12.01.2021, 05:51

Size de o trende yer var...

Ardahan'da yetişen, değişik şehirlerde akademik eğitimlerini tamamlayarak profesör unvanına sahip olan, akademik kariyerlerini tamamlayan profesör olmuş memleket için gelecek için projeleri olan, akademik dersler veren hayalleri olan hemşerilerimiz icraat zamanı geldiğinde göreve hazır olmamınız gerekmiyor mu?

Evet, neredesiniz şimdi, görev zamanı!

Ardahan’a borcunuz var.. Şimdi borç ödeme zamanı, Ardahan her gün eriyor, göç veriyor, işsizlik had safhada. Tek umudumuz olan üniversiteyi sahipsiz bırakmayın. Yapacağınız çalışmalarla, projelerle akademik personellerle şehrimizin kaderini hep beraber değiştirmek için öncü, lider olun.. Halk olarak bizde peşinizden gelelim.. El, ele omuz omuza bu makûs tarihi değiştirelim. Bu şehrin gençlerine umut aşılayın, hayata sıkı sıkı bağlanmaları için kendilerine güvenebilmeleri için yapılacak akademik alımlarda 'bende girebilirim' desinler, 'bizde Ardahanlı olarak eşit şartlarda başarabiliriz' desinler.

Alınan akademik personeller nasıl olsa Rektör kimi isterse o oluyor, istediği kişiye kadro açıyor, şartları belirliyor. Adalet terazisinin topuzu kaçmış durumdadır. Ardahanlı olarak kapı kapı dolaşıp torpil aramasınlar, elin elini ayağını öpmesinler memleketinde esir muamelesi görmesinler, namertlerin önünde eğilmesinler, namertlere muhtaç olmasınlar. Nasılsa torpilim yok diyerek bu şehri terk etmesinler. Bu vebale daha çok göz yummayın gelin, bu topraklara olan borcunuzu ödeyin.

Bakın köyleriniz boşalmış, dedelerinizin mezarları yıkılmış, kaybolmakta ve 'bir Fatiha okuyan yok mu?' diyerek sizleri beklemekte.

Korkmayın kimse sizlerin unvanlarınızı elinizden almaz, taşın altına elinizi koyma zamanı geldi ve geçiyor. Çıkın o kapalı kapıların ardından, çeper diplerinden başınızı kaldırın..

Korkmayın para her şey değildir, elde etiğiniz makamları kaybederim diye korkmayın meydan er meydanı bu toprağın insanları size sahip çıkar, vefasını öder. İtibar ve kariyer sahibi yapar. Kimleri yapmadı ki.

Ardahan yıllarca RUS esaretinde kaldı fakat züllüme boyun eğmedi, zulmedenler gitti..

Fakat acıları halen taze ve yaralar kabuk tutmuş olsa da hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Sivil toplum örgütlerinde yer alan hemşerilerimiz bu züllüme o zaman da sessiz kalmıştı.. Şimdide kalıyorlar. Şahsi çıkar ve menfaatlerini önde tutarak bu geri kalmışlığa çanak tutmaya devam etmektedirler.

Hangi projeleri başarılı oldu, hangi işsizliğe çözüm oldular, hangi projeleri Ardahanlı da heyecan yarattı, umut oldu, işsizliğe çözüm oldu, göçü durdurdu. Kendi göbek bağımızı kendimiz kesersek acısını duymayız, el keserse nasıl keser bilemeyiz. Bugün gelenler yarın giderler unutmayın, Protokol koltuklarında oturanlar bugün var yarın yok, biz varsak o koltuklar var olacak.

Ardahan Üniversitesinin lokomotif fakülteler açarak akademik kariyerleri dolu, halka dokunan projeler, halka dokunan hocaları iş başına getirmesi gerekirken halen kibirli, kendini beğenmiş, kendini evliya sayan, yalnızca kendini bu koltuğa oturtan siyasi çevrelere hizmet etmekten bir adım öteye gidemeyen, sırtında kamburu, vicdanı ipotek altında olan yönetici anlayışından kurtulma zamanı gelmiştir.

Ardahan üniversitesinin öğrencilerinin ve personellerinin enerjileri tükenmiş herkes yarın ne olacak kime soruşturma açılacak kaygısı içinde enerjisi boşa gitmektedir. Ardahan üniversitesine gelen ödenekler verimsiz amacı olmayan keyfi olarak harcanmakta tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı yağmalanmakta har vurup harman savrulmaktadır.

Taze bir kana ihtiyaç vardır. Ardahan Üniversitesi bir yüksekokul üniversitesi olma yolunda ilerlemekte olup çok acilen kuruluş raporlarında belirtilen stratejik yoluna girmek zorundadır.

Ardahan üniversitesi kan kaybetmektedir, gelin bu yarayı Ardahanlılar olarak biz saralım, yaraya sahip çıkalım.

Ardahan Üniversitesinde hemşerilerimiz 3. sınıf yöneticiliğinden kurtaralım. Ardahan Üniversitesini kuruluş rotasına geri sokalım, yoksa rota kaybolmuş, olacaktır.

Ardahanlı hemşerilerimiz gelin bu yarışa adınızı yazdırın, kamuoyuna çıkın, yarın geç kalırsınız, son pişmanlık fayda vermez, bir gün gelip siyasete atanmak için kapımızı çalarsanız açılacak bir kapı bulamazsınız.

O zamanda denir sizlere 'bu halk zulümlere boyun eğerken, işsizlikten sızlanırken, kışta kıyamette titrerken siz nerede idiyseniz oraya gidin. Şimdi siz düşünün..

Kısacası; Tren istasyondan kalkmadan gelin hep beraber olalım, trene sahip çıkalım, size de o trende yer var..

Yorumlar (0)