Tekelleşmenin önüne geçilmeli

Şal AVM kurucusu ve sahibi Cemal Yalçın devletin esnafı koruması gerektiğini belirtti. Marketler haftalık ve çok çeşitli ürünlerin satıldığını, bu durumun da esnafı olumsuz etkilediğibni ifade eden Yalçın, "Para tekelleşiyor, böyle olmaz. Bu duruma el atılması lazım. Esnafın hakkının korunması lazım" uyarısını yaptı

Şal Alışveriş Merkezi kurucusu ve sahibi Cemal Yalçın Damga'ya konuştu. Ciddi bir ekonomik sıkıntı olmasına rağmen gelecekten umutlu olduğunu dile getiren Yalçın, devletin esnafa el atması gerektiğini belirtti. Kendilerini hem gelenekçi hem de kurumsal olarak tanımlayan Yalçın, "Mağazamızın kapısından giren her kimse güler yüzle karşılarız. İlgi, alaka ve ihtiyacına yönelik yardımda bulunma ve onların memnuniyeti bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Hizmet sektöründe herkesi memnun etmenin çok zor olduğunu ifade eden Yalçın, "Biz esnaf olarak güler yüzü asla eksik etmemeliyiz. İnsanların farklı bakış açıları olabiliyor. Yüzde 90’ını memnun ediyoruz diyebiliriz. Zaten bu prensibe sahip olamasaydık bunca yıldır burada ayakta kalamazdık" dedi

Kendinizi ve Şal AVM’nin yolculuğunu kısaca anlatır mısınız?
Sivaslıyım. 1972 doğumluyum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Çocuklarım burada AVM’mizde çalışıyorlar. Aile şirketi olmayı benimsedik. 1996 yılında Gürpınar'a gelerek sadece halı satışı yaparak bu işe başladım. 2000 senesinden sonra AVM tarzına dönüş yaptım. Şuan mağazamızda her çeşit ürün bulunuyor. O zamanlardan bu zamanlara dek burada hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Beyaz eşya, mobilya, büro mobilyası, elektronik ev aletleri ve züccaciye ürünlerimizi müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Bu yatırımı yapma fikri nasıl doğdu, böyle bir talep mi gördünüz?
O dönemler Gürpınar’a geldiğimizde burası beldeydi. Mahalle gibiydi ve İstanbul’un dışında olan bir yer gibiydi. Bölgeyi sevdim ve sakinliğini, dinginliğini hoş bulduğum için bu bölgede böyle bir yatırım yapma fikrine sahip oldum. Bölge tercihinde burayı seçtiğim için pişman değilim. Burayı, mahallemi, müşterilerimi seviyorum.

Bu sektörü tercih etmenizdeki sebep nedir, aile büyüklerinin bu sektörle ilişkisi var mı yoksa ilk girişimde bulunan siz mi oldunuz?
Evet, babam halı satardı, bu nedenle bende halıcılık yapmaya başladım. Babamın mesleği dersem daha doğru olur.

Bu bölgede sizin gibi bir çok esnaf var. Lokasyonunuzu bir esnaf olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lokasyon olarak doğru bir yerde olduğumuzu düşünüyorum. Bu bölgede iş yapmak, bu bölgenin insanına satış yapmak ve müşteri ilişkilerimiz konusunda karşılıklı memnuniyet yaşamamızdan ötürü mutluyum. Gürpınar güzel, sıcak ve temiz bir bölge. Burası esnaf olarak keyif aldığım bir yer. Doğası, çevresi ve insanlarıyla buranın özel bir yer olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla hem burada yaşayan biri olarak, hem de esnaf olarak lokasyon konusunda memnun olduğumu söyleyebilirim. ŞAL AVM olarak 4 katlı ve bin 200 metre kare olan kapalı bir alanda hizmet veriyoruz. Ürün yelpazemiz geniş olduğu için alana ihtiyacımız vardı, bunu bu bölgede sağladığım için de ayrıca mutluyum. Mağazamız hem ön caddeyi, hem de arka caddeyi görüyor. Depomuz da aynı şekilde binamızın kendi altında yer alıyor. İnsanların ulaşabileceği bir noktadayız. Araç park etmede de sorunumuz olmuyor. Gürpınar’ın en geniş caddelerinden bir tanesindeyiz.

