13.06.2021, 06:05

Sorumlu ol!

Saksıda çiçek, bahçede meyve ağacı, tarlada ekin yetiştirdiniz mi?

Kümeste, kulübede, ahırda ve ağılda hayvan büyütüp baktınız mı?

Okumayı ve yazmayı öğrendiniz mi?

Sevdiğiniz birine mektup ya da şiir yazdınız mı?

Öğrendiklerinizi bildiklerinizi başkalarına aktarıp anlattınız mı?

Çocuklarınızla oyuncak hatta uçurtma yapıp uçurdunuz mu?

Yaşamınızı idame ettiğiniz mesleğinizde yeni bir şeyler buldunuz mu, icat edip imal ettiniz mi?

Atanarak ya da seçilerek getirildiğiniz yerde birlikte çalıştıklarınıza sorumluluklarımız gereği topluma ve doğaya hizmet öncelik deyip uyguladınız mı?

Yaşamın hangi zaman dilimi ve yeri önemli değil hem insan hem de görevim gereği deyip doğru olanı savunup söylediniz mi?

Haksız kazanç ve çıkar sağlayanın karşısına çıkıp durdurdunuz mu?

Yanlış ve yalan üzerine kurulmuş ne varsa karşı çıkıp sizinle aynı değerleri paylaşanlarla birlik oldunuz mu?

Savaş çıkaranlara ve bundan çıkar elde edenlere karşı “savaşa son” dediniz mi?

Yaşadığımız yer küresinde “adalet kurumlarının” adaletsizliği, “savunma ve güvenlik kurumlarının” saldırı ve güvenliği sağlayamayan kurumlar olduğu doğru mu?

Yaşadığımız topraklarda yurttaşların haksızlığa karşı birey olarak hak aramaları ve sorunları dile getirmeleri engelleniyor mu?

Yaşamın hangi alanı olduğu önemli değil evde, okulda ve iş’te yanlış yaptığının farkına vardığında yüzün kızarıp dilin peltekleşiyor ve utanıyor musun?

Yanlışını ve hatanı düzeltmeye çalışırken bundan kendince dersler çıkarıyor musun?

Oysa dünden bugüne atanan ve seçilen yöneticilerin ülkeyi ekonomik ve politik bunalıma sokmadılar mı?

Bunalımdan çıkış yolunu hileli ve şikeli kavgalar çıkarıp savunma/güvenlik adlıyla silah ve benzer alımlarına bütçe harcanmadı mı?

Yurttaşlardan alınan vergi ve yurtdışından alınan kredilerin hesabını verdiler mi?

Eğitim ve sağlık nitelikli hale getirilip yurttaşa ücretsiz veriliyor mu?

İktidar ya da muhalefet önemli değil hele atanmış ya da seçilmiş hiç önemli değil, bulundukları yere yurttaşların adını kullanarak gelmediler mi? Yurttaşın adına orada bulunduğunu söyleyen ne yaptı, paramız dün olduğu gibi bugünde değer kaybetmiyor mu? Üretim azalıp dış alım artmıyor mu? Tarım ve hayvancılık yok edilmedi mi? Haksız kazanç elde edenler neden hesap vermiyor? Yurttaşların güvenliğinden sorumlu asker ve polis neden hala gaz ve tazyikli su sıkıp silahın namlusu doğrultuyor? İnsanlarımız neden gaz fişekleriyle yaralanıp, coplanmakta?  Sorumlu kim?

Hatırlar mısınız, Birinci Boğaz köprüsü inşaatı gibi İzmit Körfez köprüsü inşaatının teknik sorumluları Japon mühendislerdi. İzmit Körfez Köprüsü inşaatında geçiş bağlantı halatlarından biri kopmuştu. Olay sonrası kendini sorumlu tutan Japon mühendis  “Ryoıchı Kıshı” gelenekleri gereği yaşamına son verir.

Ülkemde yaşanan bunalım, paramızın değer kaybetmesi, yıllardır bitmeyen savaş, harcanan bütçe, peynir, et, buğday hatta hayvanlara verilen saman bile dışarıdan alınırken sorumluların yüzü kızarmıyor pişkinlik içinde sırıtmakta. Sorsan bütçe neden delindi, neden borç içinde yüzüyoruz, neden paramız yine pul olmakta yanıt verebilir mi?

Sorumluların sorumsuzluğuna inat bir kere daha hem de bir “sensei” olarak başarısızlığın sorumluluğunu üstlenen Japon mühendisin anısı önünde saygıyla eğilirken, İktidarı yönetenler Japon mühendisin bu tavrını sizce örnek alabilir mi?

Yorumlar (0)