10.01.2020, 06:22

Ukalalık parayla değil

İnsan dünyanın tek akıllı varlığı. Başkalarının aklını beğenmeyecek kadar da kendi aklını beğenmiş. Neden ve niçin diye sormayın, zira sonsuz gerekçeler sunar size...
 

**
Herşeyin iyi, güzel ve doğrusunu bildiği iddiasıyla güllük gülistanlık bir hayat vaad ettiği dünyayı, "Saadet Devri" hariç tarihin hiçbir döneminde güzelleştirememiş...
 

Yaşamı daha rahat, sade, mutlu kılayım derken problemleri yuvarlanan kartopuna dönüştürmüş...
Buna rağmen kendi aklıyla, fikriyle hasılı iradesiyle bozduğu dünyayı hala imar ve ıslah edeceği iddiasında !
 

**
Akıl, elbette insanoğluna verilmiş sayısız nimetlerin en büyüğüdür. Lakin insanların çoğu, aklın, tek başına olan biten veya olması muhtemel herşeyi kavrayıp sahibini kutuluşa, başarıya, mutluluğa eriştirmeye yeterli olmadığını bilmekten mahrum yetişmiş.

**
Burada bir suçlu aranmak istenirse; 'müsebbipler kimler ve neler' konusunu sonlandıramayacak kadar fail bulunacağı kesindir. Suçlu arama çabası bizi bir yere ulaştırmayıp problemimizi çözmeyecek, aksine daha da büyüteceğinden bu kulvardan sıyrılıp çıkmamız bizim de insanlığın da hayrına olacaktır. Zira, yeni sosyal ve siyasal bir tartışma hatta çatışma açmaya gerek yoktur. Biz de bu yolu tercih ediyoruz.

**
Buradaki akla kişi egosu ve nefsinin tamamen hükmettiğini gözden kaçırmamalıyız.
 

**
Nefsin kontrolünde kalan, engin ufukları seyredemeyip hüküm veren akıl, sahibine mutsuzluk ve beladan başka birşey getirmeyecektir. Bu tür akla; 'nefsani akıl' diyebiliriz.
 

**
Değil bir kişinin yalın aklıyla, on veya yirmi kişi katkı sunsa da nefsani akılla mutluluk ve huzurun sağlanması imkansızdır.
Eğer sağlanabilecek olsaydı; bu kadar savaş, kan ve gözyaşı olmazdı.
 

**
Petrol ve diğer doğal kaynakların sahibi Ortadoğu ülkeleridir. Tamamındaki keşmekeş, yıkım, kan, gözyaşı, savaş ve sefaletin oluşmasına neden olan şey; kişisel akli çıkarımların sonucu değil midir ? Halbuki bu kaynakların kullanımı sağlam, şuurlu bakış içeren akılla mündemiç olsa huzur, saadet ve refah getirmesi içten bile değildi. Fakat öyle olmadı. Burada kastedilen şuurlu aklı; sağduyu ile mündemiç akıl olarak tanımlıyor ve buna, akl-ı selim diyoruz.
 

**
Akıl kişinin elinde düşmana karşı kullanabileceği en önemli silahı. Demekki, gerek nefsani gerekse selim akıl; desteğini doğru inançtan almadıkça sahibini umduğu menzile ulaştırmayacaktır. Günümüz dünya problemleri ve kargaşaları işte bu nedenle oluşmuştur.
 

**
Dünya üzerinde saadet ve huzura kavuştursun diye Yaratıcı Güç; insanlığa çıplak akıl yanında her dönemde rehberler vasıtasıyla bir de 'sistem' bildirip göndermiştir. Sahip olduğunuz aklı, ferdi veya toplumsal olaylar karşısında olanca iyi niyetlerle kullansanız bile onu Yaratıcı'nın sistemiyle desteklemek, güçlendirmek zorundasınız. Bunu yapmakla aklı mükemmelleştirmiş ve ancak kullanılır kıvama getirmiş olursunuz!
 

**

Yaratıcı, hata ve yanlıştan kendilerinin korunduğunu bildirdiği rehberlerine dahi, gönderdiği sistemi dışlayarak salt aklı tek başına harekete geçirmeyi menetmiştir. Bunun elbette bir nedeni vardır!
 

**
Dünyanın petrol ve doğal kaynak zengini Müslüman Ortadoğu ülkeleri, sizce hangi aklı kullanmaktadır ?
 

**
Burnu pislikten çıkmayan İslam ülkelerinin zenginliği, onları en kalkınmış, en müreffeh ve en mutlu ülkeler yapması gerekirken, bugün bildiğimiz perişanlikları yaşamaktadırlar. Halklarını sefalet ve göz yaşına boğdular. Petrolü ve diğer zenginlik kaynaklarını çıplak akılla kullanmalarının sonucu müslüman kanının akmasına neden oldular, oluyorlar. Felaket üstüne felaket yaşıyorlar. Bu durum sadece onların değil, bizim ve dünyanın da dengesini bozuyor.
 

**
Yaratıcı, petrol verecek; sen onu refah ve mutluluk yerine; kan ve göz yaşına dönüştüreceksin. Doğalgaz verecek, sen onu İslam Dünyasının yıkımına katkı olarak kullandırtacaksın.
 

**
Bir yandan dünyayı nefsani akılla dizayn etmekte inat ve ısrar edecek, Yaratıcı'yı gücendirecek; diğer yandan O'nun sevgisinden, rahmetinden, lütufundan, kerem ve sehavetinden esintiler umacaksın. Yok böy bir inanç, yok böyle bir dünya!
 

**
Konu oldukça uzun. Lakin son cümlemiz, ilim irfan ve iz'anla yoğrulmuş aklı koruyup; olaylara ve onların gereklerine uygulama şuurunu niyaz ve talep etmek olsun...

Yorumlar (0)