banner43

Gün geçmiyorki bir intihar girişimi daha yaşanmasın.  Geçtiğimiz hafta 15 Temmuz Şehitler Köprüsünden atlayan gencin cesedi bacakları kopmuş olarak denizden çıkarılmıştı.
Aynı köprü aynı yerde evveli gün – pazartesi akşam saatlerinde – yine benzer girişim olmuş.
27 yaşında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden atlayarak intihar eden Düzgün Ulaş Keser'in arkadaşı olduğu da ortaya çıkan genç belli ki arkadaşına özenmiş ve benzer kaderi paylaşmak istemiş.
Aradan bir hafta geçmeden aynı girişimde bulunan, aynı yaşlarda, aynı kafadaki bu genci köprünün üzerinde ikna ederek aşağı indirenler kimlerdi dersiniz.
Birisi ve diğeri son kurultayda listeyi delerek PM'ye de seçilen, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker.
*
Aslında aynı gün İstanbul'da bulunan Şeker ile karşılaştığımızda durumu konuşmuş ve neyse önemli olan gencin hayatının kurtulması, haber yapılmasa da olur demiştik ki.
Diğer vekil, AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı dün medyaya konuyu konuşup paylaştığı için ben de bu durumu yazmayı düşündüm.
*
Hani bu günlerde hep 'dava'lardan bahsediyoruz ya.
Benim davam başka.
Onun davası başka.
Senin davan nedir.
Biz davaların adamıyız.
Davalar bitmez.
Yüce davamız var.
Bu dava başka dava....
Falan filan...
*
Hey arkadaşlar ne davasından bahsediyorsunuz.
Kimin davasından bahsediyorsunuz.
Ne yani, bu ülkede yaşayıp, bu ülkenin suyunu içenlerin, ekmeğini yiyenlerin, bu bayrağın altında yaşayanların, bu memleketin kaymağını yiyenlerin, bu vatanın havasını soluyanların davaları farklı mı olmalı. Tek dava bu güzel vatanın bölünmez bütünlüğü ve bu vatanın tüm bireylerini hzur içerisinde, güven içerisinde, refah içerisinde yaşatmak değil de nedir.
Söyler misiniz...
*
AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, Mecliste düzenlediği basın toplantısında şunlara yer vermiş: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 26 yaşında bir gencin intihar girişiminde bulunduğunu görünce, sorununu dinlemek istedim, kendisine her türlü destekte bulunacağımı belirttim. Köprüden inmesi için ikna etmeye çalışırken, olay yerine CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker de geldi. İktidar ve anamuhalefetten iki milletvekili, genci kurtarmaya çalıştık. Orada çok acayip bir birlik, beraberlik oldu. Atlaması yüksek bir ihtimaldi ama onu indirmeye ikna ettik. Genç bizden bir şey istemedi, sadece psikolojik sorunlarının olduğunu söyledi. Tedavi yöntemini teklif ettik, karşılıklı telefon numaralarımızı verdik."
*
CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker de bana aynısını anlatarak; 'Çok üzüldüm. 26 yaşında bir genç neden intihar ederki. Belli ki ailevi bir sorun. Geçen hafta intihar eden Düzgün Ulaş Keser'in de arkadaşı ve beraber bir cemaat toplantılarına katıldıkları bilgisini aldık. Yazık bu gençlerimize. Bir an önce ülkede refah ve huzur havasının oluşması gerekiyor' dedi.
*
Görüyor musunuz.
Belki ufak bir olay ama gencecik bir insanın hayatı kurtulmuş.
O gün Ilıcalı oradayken, Şeker'in de olay yerine yetişmesi belli ki genç üzerinde etki yaratmış.
Dakikalarca konuşmuşlar.
Şeker bir ara boyunun avantajlarını da kullanarak gencin kolundan kapmış.
Sonra epey konuşmuşlar.
*
Yani söylemek istediğim, bu ülkenin tüm siyasi parti yöneticilerinin, tüm milletvekillerinin, tüm medyasının, tüm iş adamlarının ve de tüm fertlerinin tek ama tek davası olmalı.
Bu ülkenin tüm insanlarına huzur vermeliler, güven vermeliler, birlik ve beraberlik içerisinde, dayanışma içerisinde, dürüstçe, adilce, güzel bir ülke var etmek için el birliği ile aynı değirmene su taşımalılar.
Daha da ötesi yoktur.
Daha da bizim başka vatanımız yoktur.
Daha da bizim başka bayrağımız yoktur.
Daha da bizim başka davamız yoktur...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.