Peki fiyatlarınız nasıl, herkesin rahat rahat gelerek alış veriş yapabileceği, ihtiyaçlarını konforlu bir biçimde giderebileceği bir yer mi? Kampanyalar yapıyor musunuz?
Evet, kampanyalarımız oluyor. He dönem değişik ürünlerde indirimler oluyor. İndirimler bağlı bulunduğumuz, ürünlerini sattığımız firmalar tarafından yapılıyor. Fakat biz müşterimizin ihtiyacını rahat giderebilmesi için elimizden geldiğince destek oluyoruz.

Bir büyüme hedefliyor musunuz, yurtiçi odak noktanız nedir?
Maalesef ülkemiz ekonomik açıdan sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Her ne kadar bu dönemi atlatacağımıza inanan biri olsam da, tüm sektörler gibi, bizim sektörümüzde de bir durgunluk söz konusu. Esnaflar olarak içinde bulunduğumuz durum hiç iç açıcı değil. Gelecek kaygısı herkes gibi bizler de yaşıyoruz. Günlük, aylık veya yıllık plan yapamıyorsunuz, anı yaşıyoruz. Büyük marketlerin esnafa çok büyük zararlar verdiğini düşünüyorum. Sanayi odasına bağlıyız, bizlerden aidat alıyorlar, herhangi bir banka bir kağıt istediği için bunun karşılığında 15-20 lira bedel alıyorlar ancak, yanımızda kimse yok. Sabah 9'da besmelemizi çekerek kepenkimizi kaldırıp akşam indiriyoruz. 7-8 sigortalı çalışanımızla devletimize katkımız var ama, baktığımız zaman devletin yanımızda durduğunu göremiyoruz. Yani esnaf şuan sahipsiz, bir başına. 2019 yılında ana iş stratejimizi verimlilik üzerine kurguladık. Doğru lokasyonda mağazamız var ve mevcut mağazamızda verimliliği korumayı hedef olarak belirledik. Döviz kurlarındaki anormal hareketlilikle birlikte önemli bir seçimi geride bıraktığımız bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemlerde de bu hedeflerimizden sapmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Peki bu sıkıntıların yok edilmesi için ne yapılmasını isterdiniz?
Sorunlarımızla kim ilgilenecekse bir an evvel ilgilenmeli. Bu noktada kime iş düşerse devletimizin bunu saptaması gerekiyor. Esnafın ürünleri market raflarına girdikçe, oralarda müşteriye sunuldukça esnaf mağdur edilmiş olur. Bugün bir kırtasiyeci bile bu konudan muzdarip. Defter, kalem, suluboya market raflarına girerse, kırtasiyeci esnaf işini nasıl yapacak diye düşünmek lazım. Bunlara karşıyız. Ürünleri koyup haftalık ürünler satıyorlar. Serbest piyasa elbette satabilirler tabi ama haftalık ürünler getirilip satılmasına biz karşıyız. O marketler tıpkı 1 liracı ucuzluk pazarı gibi. Şimdi okullar açıldı ve kırtasiye sezonu. Gittiğinizde kırtasiye ürünleriyle dolu olduğunu görürsünüz. Peki kırtasiyeci arkadaşlarımıza yazık değil mi, onlar ne yapacaklar? Para tekelleşiyor, böyle olmaz. Bu duruma el atılması lazım. Esnafın hakkının korunması lazım. Öyle yerlere gidip bir müşteri olarak 1 bardak su isteseniz kimse 1 bardak suyu vermez, ama gelip bir esnafın dükkanına girseniz size su da verir çay da verir. Eğer esnaf vermezse ona 'nasıl esnafsın sen' dersiniz. Ama o zincirleme marketlerde kimsenin böyle bir talebi olmayacağı gibi, bu anlamda verecek cevabı da olmaz. Sattıkları ürünü 12 ay boyunca stokta tutuyorlar, devletimizden istediğimiz bu. Belirli bir raf belirlesin ve haftalık satışa dur desin. Gittiğinizde çorap, ayakkabı, iç çamaşırı, battaniye, kalem, silgi, elektronik eşya, cep telefonu ve her türlü şey var içlerinde. Marketlerde olmasından rahatsızız. Bu esnafı ve geleneği bitirmekten başka bir şey değildir. Çalışanlarının yük indirip kaldırdıklarını bile kapılarının önünden geçerken görebiliyoruz. Üstelik bayan çalışanları bile o takım market zincirlerinde ağır işler yaparken görebiliyoruz. Buna rağmen halen bu meseleye çözüm getirilmemesini ve şikayetlerimizin dikkate alınmamasını anlamış değiliz. Önümüzde internet satış kanalı gerçeği var bir de. Bu portalları denetleyen kimse yok. Zararına bir sürü mallar satılıyor. Kimisi gerçek kimisi sahte, yalan ve dolandırıcılık üstüne. Çalıntı mallar, piyasayı dolandıran firmaların ürünleri ile dolu bir alan. Burada daha büyük bir sıkıntı var. Hepsi esnafı ve esnafçılık geleneğini bitirmeye yönelik şeyler. Bunlara denetim, düzen getirilmesi gerekiyor.

