Geçtiğimiz günlerde su farkındalığını yaratma adına 'Su Haftası' kutlandı. Belki bir çok günün özel günü haftası var ve sizin ilginizi çekmiyor bile. Farkındalık yaratabilmek için bu günler ve haftalar uzun zamandır ülkemizde kendince bir dalga yayarak kutlanıyor. Ülkemizde bazı konular bu tür kutlamalar ve mesajlar ile topluma anlatmak, bilgilendirme amaçlı olup davranış ve düşünme biçimimize sağlıklı etki etmektedir. Ağaç dikmekle ve çeşitli yayınlar aracılığıyla Orman Haftası kutlanırken, Çevre Haftası ağaçların suyun havanın korunmasını ve sonucunda yaşamın tümünü korumak için bilgi ve farkındalık yapıyor. Yani     her şey birbirine çeşitli bağlar ile toplumun yaşam         kaynağı konularına iniyor.Yaşam kaynağımızın temeli bildiğimiz gibi su...
2 dakika bütün dünyada içilebilir suyun bir şekilde kalmadığını düşünün. Yağmur yok! Su yok.!.. Korkunç! Dünyada sonun başlangıcı olur" Bir yağmur damlasının bile sahibi var" derdi büyüklerimiz. Su kullanırken israf etmememiz için adil ve ahlaklı bir cümle ile bizleri dikkate davet ettiler zamanında.Şimdilerde insanlar israf içinde yaşarken bir su damlasını düşünmeleri zor. Ama çevresel faktörler tarafından yıpranan su kaynakları için dikkatli bir yaşamı oğretebilecek bu Su Haftası, farkındalık versin isteniyor. Su insan yaşamının en önemli ihtiyaçlarından biridir. Yaşamın sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde oynadığı rol itibariyle su çok önemli bir yere sahiptir. Ancak, ülkemizin su kaynakları her geçen gün kirlenmekte ve kişi başına düşen su miktarı ihtiyacı nüfus artışı ile birlikte yıldan yıla hızla artmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma için en önemli yaşamsal kaynaklardan biri sudur. Belki sizler de biliyorsunuz, kola fabrikalarının çoğu sahil şeritlerinde kuruludur. Deniz suyunun arıtılarak kullanıldığı kola fabrikalarının asıl amacı içme sularını daha az kullanmak için bu yöntemle çeşitli ülkelerde üretimini sürdürüyor. Bazı ülkeler içme suyu kaynakları giderek hızla tükenmekte olduğundan atık sularını tekrar arıtma yolu ile sanayide ve şehir sulamada kullanarak su ihtiyacını karşılıyor, eldeki suyu kontrol altında tutuyorlar. Su bütün milletlerin üstünde titizlikle çalıştığı korunmaya aldığı yaşamsal kaynak. Ülkemizde su konusunda giderek fakirleşirken bir o kadar bilinçsiz tüketici durumundayız. Ülkemizde tüketilebilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yılda ortalama 112 kilometreküp civarında bulunuyor. Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8-10 bin metreküp olan ülkeler su zengini, 2 bin metreküpten az olanlar su azlığı çeken, bin metreküpten azı da su fakiri ülkeler arasında kabul ediliyor. Tüm hesaplamalardan sonra ülkemizin tüketilebilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yılda ortalama 112 milyar metreküp olarak çıkarken, kişi başına tüketim bin 500 metreküp seviyesinde bulunuyor. Bu da Ülkemizi su azlığı yaşayan ülke kategorisine sokuyor. Bir çok konuda bilinclenmemiş bir toplumda su farkındalığı yaratacak sosyal sorumluluğu gelişmiş tüm insanlarımızın el birliği vermesi önce vicdani görevdir. 
Madem ki camiler artık herşeyin konuşulduğu bir yerdir, din görevlileri su tasarrufu adına bilinçlendirme yapabilir. Mademki dizlere kilitlenmiş milyonlar var, bu insanlara memleketin suyunu ,ağacını, korumak için bağlayıcı eğitici su, orman, çevre kültürü verilebilir. Su milli sermaye ve milli değerimizdir. Suyun gücü ülkemizin gücüdür. Buyrun buradan başlasın milli duygularımız mesela.Vatansever insanların ruhunda suyu, toprağı, ağacı serilidir vatanın.Yureginiz el vermesin suyumuzun israfına.Çevremizi korumak, suyu korumak, ağacı korumak ,vatanı korumaktadır. Vatan korumak!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.