07.11.2021, 08:16

Vaka sayıları alarm veriyor

Ekonomi geçim derdi derken olağan dertrler arasına katılan Covid-19 pandemisi ile mücadele aylardır aşı kampanlayaları arasında bir sonuca ulaşamadı.. Günlük yeni vaka sayısında Avrupa’da ilk üç içinde olan ülkemiz için önümüzdeki kış aylarında vaka sayısının artma riski çok yüksektir. Şu an dahi günlük 30 binini çok çok üzerinde seyrediyor. 250 civarında ölüm sayıları ile seyreden salgın, ağırlığını korumaktadır. Bu koşullarda bile Sağlık Bakanlığı herhangi bir önlem almamakta, sadece günlük sosyal medya paylaşımları ve “tweet”ler ile salgın yönetimi başarı sayılmaktadır.
 

Geçen yıla göre çok daha kötü
Geçen yıl aynı günlerde tablo bu ağırlıkta değilken dahi kasım ayında vaka ve vefat sayıları hızla artmış; hastane acil, yoğun bakım ve servislerinde yer bulunamadığından hastalar koridorlarda takip edilmiş, bulunan her alan yataklı servis veya yoğun bakımlara çevrilmişti. O zaman da TTB'nin uyarılarına rağmen Sağlık Bakanlığı ne yazık ki tedbir almakta gecikmiş, alınan tedbirler çok yetersiz kalmıştı. Tekrar aynı tablo ile karşılaşmamamız ve kışın olası bir kriz yaşanmaması için önlem alınması konusunda uyarılarımızı Türk Tabibler Birliği bir kez daha uayrdı.
 

TTB den dikkat çeken tablo
TTB açıklamasında şu görüşlere yer verildi;
“Dünyada ve Türkiye’de şu an etkin olan Delta varyantıdır. Delta varyantının önemli bir özelliği çok kısa sürede çok hızlı bulaşma özelliğinin olmasıdır. Ayrıca Delta varyantının klinik seyri daha hızlı değişim göstererek ağırlaşmaktadır. Delta varyantının aşılanma oranları dikkate alındığında toplumsal hareketlilik içinde olan genç nüfusu daha fazla etkilediği de bir gerçektir.”
 

Aşı bile yüzde yüz korumuyor
Bilimsel veriler eşliğinde COVID-19 pandemisine karşı bugüne kadar en değerli araştırma sonucu aşı olmuştur. Şimdiye kadar ülkemizde uygulanan aşıların koruyuculuk oranları oldukça yüksektir. Ancak aşı bizi yine de %100 koruyamamaktadır. Koruyuculuk etkisi, en iyi koşullarda 6 ay kadardır. Sonradan mutlaka hatırlatma dozları gerekmektedir. Bizi bu pandemiden koruyacak olan aşılanma oranlarımız hala düşük olup toplumsal koruyuculuğu sağlayacak olan %85 oranından oldukça uzaktadır. Maske-mesafe-temizlik-havalandırma, pandeminin bulaşma ve olası etkilerini azaltan korunma araçlarımızdır. Yaz aylarından itibaren koruyucu önlemlerin sanki pandemi bitmiş gibi azaldığını görmekteyiz. Pandemi başından itibaren yüz yüze eğitimi savunduğumuz ve bu konuda okullarımızda her türlü tedbirin alınması gerektiğini söylediğimiz halde okullar yeterli önlem alınmadan açılmıştır.
 

Rakamlar gizleniyor
İktidar, pandeminin başından itibaren gerçek rakamları gizlemekte, şeffaf davranmamaktadır. Fazladan ölümler ise günlük vefat tablosuna eklenmemektedir. Önümüzdeki günler influenza salgını için de uygun bir ortamdır. Geçtiğimiz yıl koruyucu önlemlerin daha sıkı uygulanması nedeniyle COVID-19 ve influenzanın birlikte görülmesi durumunda ortaya çıkması olası “kusursuz fırtına” önlenebilmişse de, bu yıl tüm önlemlerin neredeyse terk edilmesi sonucunda mevcut tablonun çok daha ağırlaşması riski bulunmaktadır.

Yorumlar (0)