Ürünler yelpazeniz, mağazanız, istihdam oranınız ve müşteri segmentinizin kimlerden oluştuğunu anlatır mısınız ve ekibiniz nasıl bir çalışma prensibine sahip?
Burada bir ev için, bir kişi için ne lazımsa hepsi var. Mağazamızın bulunduğu yer ve kapsadığı alanın büyüklüğü çok iyi. Tüm çalışanlarımız işlerini severek yapıyorlar. Çocuklarımla beraber 7-8 çalışanımız var. Her tarzda müşterilerimiz var. Burada pahalı ürün de alabilir uygun fiyata ürünler de alabilirsiniz. Birçoğu zaten eski müşterimiz. Daha önce de dediğim gibi senetli satışım var, çünkü birbirimizi tanıyoruz. Komşuluk ilişkilerimiz gayet güzel. 3 liraya süpürge de var, 450 liraya süpürge de var. Dolayısıyla her keseye göre hizmet verdiğimizi düşünüyoruz. Kredi kartı olsa da olmasa da tanıdığımız, bildiğimiz, çevremizin insanına satışlarımızı yapıyoruz. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımız neticesinde, kalitemizden ödün vermeden, geniş ürün yelpazemizle herhangi bir özel gün gözetmeksizin üretimimizi gerçekleştirip, yıl boyunca devam eden özel fiyatlarla ürünlerimizi tüketicilerimize sunmaktayız.

Hizmet verdiğiniz sektörde ‘moda’ olarak tabir edilen süreç nasıl gelişiyor?
Bu işlerle ilgilenen tahsilli ve tecrübeli insanlarla çalışan firmalar var. Bizde trend olan, yani moda olan her şey çalıştığımız firmalar aracılığıyla burada yerini alıyor. Biraz önce teknolojiden bahsederken buna benzer şeyler telaffuz ettim aslında, değişen ürünler, değişik arzuları olan tüketiciler, yenilik bekleyen ve yeniliği seven toplum var. Özellikle ev tekstili sektöründe. Yani bu elektronikte de böyle, bir telefonda da böyle, bir saç kurutma makinasında da böyle. Moda işi, işin o kısmıyla haşır neşir olan kişilerinde. Bizler esnafız. Tabi modayı da müşteriye sunan esnaflarız. Anında yeni olan ürünler raflarımızda yerini alır. Çağın gerisinde kalmak mümkün olamaz. Tasarımcılar, gördüğü yaşadığı gerçeklikle iç dünyasında zenginleştirdiği birikimlerinin güzel yansımalarını aksettirirler bizlere. Yani tasarımcının ilham kaynağı oldukça geniştir. Herhangi basit olgu tasarımcının dünyasından geçireceği evreler neticesinde karşımıza sanatsal bir olgu olarak çıkabilir. Somutlaştıracak olursak tasarımcılar, tasarımlarını katıldığımız fuarlardan, trendlerden ilham alarak gerçekleştirirler.

Kurumsal firma olurken geleneksellikten uzaklaşmayı, yani esnaf gibi dokunabilmeyi önemli buluyor musunuz?
Mağazamıza dışarıdan baktığınız zaman evet kurumsal bir firma, ancak esnaf olmak geleneksellik ilkelerine halen içerinizde taşımanız demektir. Buraya gelen herkesin hikayesini bilirsiniz. Kimisi evlenir, kimisi boşanır, kimisi öğrencidir, kimisinin hastası vardır vs. Alışveriş esnasında tüm bunları size anlatıyorlar. Size güveniyorlar ve hikayelerine dahil ediyorlar. Bunlar çok özel ve güzel şeyler. Karşılıklı sohbet edebilmek, fikirlerine ihtiyaç duymaları demek hepsi birer geleneksellik ruhu taşıyan hislerdir. Esnaf ruhu bunu gerektirir ve önemlidir. Hem kurumsalız hem gelenekseliz. Malımızı satarken hem patron hem tezgahtarsınız. Ürün ve hizmet kalitemizi daima en üst seviyelerde tutarak müşterilerimize hizmet vermeye devam edeceğiz. Müşterilerimizin ilgisinden memnunuz ve bu artışın sürekliliğini sağlamak ve müşterilerde oluşturduğumuz pozitif algıyı sürdürmek en önemli ve birincil önceliğimizdir. Günümüzde her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de müşteri esnaf ilişkisi önemlidir. Biz bunu yakaladığımızı düşünüyoruz.

Belediyenizden, belediye başkanınızdan beklediğiniz bir şey var mı, başkanınız için ne düşünüyorsunuz?
Başkanımız yeni seçildi. Kendisini güçlü ve başarılı buluyorum. İlerleyen zamanlarda çok daha iyi işler yapılacağına inanıyorum. Hem bölgemiz için hem ülkemiz için her şeyin daha iyi olabileceğine inanıyorum. Sayın Ekrem İmamoğlu eskiden beri bildiğimiz, yabancısı olmadığımız bir isim. İnanıyorum ki hem İstanbul’a hem bölgemize hatta ülkemize çok sayıda güzellikler katacaktır. Çünkü kendisinin ne kadar azimli olduğunu biliyoruz. Bu bölgenin insanı olarak ve uzun yıllardır kendisinin icraatlarına tanık olduğumuz için ona umut beslememiz son derece normal. Ben sektörel anlamda sıkıntı ettiğimiz şeyleri bir esnaf gözünden dile getirmeye çalıştım. Bu sıkıntılarımızın giderilmesi için umarım yetkili kişiler devreye girer ve esnafı yalnız bırakmaz. Mehmet Murat Çalık içinde aynı duyguları dile getirebilirim. Onun da ilçemize, bölgemize desteklerinin olacağına inanıyorum.

2020 yılı beklentileriniz nelerdir?
Önümüzdeki yıl sektörümüzün toparlanmasının hızlanacağını bekliyoruz. Ekonomik koşulların iyileşmesi, durumun stabilleşmesi ve devamında tüketici güveninin yeniden yükselişe geçmesi en büyük temennimiz. İlerleyen yıllar için hedeflerimiz arasında müşterilerimize kaliteyi ekonomik koşullarda sunmaya uzun yıllar devam etmek, çalışanlarımız ile birlikte kazanmak ve büyük bir geleceğe sahip olmak. Üretim ve istihdam yaratarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaktır.

