20.06.2021, 07:27

Uzaktan eğitim mantıklı mı?

Ne yazık ki korona virüs bir yılı aşkın süredir hayatımızda. Bu durum özellikle eğitim hayatını baştan sona etkiledi. Bütün dünyada korona önlemleri kapsamında uzaktan eğitime geçilmişti. Peki bir yıldan uzun süredir devam eden uzaktan eğitim bize neleri gösterdi?

İyi yanından bakarsak korona virüs süresince uzaktan eğitim, uzaktan ofis gibi konularda büyük bir pratik oluştu. Hatta bazı büyük şirketler kalıcı olarak uzaktan çalışma sistemine geçtiği gibi bazı okullar da uzaktan eğitim tecrübesinden sonra derslerin bir kısmını uzaktan eğitime kaydırmayı düşünmeye başladı.

Ben de bir genç olarak uzaktan eğitimi tecrübe ettim. Korona virüs ortaya çıkmadan öncesinde bile uzaktan eğitimin gelişmesi gerektiğini düşünüyordum. Daha önceden de internet üzerinden kurslar vardı, ancak son bir buçuk yılda insanlar evlerine kapandığı için uzaktan dersler popülerleşti ve gelişti. Kalkıp uzun yollar kat edip bir okul binasına girmeden de istediğiniz eğitimi görebiliyordunuz, bu insanların hayatını oldukça kolaylaştırıcı bir şey oldu.

Elbette bunun avantajlarının olduğu gibi dezavantajları da var; uzaktan eğitim en başta sosyalleşmenin önünü kapatıyor, çünkü okullar sadece eğitim yerleri olmaktan çok aynı zamanda gençler ve çocuklar için sosyalleşme alanları. Dışa dönük ve sosyal öğrenciler uzaktan eğitimden daha çok olumsuz etkilenirken, içe dönük olup insanlarla fazla içli dışlı olmayı sevmeyen öğrenciler diğer öğrencilere kıyasla daha olumlu etkilendi. Tabii ki bu uzaktan eğitim modeli tıp, mühendislik, güzel sanatlar gibi yüz yüze eğitimin şart olduğu, eğitim yerinde bulunmayı gerektiren bölümler haricinde geçerli. Bu tarz bölümleri örneğin dışında tutuyorum.

Uzaktan eğitim sayesinde teorik dersler için odanızda çalışma masanıza oturup, tercihe göre mikrofon ve kameranızı da kullanarak derslere girebiliyorsunuz. Bu birçok öğrenci için okula gidip gelme zamanından tasarruf sağladığı gibi öğretmenler için de kolaylıklar sundu. (Örneğin sınıfta bir video izletmek oldukça zaman alırken canlı derslerde bu hemen yapılabiliyor.) Ayrıca webinarların, yani web konferansların da önemi arttı. Web konferanslar sayesinde sınırlı sayıda insanı bir salona sıkıştırarak bir sunumu yapmaktansa internet üzerinden binlerce kişiye kişi sınırlaması olmadan sunumlar yapılabiliyor. Bu sayede dünyanın öteki ucundaki bir konferansa bile kolaylıkla katılabilirsiniz.

Uzaktan eğitim konusunda canlı dersler olduğu kadar önceden kaydedilmiş dersler de önemli bir yere sahip. Bence, derste anlatılanlar sadece o sınıfta olan öğrencilerle sınırlı kalmaktansa dünyanın dört bir yanından başka meraklı zihinlere de ulaşmalı. “Khan Academy” tarzı oluşumlar bunu uzun yıllardır yapmakta. Bugün birçok lise öğrencisi dershaneye gitmek yerine YouTube üzerinden ders kanallarını izlemeyi ve böyle çalışmayı tercih ediyor. Eğitimin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğinden, kocaman binalarda öğrencileri bir araya getirerek ders verilmesi eskisi kadar verimli değil.

Buraya kadarki bütün yazıda uzaktan eğitimin ve kursların önemini gördük. Ancak bunun büyük bir eksisi de var, aslında en büyük sorun; herkesin internete ve bilgisayar/tablet gibi araçlara erişemiyor olması. Ülkemizde hala birçok öğrencinin evinde internet yok veya sınırlı, hatta kendine ait bir odası olmayan öğrencilerin sayısı da hiç az değil. Uzaktan eğitime geçildiğinde bunun planlaması da iyi şekilde gerçekleştirilemedi. Her öğrencinin uzaktan eğitim için yeterli imkanları yok. Bu durumda uzaktan eğitime geçmek eskisinden daha fazla eğitim eşitsizliğine yol açıyor. Haliyle uzaktan eğitime katılım oranı oldukça düşük seyrediyor.

Sonuç olarak, korona virüs süresince bu sorunları bütün dünya tecrübe etti ve uzaktan eğitim teoride hem öğrenciler hem de öğretmenler için çok kullanışlı ve verimli olduğunu kanıtladı. Ancak günümüz dünyasında uzaktan eğitim gibi modellerin kalıcı olması için çözülmesi gereken çok fazla sorun var.

Yorumlar (0)