınızda da hoşlandığınız ve buluşmayı dört gözle beklediğiniz ve sadece birkaç saat sürecek bir buluşma var.. Telefonla ilgilenmek gibi bir şey yapar mıydınız? Eğer sizinle görüştüğü topu topu 1-2 saati, günün her saniyesinde yanında bulunan telefona değişiyorsa, sizden zerre hoşlanmıyordur. Tabi çok önemli bir telefon gelir, birkaç dakika konuşur bir daha da telefona bakmaz orası ayrı.
-Eğer o kişiyle mesajlaşıyorsanız ve sizden hoşlanıyorsa uzun cevaplar verir, en azından konuyu kapatmaya çalışmaz. Size olan mesajlarını soruyla bitirir. Bu da sizinle iletişimde olmaya devam etmek istediğini gösterir. İlk mesajı atıp kısa cevaplar veriyorsa hoşlanmıyor diyemeyiz. Belki çok konuşkan değildir, belki tarzı öyledir, belki de ne diyeceğini bilemiyor da olabilir. Ama hem ilk mesajı atmıyor, hem de kısa cevaplar veriyorsa kesinlikle hoşlanmıyordur. Hoşlanan insan konuşmak ister, hatta konuşmak için bahaneler üretir. Sudan sebeplerle size bir şeyler yazar. 
-Sizden hoşlanan insan, sizinle konuşurken daha fazla pozitif olur. Siz nasıl ki onunla konuşurken kendinizi iyi hissediyorsanız, aynı şekilde o da sizinle konuşurken kendini iyi hisseder. Mesajlaşırken bunu pek anlayamasanız da, yüz yüzeyken bunu gülümsemesinden, tavırlarından ya da ses tonunun değişmesinden anlayabilirsiniz. Sizinle daha farklı, daha içten, daha canlı ve daha hevesli bir ses tonuyla konuşur. Hiç unutmuyorum, bir kız arkadaşımla beraber bir yerde otururken hoşlandığı çocuk aramıştı. Telefonda ismini görür görmez eli ayağına dolandı ve ayağa kalkıp üstünü başını düzeltip öyle telefonu açtı ve “Efendim” dedi. Sonuçta çocuk onu görmeyecekti, sadece sesini duyacaktı. Ama kız arkadaşım telaştan ne yaptığını bilmiyordu, çünkü hoşlanıyordu. Telefonu açtığında gülümseyerek öyle bir “Efendim” dedi ki, o ses tonuna ilk defa orada şahit olduk. Çünkü insanın arkadaşlarıyla konuştuğu ses tonuyla, hoşlandığı kişiyle konuştuğu ses tonu aynı değil. 
-Detaylar çok önemli. Eğer size karşı ilgiliyse, ufak ayrıntılar bile hafızasına kazınır ve olabildiğince sizinle ilgili olan hiçbir şeyi unutmaz. 
-Size vakit ayırıyor mu, yoksa “Çok yoğunum” mu diyor? Hoşlanan insan çok yoğunsa bile ne yapar ne eder, hoşlandığı kişi için zaman bulur. Kalan zamanı ona ayırmaktan bahsetmiyorum. Onca yoğunluğun içinde zaman bulabilme çabasından bahsediyorum. Sizin için zaman üretiyorsa hoşlanıyordur. 
-Eğer sizden hoşlanıyorsa, sizin sevdiğiniz ve yapmaktan hoşlandığınız şeylere karşı o da ilgi duyabilir. 
Aslında bir insanın bizden hoşlanıp hoşlanmadığını anlamak çok kolay, fakat konu biz olunca bütün algılarımız bir anda kapanır. Gözümüzün önüne pankart bile açsa, yine de emin olmak için başka şeyler ararız. Eğer hala emin olamıyorsanız son olarak hislerinize kulak verin. Sizce sizden hoşlanıyor mu? Bu konuda hisleriniz ne söylüyor?  Unutmayın ki “Yanlış anlayabilirsiniz, yanlış düşünebilirsiniz, yanlış davranabilirsiniz, ama yanlış hissedemezsiniz…”

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.