DOLARI BAHANE EDEREK UÇUK ZAMMLAR YAPILDI
Peki Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik hal ve dövizdeki dalgalanmalar sizleri nasıl etkiliyor?
Dövizde olan dalgalanmalar, sıkıntılar baş gösterince piyasadakiler çok büyük zamlar yaptı. Bu zamlar yüzde 5-10 değildi. Yüzde 50, yüzde 70 miktarında yapılan zamlarla karşılaştık. İnsanların maaşı aynı kaldı, gider listesi kabardı. Firmalar doları bahane ederek uçuk zamlar yaptı ve doların düştüğü zamanlarda da maalesef bu zamları geri çekmediler. İnsanlar etkilendi. Bu kadar olumsuzluklar yaşansa da bunların sona ereceğine inanıyorum. Güçlü bir coğrafyayız, güçlü bir ülkeyiz. Türkiye buna benzer dönemlerden geçmiştir daha önce. Bunun da geçeceğine inanıyorum. Bu yönde umutlarım var açıkçası. Canımız sağ ise güneşin doğuşuyla beraber her yeni güne başladığımızda dükkanımızı açarken bunu umut ediyoruz. Kurdaki yükseliş esnafların metrekare başına düşen kira tutarlarında da artış göstermesine neden oldu. Diğer yandan etkileyen sebeplerden biri de alışveriş merkezi açılma sayısındaki düşüş. Bu dönemin geçici bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Özellikle bu tarz süreçleri aşmak için hem alışveriş merkezlerinin hem de sektörün mutlaka satış artırıcı yöntemlerin kurgulanması gerektiği kanaatindeyim.

MEMNUNİYETSİZ BİR TOPLUMUMUZ VAR!
Gelecekte nasıl bir tüketici profili bekleniyor sizce, gelişen teknolojiyle sunduğunuz tasarımlarla nasıl bir tüketici profiline hitap edeceksiniz?
Maalesef memnuniyetsiz bir toplumumuz var. Her geçen gün gelişen teknolojiyle beraber bambaşka ürünler piyasaya çıkıyor. Bizlerde buna dahil ediliyoruz. Edilmek zorundayız çünkü artık hayat böyle. Bu çeşitlilik memnuniyetsizlik doğuruyor. Herkes bir yenisini gördükçe doğal olarak evdekinin kıymeti kalmıyor. Döngü böyle işlediği için bizler de çağa ayak uydurmak zorundayız. Neticede Türk toplumu eskiden beri ev kurmayı sever ve değer verir. İhtiyaç duyulan şeyler geçmişten günümüz değişmiyor. Bir eşyayı yenisiyle değiştirme fikri ve kişilerin memnuniyetsizliği doğuyor sadece. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda toplumumuzun gelişen yeniliklerle beraber arzuları değişecektir. Hedef kitlemiz ne istediğini biliyor olacak ve bizlerde hizmetlerimizi sunacağız. Teknolojinin sektöre etkisi bu yönde olacaktır yine diye düşünüyorum. Tüketici aradığını bizde bulduktan sonra mesele yok. Neticede bizlerde yenileniyoruz, toplumun fikirleri gibi bizlerinde mağazalarının içi yeni fikirlerle dolu olacaktır.

ÜRÜNÜMÜZÜN ARKASINDAYIZ
Yakın civarda sizin gibi başka bir AVM daha var mı? Sizi onlardan farklı kılan bir özelliğiniz nedir?
Yakın civarlarda bize benzer mağazalar var. Farklı kılan en büyük özelliğimiz, senetli satış yaparak insanların rahat alışverişler yapmasını sağlıyoruz. Bir başka şey de şu, ürünü sattıktan sonra ürünümüzün her daim arkasında duruyor olmamızdır. Herhangi bir şikayet veya bir sorun geliştiğini duyduğumuz takdirde derhal çözüm geliştirerek, müşterimizin tam anlamıyla memnun olmasını ve sorununun ortadan kalkmasını sağlıyoruz. Bu konuda hassas davranan yegane şirketlerden biriyiz. Mümkün mertebe hep markalı ürünler satıp, servisleri konusunda düzgün çalışan firmalarla yol alıyoruz. Müşterinin mağdur olmaması adına ne varsa hepsine son derece hassas bakıyoruz. Bu konuda kendimize güveniyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.