09.04.2021, 06:57

Suç potansiyeli nasıl oluşur?

İletişim; bilgi, duygu, beceri ve fikirlerin bazı kodlar kullanılarak iletilmesidir diyebiliriz özetle. İletişim gereksinimindeki temel amaç için ise; bireyin duygu, düşünce ve yargılarını karşı tarafa bir anlamda hedefe doğru bir şekilde aktarmasıdır, denilebilir.

Dil; kişi ya da durumlar hakkında kanaat sahibi olmamıza yarayan kanaldır.

Gündelik yaşam içerisinde birçok insanla bir araya gelir ve iletişim halinde oluruz. İletişim kurduğumuz her insanı ne kadar tanıyoruz ya da iletişim kurduğumuz insanların kişilik yapıları ile ilgili fikir sahibi olabilir miyiz, nasıl oluruz? Bu sorulara cevap verebilmek için kişilik tanımından ve kişilik bozukluklarından bahsetmek gerekir.

Kişilik nedir?

Literatürde vurgulanan kişilik tanımlarına baktığımızda ; “ kişiyi diğerlerinden ayıran ve süreklilik gösteren davranış özelliği” demek yanlış olmayacaktır.

Kişilik Bozukluğu nedir?

Bireyin içinde bulunduğu kültürün beklentilerinden ciddi anlamda sapmalar göstererek, süreklilik arz eden iç yaşantı ve davranışlar örüntüsüdür. Düşünce farklılıklarında, insanlar arası iletişimde yaşanan sorunlarda ve dürtü kontrollerinde bu sapmalara rastlanmaktadır.

Peki kişilik bozuklukları nelerdir?

** Paranoid Kişilik Bozukluğu

** Şizoid Kişilik Bozukluğu

** Şizotipal Kişilik Bozukluğu

** Antisosyal Kişilik Bozukluğu

** Borderline Kişilik Bozukluğu

** Histrionik Kişilik Bozukluğu

** Çekingen Kişilik Bozukluğu

** Bağımlı Kişilik Bozukluğu

** Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Dilerseniz kişilik bozukluklarını da kısaca açıklayalım.

PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Bu kişilik bozukluğu olan insanlar için kısaca , pireyi deve yapan, tartışmacı ve kavgacı insanlardır dersek emin olun yanlış tanımlama olmayacaktır. Çünkü Paranoid Kişilik Bozukluğu olan insanlar; ortada herhangi bir neden yokken, başkalarının davranışlarından kişiliğine saldırı ya da saygınlığına zarar verdiği düşüncesine kapılabilir ve öfkeyle karşılık verebilecek potansiyele sahiptirler. Aşırı güvensiz ve kuşkucu olduklarını da unutmamak gerekir.

ŞİZOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Yalnız başınalık” Şizoid Kişilik Bozukluğu olan insanların en önce gelen özelliğidir. Tek başına olan bu insanlar , başkalarına muhtaç olmaktan da korkarlar. İnsanlarla bir arada yaşamak tercihleri değildir.

ŞİZOTİPAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Doğaüstü olaylar, düşünce ve davranışlarda garip olağandışı özellikler, bilişsel algısal bozukluklar, büyüsel- illüzyonlar ve çevreyi yanlış algılamalarla birlikte kişilerarası iletişimde yakın ilişki kurmada zorluk yaşayan karakterize bir bozukluktur.

ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Başkalarının haklarını görmezden gelen ve başkalarının haklarına saldırma, öfke kontrolünü denetleyemeyen, vicdani duyguları gelişmemiş bencil insanlardır. Tüm bunlara rağmen yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar yapan kolay yalan söyleyebilen, zevki için başkalarını kandırabilen, istikrarsız sorumluluk sahibi olmayan kimselerdir de diyebiliriz.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Tutarsız, çelişkili, istikrarsız, öfkesini denetleyemeyen insanlardır. Stresle ilişkili, gelip geçici paranoid düşünce belirtileri vardır. Kendilerini boşlukta hissetme, kişiyi gözünde aşırı büyütme ya da yerin dibine sokma gibi tutarsız davranışları söz konusudur. Duygu durum bozuklukları vardır.

HİSTRİONİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Aşırı duygusallık ve sürekli ilgi çekme arayışları vardır. Histrionik kişilik yapısına sahip kişiler dikkat çekmek ve ilgi odağı olmak isteyen, gösterişli ve çekici olmaya çalışan, ayartıcı ve baştan çıkarıcı dışa dönük sosyal insanlardır. Düşünceleri, duyguları ve inançları sıklıkla değişir ve  fark etmeden karşısındakileri taklit edebilirler.


NARSİST KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Eşsiz ve özel biri olduğunu düşünen, ancak kendisi gibi özel ya da üstün kişiler ve kurumlarla ilişki içerisinde olması gerektiğine inanan; büyüklük duyguları, beğenilme ihtiyacı ve karşısındakinin duygularını anlamayan empatiden yoksun aynı zamanda kişisel çıkarları doğrultusunda insan kullanan insanlarda görülen kişilik bozukluğudur.


ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Korku ya da sakınmaya bağlı olarak mesleki ve sosyal işlevsellikte bozuklukla beraber, erken erişkinlikte başlayıp değişik bağlamlarla ortaya çıkan toplum içinde çekingenlik yetersizlik duygusunun olumsuz değerlendirmesi ile aşırı duyarlılıktır diyebiliriz.

BAĞIMLI KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Kabul görülmeyeceği korkusuyla başkalarıyla aynı görüşte olmadığını söylemekten çekinirler. Erkeklerde ve kadınlarda eşit oranlarda görülen kişiler arası bağımlılıktır.

OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

Bu kişilik örüntüsünde ortaya çıkan özellikler; fazla mükemmeliyetçilik, ısrarcılık, düzenlilik, inatçılık ve bunlara bağlı olarak da kararsızlık söz konusudur. Bu kişiler genellikle sabit fikirli, fazla kuralcı ve çevreye rahatsızlık verecek şekilde titiz kişiliklerdir. Aşırıya kaçan mantık, duygusal kısıtlılığa sebep olur. İnsan ilişkilerinde resmi olup yakınlık göstermeyen insanlardır. Bilimsel bir araştırma makalesinde psikopatlığın %100 genetikten geldiğini söyleyen doktorları dinledim. Gündelik yaşam içerisinde ne çok kullanırız psikopat sözcüğünü. Her kızdığımıza psikopat, ruh hastası deriz. Hatta şimdilerde sosyal medyada gördüğümüz vahşet olaylarla ilgili kullanır olduk. Yaşam içerisinde kaçımız bir psikopatla tokalaştık, muhabbet ettik kim bilir?  Belki de hâlâ farkında olmadan muhabbete devam ediyoruzdur. Bilimsel açıklamalar diyor ki; psikopatların ahlâk ve duygu beyin lopları vardır ama çalışmıyor. Yani limbik sistemin parçası amigdalanın işlevsizliği. Okuduğum kaynaklar; “ başta korku olmak üzere duygu denetimi” diyor amigdala için. Denge işlevsiz olunca eyvah yani.


Psikopatı nasıl anlarız?

Bir sosyopatı fark edebilmek bir psikopatı fark edebilmekten daha kolaydır. Çünkü psikopatların ciddi oranda zeka seviyeleri yüksektir. Yüksek zeka sebebiyle onların aramızda olduğunu fark etmek biraz zordur. Psikopatlar hoşlanmadıkları bir durumla ilgili hemen renk vermezler. Hoşlanmadıkları bir olayla ilgili kafalarında kurar, üzerinde düşünür öyle hareket ederler. Çocukluk çağında iyi eğitim almış ve psikopatlığa eğilimli bireyin ileriki yaşamında bilim insanı olabileceğini biliyor muydunuz? Aşırı sabırlı, soğuk kanlı ve zeki insanlar oldukları için bu ortak özellikleri dikkate almak gerekir. Peki suç potansiyeli nasıl oluşur?  Burada suç genetik midir, sorusunun cevabına bakmak gerekecek. Araştırmalar sonucu suçun %100 genden geldiğini referans alırsak, burada şu sonuca varabiliriz; “ Eğer bir çocuğun geni bu duruma müsaitse ve çevresel faktörlerle de desteklenirse o çocukta suç potansiyelinin ortaya çıkması muhtemeldir.” “ Ani öfkelenmeyen, iyi yalan söyleyen psikopatlar çevremizde bulunabilir ve eğer onların hoşlanmadığı bir durumla karşı karşıya gelirseniz eyvah halinize. “ Psikopatlar planları bozulsun  istemezler, böyle bir durumda tehlike olarak gördükleri kişilere karşı  onları yok etme stratejileri geliştirirler. Bir ürperdiniz değil mi? Bizim ürperdiğimiz durum başkalarının ilgisini çeken ve hoşnut olduğu durum olabilir.

Psikopatlara aşık olunur mu?

Bilmeden olanlar vardır. Peki bir kişinin psikopat olduğunu bile bile ona aşık olan var mıdır? Örnekleri vardır diyebilirim. Mesela ilk aklıma gelen seri katil, psikopat “ Ted Bundy.” 30’dan fazla kadının katili  olan Bundy. Bundy’ nin yargılandığı zaman mahkemeye birçok kadın hayranının geldiği ve hapishaneye onunla evlenmek istediğine ilişkin mektuplar geldiği biliniyor. Hatta bir hayranı ile evlenip çocuk sahibi bile olmuştur Bundy. Bu duruma Hibristofili deniyor. Yakın zamana bakacak olursak Aleyna Çakır davasında ölüm şüphelisi olan Ümit Can Uygun’un sosyal medya üzerinden açtığı canlı yayınlarında binlerce kadının sevgi dolu sözler yazdığı gündem olmuştu hatırlarsanız. Münevver Karabulut cinayetinde de çok farklı bir durum olmamıştı, Cem Garipoğlu için hayran sayfaları açılmış ve olayın bu yönü de gündem olmuştu. Bu örnekler  çok. Esas soru neden bir seri katile, bir psikopata aşık olur kadınlar? Konunun içeriği derin ve bu yazıyı da epeyce uzattım sanırım. Bir sonraki yazıda kaldığımız yerden devam edelim diyorum, ne dersiniz? İletişimde olduğumuz herkes 4x4'lük olmasa da 4x3'lük sağlıklı bireyler olsun diyelim. Sevgilerimle.

Yorumlar (5)
rabia 1 ay önce
hangi bozukluğa giriyorum diye düşündüm durdum okurken :)
Nazım töre 1 ay önce
Çok güzel çalışma olmuş elinize sağlık
Ayşegül 1 ay önce
çok güzel bir yazı
Newnd5 1 ay önce
Psikolojisi bozulmayan kaldımı acaba diye düşündüren,bilgilendirici yazınız için ,emeğine saygıyla...
serkan 1 hafta önce
bipolar bozukluğu da yaqzarmısınız