35yaş aydınlanma yaşıdır. Aydınlanma gerçekleşmezse sonraki 14 yıl içinde sırasıyla ilahi görü ve ilahi hissediş süreçleri de başlayacaktır. Kişi aydınlanmaya direnç göstermiyorsa bu hediyeleri alacaktır. Kendini bunlara layık görmüyorsa 49 yaş sonrası iyi bir ustaya tam teslimiyet dışında aydınlanma gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Çünkü usta senin nerede direnç gösterdiğini, hangi şartların oluşmadığını, hangi süreçlerin geçilmesi gerektiğini kolayca görür ve bilir. 
Aydınlanma sadece gerçeğin peşinde olanlara hediye edilir, inananlara değil. İnanç, beynin ölümüdür. Deneyimlenmemiş bilgi, - ki bu narsizmin ya da yoldaki kişinin güvenlik arayışı kaynaklı korkusunun eseridir - aydınlanmanın önündeki en büyük engeldir. İnsan bilgi sahibi olmayı ister çünkü başkalarına bilgilerini göstermekle aşağılık kompleksini kendisinden gizleyeceğini düşünür. Başkalarını bilgili olmaya ikna ederse buna kendisi de inanır fakat bu düşünce tarzı narsizme de neden olur. Kişinin alçak gönüllü rolü dahi narsizmin bir eseridir. O kişi yalan ve tutarsızlıklarıyla aleni ya da gizli savrulmalar yaşayacaktır. Aydınlanma isteği en büyük narsist egolardan biridir. Bir insan neden aydınlanmak istesin? Başkalarına ışığını göstermek için mi? Hayır. Bu yaptığın iyiliği herkese söylemek gibidir. 
İnsanın tek sorunu mutsuzluğu olmalıdır. Tek sorunu kendisi olmalıdır. Mutlu olmak, özgür olmayı gerektirir, bu da insanın kendi sorumluluğunu almasını gerektirir. Kişi kendine ulaşamıyorsa yardım istemesi dahi sorumluluğu dahilindedir. Mutlu olmaktır bilgelik. Bir bilgenin başkalarına yardım etmek gibi bir sorumluluğu yoktur çünkü başkalarına karşı sorumluluk bir yüktür. Bilge bu yükü taşımaz. O dilerse bir dağda, ormanda köyde yalnız başına da yaşayabilir, dilerse Echart Tolle gibi TV de kurabilir, dilerse Ramtha gibi şatosunda eğitimler de verebilir ama asla insanlara iyilik yapmak, toplumsal bilinci yükseltmek gibi görev bilincini içerecek yükler taşımaz. Demek istediğim bilge bunları yapabilir ama bu asla onun için bir görev bir yük değildir. Eğer yükse o seyr (seyretmek) makamını hakkıyla geçmemiştir. Hala madde aleminin kölesidir. 
Bir bilge insanlık için canını da verebilir fakat bunu insanlıktan sorumlu olduğu için yapmaz. 5. Boyutta rüya alemini keşfetmiş, 6. Boyutta rüyayı gerçeğe dönüştürmüş, 7. Boyutta ister rüya ister gerçeklik yaşayabileceği idrak ettirilmiş ve 6. Boyutun gerçekliğinde bir olay karşısında 5. Boyuttaki rüyaya dair bedenini hediye etmiştir. Muhyiddin ibn Arabi'nin, İsa'nın, Halacı Mansurun bedenini aleme hediye etmesi bundandır. Onları öldü sanmayın tüm evrenin bilgisi Akaşa denilen alemde tüm canlılığıyla sizleri bekliyor. Evrenin en büyük bilgeleri, en yüksek bilinçleri sizlere yardım için hazır bekliyor. Ruhlarına duyarlı, kendine sığınan, (putlaştırdığınız Allaha demiyorum varlığından bile emin olmadığınız ruhunuzdan bahsediyorum) acı nedeniyle sorgulayan, bu yolda çaresizce ölümü göze alan saf yüreklere yardım ediliyor, evrenin en yüksek bilinçleri akıyor. Sanmayın ki kendi bilincinizle varsınız, bugüne kadar yaşamış ya da yaşamamış tüm insanlığın ve hatta canlıların bilincinden başka bir şey değilsiniz. O bilinçler size akıyor: sizin izin verdiğiniz kadar. İşte bu Allah deneyimidir. Benim bilincim de bana ait değildir, 40 bilincin toplamıyım ben. Eğlenerek yürüyor, ciddiyetle kendimi terbiye ediyor, yola layık olmaya çalışıyorum. Umuyorum, edebimle... Yerine göre "kul," yerine göre "Allah" sıfatıyla. Kendimden kendime. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner47