18.05.2021, 05:59

Vicdanınızı nasıl dezenfekte edeceksiniz?

Küresel salgın nedeniyle bizlere dayatılan maske-mesafe- hijyen kurallarına zorlansak da uymak zorundayız.

Bu kurallara uyulması için gerekli tüm önlemler doğal olarak devlet tarafından alınmak durumundadır.

Ancak maskeyi bile vatandaşına veremeyen devletin pandemi sürecinde mağdur olan esnaf ve çalışanlara destek olması da mümkün olamadı.

İşçisi, memuru, çalışanı, çalışamayanıyla, üreticisi, tüketicisiyle hepimiz mağdur olduk ama geçiş garantili otoyol, hasta garantili hastane, uçuş garantili havaalanı yapan müteahhitler karlarına daha çok kar kattılar.

Bu arada aynı anda üç-beş yerde çalışıyor gibi görünüp her birinden yüklü maaş ve ücret alan bürokratlar, yandaş yöneticiler mağdur olmadıkları gibi bu haksız kazançlarına anlamsız gerekçeler uydurayım derken daha da gülünç duruma düştüler.

Daha da önemlisi yakınlarını başkanlığını yaptığı belediyede, bakanlığını yaptığı bakanlıkta ya da kamu kurumlarında ödüllendiren kamu yöneticileri salgından semirerek çıktılar.

Bunların içinde en çok dikkat çekeni de kendisinin de eşiyle ortak olduğu firmadan Ticaret Bakanlığına yüksek fiyatla dezenfektan satın alan bakan oldu.

Üstelik Cumhurbaşkanı tarafından; verdiği üstün! hizmetler yüzünden teşekkür edilen bakan, bu konuyla ilgili en küçük bir açıklama yapmadığı gibi, hakkında hiçbir işlem de yapılmadı.

Kraldan çok kralcı kimi iktidar mensupları da öyle açıklamalar yaptılar ki, resmen aklımızla alay ediyorlar.

Neymiş efendim;” bu zor koşullarda başka yerde bulunmayan bu ürünü sorunu çözmek için zorunlu olarak bu firmadan almışlarmış!”

Haydi bakanlığa bağlı ilgili yerleri dezenfekte ettiniz de kendi vicdanınızı nasıl dezenfekte edeceksiniz?

Dünyada hiçbir demokratik ülkede rastlanmayacak bu tür uygulamalara öyle alıştırdılar ki bizi, kanıksadık artık.

Milyonluk lüks araçlara binen, pervasızca devlet olanaklarını kişisel çıkarları için kullanan, çoğu eğitimsiz genç, partili personellere alıştığımız gibi.

“Ülkede bulundukları sürece devletin üzerinde yük oluyorlardı, yurt dışında iş imkanı buldular, bizde bu asalaklardan kurtulduk” gibi saçma sapan açıklamalarla unutturulmaya çalışılan insan kaçaklığına inandığımız gibi!..........

Dizi film izler gibi milyonlarca insanın izlediği videolarda Sedat Peker’in yaptığı ihbar ve açıklamalara niye ilgili ve de yetkili kişilerden bir yanıt gelmediğine, tek bir savcının bile bu konuya ilişkin bir soruşturma açmadığına şaştığımız gibi…….

Sedat Peker çok ciddi iddialarda bulunuyor, hatta bu ihbarlarının nasıl işleme konulması gerektiğine ilişkin savcı ve hakimlere de yol gösteriyor.

Kolombiya da Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamayı referans göstererek ”Türkiye’ye gönderilecek iken yakaladık” denen kokain kime geliyordu? Sorusu ne yazık ortada kaldı.

Varsa suçu, Sedat Peker için de gereğini yapabilirsiniz ancak onun iddialarını, yaptığı ihbarları dikkate almak zorundasınız.

Şimdiye kadar yayınlanan 5 videoda anlatılanlara bakılırsa, Türkiye de hukuk ve adalet sisteminin nerelerde olduğunu görmek mümkün.

Başka bir ülkede olsa bu iddialara muhatap olan bakanlar bir yana hükümetin anında istifa etmesi beklenirdi.

Ancak görülen o ki; ekonomideki çöküşün ardından salgın nedeniyle yaşadığımız krizi de yönetemeyen iktidar, her gün yeni bir suni gündemle, algı operasyonlarıyla bir süre daha bizi, açlığa, yokluğa ve yolsuzluklara mahkum edecek.

Bu sıkıntılı ve sancılı günlerde vatandaşlar olarak hepimize düşen önemli görev ve sorumluluklar var kuşkusuz.

Ancak en çok da bu iktidara inanan, destek olan yurttaşlarımızın durup düşünmesi, asıl onların hesap sorması gerekir.

“Bize bir maskeyi bile çok gören sizler, ülkenin kaynaklarını nasıl böyle pervasızca harcar, yetkilerinizi kötüye kullanarak haksız kazanç sağlayanlara arka çıkarsınız?” demeleri gerekir.

Ülkesini seven, barıştan yana olan tüm yurttaşların hukukun üstünlüğüne, özgürlüklere, demokrasiye sonuna kadar sahip çıkmaları gerekiyor.

Aksi halde kirlenen bedenlerimizi hadi neyse ama nasırlaşan vicdanlarımızı, köhnemiş ruhlarımızı arındırmaya eski ticaret bakanının fabrikasında üretilen dezenfektanlar da yetmez.

Bu ülkede tüm karanlık ilişkilerin ortaya çıkarılması, derin yapılanmaların üzerine gidilmesi için vicdan sahibi, mesleğine saygısı olan yargı mensuplarına ihtiyacımız var.

Son dönemde iktidar yanlısı avukatlar içinden atanan hakim ve savcılara, yargı bağımsızlığına yönelik baskılara rağmen hala demokrat düşüncede hakim ve savcıların olduğuna inanmak istiyorum.

Umarım bu bir fırsat olur ve ülkemizin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına sinmiş olan bu karanlık ilişkilerden kurtulma şansı buluruz.

Yorumlar (0)