02.06.2020, 09:20

Trump’ın sınavı, Corona ve Irkçılıkla değil İşsizlikle 

Dünyanın jandarması ABD, birkaç gündür Irkçılık ve Coronavirüs meselelerinden ötürü gündemi işgal ediyor. Trump’ın Covid-19 salgınını ciddiye almamasından ötürü, neredeyse 2 milyona yakın vaka ve 100.000’den fazla da ölüm gerçekleşti.

Ancak Trump ve dolayısıyla ABD’yi bekleyen daha büyük bir kriz; Coronavirüs ve bir siyahinin öldürülmesinden ötürü yaşanan ırkçılık karşıtı protestolardan değil; işsizlik nedeniyle başlayan/başlayacak olan ekonomik krizden gelecek.

Coronavirüs pandemisi, Amerikan nüfusu üzerinde zarar vermeye devam ediyor. Ölüm sayısı 100.000'i geçti ve günde 1.000’den fazla yeni ölüm kaydedilmeye devam ediyor. Aynı zamanda işsizlik, 1929’da yaşanan Büyük Buhran'dan bu yana görülmeyen seviyelerde ve Mart ayından bu yana 40 milyon kişi işsizlik parası başvurusu yaptı.

ABD'de işsizlik yüzde 14,7  seviyesine ulaştı. Sadece Nisan ayında 20.5 milyon kişi işini kaybetti. Mayıs ayı rakamları henüz açıklanmadı ama sayının daha da artması bekleniyor. 2008 küresel ekonomik krizinde bile ABD'de 8.7 milyon kişi işini kaybetmiş, işsizlik yüzde 10'a yükselmişti.

Imperial College London'daki araştırmacıların en son modellerine göre, Coronavirüs’den kaynaklanan ölümlerin önümüzdeki iki ay içinde 2 veya 3 katına çıkabileceği  ve Temmuz sonunda 200.000 ila 300.000'e ulaşabileceği açıklandı. Bu gelecek projeksiyonuna göre daha fazla kısıtlamanın da kaçınılmaz olacağı; böylelikle daha fazla işsizler ordusuna milyonlarca insanın katılacağı anlamı çıkıyor.

Milyonlarca insan, ölüm tuzaklarına dönüşen işyerleriyle giderek daha fazla yüzleşiyor. On binlerce işçi, pandemi sırasında faaliyet göstermeye devam eden marketlerde, et paketleme tesislerinde, cafelerde, kargolarda ve diğer endüstrilerde corona ile enfekte olmuş durumda.

Genç işsizler,  sosyal patlama yaşatabilir

ABD'de şu anda 30 yaşından küçük 7,7 milyondan fazla genç işçi, işsiz. Nisan ayının ortasından mayıs ortasına kadar bir ay boyunca 3 milyondan fazla insan işgücünden ayrıldı. Şu anda işsiz kalan gençlerin sayısı, üç genç işçiden yaklaşık bir kadardır; bu rakamlar ABD’nin 1948'den beri işsizliği izlemeye başladığından bu yana en yüksek oran oldu.
Genç işçiler, karantina ve sosyal mesafe önlemlerinden en çok etkilenen sektörlerde aşırı derecede işgücünde bulunuyor. Bu sektörler ağırlama/konaklama hizmeti, yemek hizmetleri, perakende, sanat sektörleridir. ABD'de işsiz olan genç işçilerin yaklaşık % 40’ı sadece perakende ve gıda sektörlerinde çalışıyordu. 26 ve 40 yaşları arasındaki Milenyum kuşağı, barmenlerin çoğunluğunu ve restoran çalışanlarının yarısını oluşturmaktadır.
Milyonlarca restoran, mağaza ve diğer küçük işletmeler iflas edecek ve bir daha tekrar açılmayacak, küçük işletme sahipleri ve çalışanlarına hiçbir şey bırakmayacak. Aynı zamanda, vergi geliri kaybından ötürü şehir ve eyalet bütçe açıkları, eğitim ve diğer sosyal programlarda yapılacak daha büyük kesintileri meşru göstermek için kullanılacaktır.

2008 ekonomik krizinden sonra lise ve kolejlerden mezun milyonlarca genç, yıllarca süren işsizlik uçurumu ile karşı karşıya kaldı; bir aile kuramadı veya bir ev sahibi olamadı.McKinsey Global Institute göre, beyaz yakalı pozisyonlarda dahil olmak üzere 57 milyon kişi, işini kaybedebileceği tahmin ediliyor. Başka bir deyişle, zaten güvencesiz durumdaki genç işçiler, sadece corona darbesine maruz kalmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi sektörlerin gelişimine engel olacaklar. Gençlerin ipotek, araba kredileri, kredi kartları ve öğrenci kredileri gibi borçların ödenmemesi durumunda yaşayacağı zorluklarda sokaklardan başka alternatifi kalmayacaktır.
 
Milenyum kuşağındaki (şu anda 26-40 yaş arası) ve daha yaşlı işçiler için bu, on yıl içinde ikinci büyük ekonomik felaketti. Dolayısıyla Z kuşağına göre nispeten deneyimli ve kanaatkarlar. Dolayısıyla Wall Street Journal'ın öngördüğü gibi  genç nesil/Z kuşağı, “Kayıp Nesil” olabileceği gibi yeni nesil genç işçiler kendi içinde muazzam bir devrimci güçte taşıyabilir.

Yorumlar (0)